A-TARİHÇESİ
Devlet ihale sistemi ülkemizde ilk önce 1857 tarihli nizamname hazırlanmış ve içerdiği sınırlı hükümlerle satın almalar yürütülmeye çalışılmıştır. 10 Muharrem 1330 (1914) tarihli ek bir nizamname ile çeşitli satın almaların ve bazı yapım işlerinin, bakanların izniyle ihaleye çıkarılmaksızın yapılması kabul edilmiştir.
4 Haziran 1919 tarihinde çıkarılan ve kanuniyeti 1921 yılında tasdik edilen bir kararname ile de 1914 tarihli nizamnameye bir ilave yapılarak, merkezdeki devlet daireleriyle İstanbul'daki şubelerinin ve İstanbul'daki askeri kuvvetlerin ihtiyacı olan ve 500 lirayı aşan Ievazım ve eşyanın Maliye Bakanlığında kurulmuş, Tevhidi Mübayaat Komisyonu vasıtasıyla sağlanması öngörülmüştür .
1921 yılında ek bir kararname ile dairelerin acil ihtiyaçları hususunda bazı istisnalar getirilmiştir.
22 Nisan 1925 tarihinde 661 sayılı Müzayede, Münakaşa ve İthalat Kanunu yürürlüğe konulmuştur. Bu kanun ile, hükümet adına yapılacak her tür satın alma, satma, kiraya verme, yapım, onarım, keşif, taşıma ve benzeri işlerin kapalı zarf, açık arttırma ve eksiltme, pazarlık ve emanet usullerinden hangisine istinaden yürütüleceği hükümlere bağlanmıştır.
1925 tarihinden sonra bir çok konuda önemli değişiklikler yapılmış ve Devlet teşkilat ve işlemleri daha modem esaslara bağlanmış olduğu halde, Devlet alım satım mevzuatında bir gelişmeye paralel bir reform yapılmamıştır. Ülkemizin o günkü ihtiyaçlarına cevap verebilecek ihale kanunu ancak 1934 yılında çıkarılmıştır. Bu kanun 2723 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığı, 10 Haziran 1934 tarihinden altı ay sonra 10 Aralık 1934 tarihinde yürürlüğe giren 2490 sayılı ''Arttırma, Eksiltme ve İhale Kanunu'' dur.
02 Haziran 1934 tarih ve 2490 sayılı kanun, Cumhuriyetimizin ilk on yılının şartlarına ve ihtiyaçlarına göre hazırlanmış, ancak zamanla büyüyen ekonomimizin gereği olan ilişkileri düzenlemede yetersiz kalmıştır. İkinci Dünya Savaşı ve savaş sonu devresinde, milletlerarası ticari ilişkilerde ve ülkemizin, iktisadi ve idari bünyesinde meydana gelen büyük değişiklikler, devlet alım ve satımlarında, süratli ve pratik çözümlerin gereğini hissettirmiş ve planlı kalkınma devresi, bu gereği daha açık bir şekilde ortaya çıkarmıştır. İlk önce, 2490 sayılı kanuna ek olarak çıkartılan 24.04.1946 tarih ve 486 sayılı kanun ile, 41, 46 ve 50. maddelerde öngörülen parasal sınırlar üç kat yükseltilerek Devlet ihalelerinde, o zamana göre önemli bir rahatlama sağlanmışsa da bu artış zaman içerisinde önemini yitirmiştir .
Daha sonra 2171 sayılı, kanunun verdiği yetkiye dayanarak, 26.01.1979 tarih ve 22 sayılı KHK ile, temel kanunun 2, 5, 7, 14, 16, 19, 25, 27, 36, 37, 41, 46, 50, 60 ve 66 cı maddeleri değiştirilmiş ve 4846 sayılı kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 2490 sayılı Kanun'un içerdiği katı hükümler, zaman kaybına neden olan formaliteler ve kamu ihtiyaçlarının karşılanmasında ortaya çıkardığı güçlükler, bazı idareleri bu kanun hükümlerinden kurtulmaya sevk etmiş ve özellikle yapım işlerinin 2490 sayılı kanuna tabi olmaksızın yürütülmesi idareler özel kanunlarla isnisnai yetkiler sağlamışlardır. Planlı kalkınmanın sürat ve güvenlik içinde yürütülmesi ve kamu ihtiyaçlarının en iyi şekilde temini için 2490 sayılı kanunda yapılan değişiklikler ve özel kanunlarla alınan istisnai yetkiler, sorunlara köklü çözümler getirmemiş, bütün bu nedenlerle yeni bir düzenlemeye gidilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
Neticede, 2886 sayılı ''Devlet İhale Kanunu'' 08.09.1993 tarihinde Danışma Meclisince kabul edilmiş, 10.09.1993 tarih ve 18161 sayılı Resmi gazetede yayınlanmış ve 95.maddesi hükmü gereğince 01.01.1984 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Daha sonra 02.03.1984 tarih ve 2990 sayılı kanun ile 2886 sayılı kanunun 2, 11, 3, 15, 28, 44, 51, 81 ve 89. maddeleri , değiştirilmiştir .
B- DEVLET İHALE KANUNUNUN GENEL ESASLARI
Genel Bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, onarım, kira, trampa gibi işlemleri bu kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür .
Burada sayılan daire ve idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunlarla veya özel kanunların vermiş olduğu yetkiyle kurulmuş bulunan fonların yukarıda belirtilen, işlerin nasıl yapacağı, Maliye Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir .
Bu kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır. Değişik istekliler tarafından karşılanabilir çeşitli işlerde, istekliler bir ihalede toplanamayabilir .
Bu konuda yazılı hallerden yararlanmak amacıyla ihale konusunu oluşturan işler kısımlara bölünemez. Ancak, istekli çıkmadığı taktirde, alım şekillerini değiştirecek mahiyette olmamak üzere önemli işlerin kısımlara ayrılması mümkündür. İhaleler zorunluluk olmadıkça, işin mahiyetine göre en uygun fiyatla temini mümkün olan mevsimlerde yapılmalıdır.
Arsası temin edilmemiş, mülkiyet ve kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış olan ve
gerekli olduğu halde imar durumu ve keşifleri bulunmayan yapım işlerinde ihaleye çıkılamaz.
C-TANIMLAR
Alım-Satım: Taşınır ve taşınmaz mallar ile her türlü ihtiyaç maddeleri, hizmet ve hakların alım ve satımını,
Hizmet : Kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre çalıştırılan ücretli, yevmiyeli ve sözleşmeli personel istihdamı hariç olmak üzere gerçek veya tüzel kişilere ücret karşılığında yaptırılan, araştırma, sondaj, imalat, prototip imalat, etüt, harita, plan, proje, kotrollük, müşavirlik ve benzeri her türlü hizmetleri,
Yapım : Her türlü inşaat, imalat, sondaj, tesisat, onarım, yıkma, değiştirme, iyileştirme ve montaj işlerini,
Kira : Taşınır ve taşınmaz malların ve hakların kiralanması veya kiraya verilmesini,
Taşıma : Yükleme, taşıma, boşaltma, depolama ve bunlara ilişkin ambalaj işlerini,
Tahmin Edilen Bedel : İhale konusu olan işlerin tahmin edilen bedelini ve yapım işlerinde keşif bedelini,
Uygun Bedel : Artırmalarda, tahmin edilen bedelden aşağı olmamak üzere, teklif edilen bedellerin en yükseğini; eksiltmelerde tahmin edilen bedeli geçmemek üzere, teklif edilen bedellerin tercihe layık görülenini, bedel tahmini yapılmaya ihalelerde teklif edilen bedellerin uygun görülenini,
İdare : İhaleyi yapan daire, kurum ve kuruluşu,
İstekli : İhaleye katılan gerçek veya tüzel kişi veya kişileri,
İhale : 2886 sayılı kanunda yazılı, usul ve şartlarla, işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri,
Müteahhit : Üzerine ihale yapılan istekli veya isteklileri,
Müşteri : Arttırma sonunda kendisine ihale yapılan istekli veya isteklileri,
Şartname : Yapılacak işlerin genel, özel, teknik ve idari esas ve usullerini gösteren belgeye veya belgeleri, )
Sözleşme : İdare ile müteahhit veya müşteri arasında yapılan yazılı anlaşmayı,
D- İHALEYE KA TILABİLME ŞARTLARI
2286 ayılı kanuna göre yapılacak ihalelere katılabilmek için, kanuni ikametgah sahibi olmak, gerekli nitelik ve yeterliği haiz bulunmak, istenilen teminat ve belgeleri vermek zorunludur .
Aşağıdaki şahıslar doğrudan veya dolaylı olarak ihalelere katılamazlar:
a) İhaleyi yapan idarenin;
aa) İta amirleri,
ab) İhale işlemlerini hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve denetlemekle görevli olanlar ,
ac) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şahısların eşleri ve ikinci dereceye kadar (ikinci derece dahil) kan ve sıhri hısımları,
ad) (a), (b) ve (e) bentlerinde belirtilen şahısların ortakları, ( bu şahısların yönetim kurullarında görevli olmadıkları anonim ortaklıklar hariç), (02.03.1984 tarih ve 2990 sayılı kanunla değişik şekli).
b ) Bu Kanun ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak kamu ihalelerine katılması yasaklanmış olanlar .
E- ŞARTNAMELER
İhale konusu işlerin her türlü özelliğini belirten şartname ve varsa ekleri idarelerce hazırlanır. Bu şartnamelerde işin mahiyetine göre konulacak özel ve teknik şartlardan başka genel olarak şu hususlarında gösterilmesi zorunludur .
1- İşin niteliği, nevi ve miktarı,
2- Taşınmaz malların satışı, kiraya verilmesi, trampa edilmesi ve üzerlerinde mülkiyetin gayri ayni hak tesisinde tapu kayıtlarına göre yeri, sınır, yüzölçümü, varsa pafta, ada ve parsel numarası ve durumu,
3- Tahmin edilen bedeli, geçici teminat miktarı, ve kesin teminata ait şartlar,
4- İşin yapılma yeri, teslim etme ve teslim alma şekil ve şartları,
5- İşe başlama ve işi bitirme tarihi, gecikme halinde alınacak cezalar,
6- İsteklilerde aranılan şartlar ve belgeler ,
7- İhaleyi yapıp yapmamakta ve uygun bedeli tespitte idarenin serbest olduğu,
8- İhale kararının karar tarihinden itibaren 15 işgünü içinde ita amirinde onaylanacağı veya iptal edilebileceği,
9- Vergi, resim ve harçlarla sözleşme giderlerinin kimin tarafından ödeneceği,
10- Ödeme yeri şartlarıyla, avans verilip verilmeyeceği, verilecekse şartları ve miktarı,
11-Sözleşme konusu işlerin malzeme veya birim fiyatlarında ki değişiklikler nedeniyle eğer ödenecekse fiyat farkının ne şekilde ödeneceği,
12- Süre uzatımı verilebilecek haller ve şart1arı,
13- İşin süresinden önce bitirilmesinde fayda görülen hallerde erken bitirme primi verilecekse miktarı, şartları ve ödeme şekli,
14- İhtilafların çözüm şekli.
F- ŞARTNAME GENEL ESASLARI
Bakanlar Kurulu,
1-Tip şartnamelerin genel ve ortak esaslarını belirlemeye,
2-Şartnamelere konulmak üzere 7 .maddede sayılan hususlarla ilgili veya bunlar dışındaki konularda genel esaslar tespit etmeye,
yetkilidir .
G- TAHMİN EDİLEN BEDELİN TESPİTİ
Tahmin edilen bedel, idarelerce tespit edilir veya ettirilir. İşin özelliğine göre gerektiğinde bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatlar belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulur. Tahmin edilen bedel, bunun dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterilir ve asıl evrak arasında saklanır. Bu bedel gerektiğinde ihale komisyonlarınca tahkik ettirilir.
Ancak yapım işlerinde bu işler için kanunların verdiği yetkiye dayanılarak, ilgili dairelerce tespit edilmiş birim fiyatlan varsa, bunlar uygulanır.
H- BEDELİN TESPİT EDİLMESİ
Sınai ve teknolojik zorunlulukların gerektirdiği durumlarda ilgili bakanın onayı alınmak suretiyle, bedel tahmini yapılmadan kapalı teklif usulüyle ihale yapılabilir.
I- ONA Y BELGESİ
İhalesi yapılacak her iş için bir onay belgesi hazırlanır. Onay belgesinde; ihale konusu olan işin nevi,niteliği, miktarı,varsa proje numarası, tahmin edilen bedeli,kullanılabilir ödenek tutarı ve fiyat farkı verilecekse şartları, ihalede uygulanacak usul, yapılacaksa ilanın şekli ve adedi, alınacaksa geçici teminat miktarı belirtilir.
Onay belgesinde ayrıca, şartname ve eklerinin bedel karşılığında verilip verilmeyeceği, bedel karşılığı verilecekse bedelin ne olacağı gösterilir.
J- İHALE KOMİSYONLARI
İta amirleri, ilgili idarenin memurlarından birinin başkanlığında idareden yapım işlerinde işin ehli veya uzmanı olmak şartıyla, en az bir kişi ve maliye memurunun katılmasıyla kurulacak komisyonları görevlendirirler.
Askeri ihale komisyonlarının kaç kişiden ibaret olacağı ve nasıl kullanılacağı, Milli Savunma ve Maliye Bakanlıklarınca birlikte hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir kararname ile tespit edilir .
T.B.M.M., Cumhurbaşkanlığı ve Sayıştay Başkanlığında teşkil edilecek satın alma komisyonlarında, maliye memurluğu görevi bu kuruluşların saymanlık işlerini yürüten Muhasebe Müdürü veya görevlendireceği bir memur tarafında yerine getirilir .
Askeri ihale komisyonları ile diğer ihale komisyonlarına katılacak maliye memuru, Maliye Bakanlığınca belirlenecek usule göre tespit edilir.
İI özel idarelerine ait ihaleler il daimi encümenince, belediyelere ait ihaleler, belediye encümenince bu kanun hükümlerine göre yürütülür .
Komisyonlara yardımcı olmak üzere, ihale kararlarına katılmamak şartı ile gereği kadar memur ve uzman da görevlendirilebilir .
İhale komisyonları eksiksiz olarak toplanır. Komisyon kararları çoğunlukla alınır. Oyların eşit olması halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta kabul edilir. Kararlarda çekimser kalınamaz. Muhalif kalan üye, karşı oy gerekçesini kararın altına yazarak imzalamak zorundadır. Komisyon başkan ve üyeleri oy ve kararlarından sorumludur.
K- İSTEKLİLERDE ARANACAK NİTELİKLER VE İSTENECEK BELGELER
İdarece, ihalelerin en elverişli koşullarla sonuçlandırılmasını sağlamak amacıyla, isteklilerde belirli mali ve teknik yeterlik ve nitelik aranabilir. Bunları tespite yarayan belgelerin neler olduğu şartnamelerde gösterilir .
İstekliler, şartnamelerde yazılı belgeleri eksiksiz vermek ve Türkiye'de tebligat için adres göstermek zorundadır .
Yapım işleriyle her türlü etüt, proje, kontrollük ve müşavirlik hizmetlerine ait ihalelerde, isteklilerde aranacak niteliklerin ve istenecek belgelerin neler olacağı, ne yolda ve kimlerce verileceği ve müteahhit sicillerinin ne biçimde tutulacağı ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Bayındırlık Bakanlığı’nca hazırlanacak tüzükte gösterilir .
L - İHALENİN İLANI
İhale konusu olan işler, aşağıdaki esas ve usullere göre isteklilere ilan yoluyla duyurulur;
1- İhalenin yapılacağı yerdeki ilanlar;
a) Günlük gazete çıkan yerlerde ihaleler, ihalenin yapılacağı yerde çıkan gazetelerde en az bir gün aralıkla yayınlanmak suretiyle iki defa duyurulur. Gazete ile yapılacak ilk ilan ile, ihale günü arasında 10 günden, son ilan ile ihale günü arası da 5 günden az olamaz.
b) Günlük gazete çıkmayan yerlerdeki ihalelerde ilan, bu fıkranın (a) bendindeki süreler içinde ilgili idare ile hükümet ve belediye binalarının ilan tahtalarına asılacak yazılar ve belediye yayın araçları ile yapılır . Bu işlemler bir tutanakla belgelenir . Bu yerlerde en çok 7 gün aralıklarla gazete çıkıyorsa ayrıca gazete ile de bir defa ilan yapılır.
2- Diğer şehirlerde yapılacak ilanlar;
Tahmin edilen bedeli her yıl Genel Bütçe Kanunu ile belirlenecek miktarı aşan ihale konusu işler (1) numaralı fıkraya göre yapılacak ilanlardan başka, tirajı göz önüne alınarak ili Basın-İlan Kurumunca tespit olunacak günlük gazetelerden birinde, ihale tarihinden en az 10 gün önce bir defa daha ilan edilir .
3- Resmi gazete ile yapılacak ilanlar;
Tahmin edilen bedeli (2) numaralı fıkra uyarınca belirlenecek miktarın üç katını aşan ihale konusu işler, ihale tarihinden en az 10 gün önce bir defada resmi gazete ile ilan edilir.
4- İdareler işin önem ve özelliğine göre, bu ilanları yurt içinde ve yurt dışında çıkan başka gazeteler veya öteki yayın araçları ile de ayrıca yayınlatabilirler .
5- Pazarlık usulü ile yapılacak ihaleler için idareler, ilan yapıp yapmamakta serbesttirler .
İlanlarda bulunması zorunlu hususlar ise şunlardır:
-İhale konusu olan işin niteliği, yeri ve miktarı,
-Şartname ve eklerinin nereden ve hangi şartlarla alınacağı,
-İhalenin nerede, hangi tarih ve saatte ve hangi usulle yapılacağı,
-Varsa tahmin edilen bedel ve geçici teminat miktarı,
-İsteklilerde aranılan belgelerin neler olduğu,
-Kapalı teklif usulüyle yapılacak ihalelerde, tekliflerin hangi tarih ve saate kadar nereye verileceği ,
hususları belirtilir .
M- GEÇİCİ TEMİNAT
İsteklilerden, ihale konusu olan işin tahmin edilen bedelinin %3'ü oranında geçici teminat alınır. 10. madde uyarınca yapılacak ihalelerde geçici teminat teklif edilen bedelin %3'ünden az olamaz. Pazarlık usulü ile yapılacak ihalelerde, geçici teminat alıp almamakta idareler serbesttir .
N- TEMİNAT OLARAK KABUL EDİLECEK DEĞERLER
Geçici veya kesin teminat olarak kabul edilecek değerler aşağıda verilmiştir :
l) Tedavüldeki Türk parası,
2) Maliye Bakanlığınca belirtilecek bankaların verecekleri süresiz teminat mektupları,
3) Devlet tahvilleri ve Hazine kefaletine haiz tahviller .
Bankalarca verilen teminat mektupları dışındaki teminatların istekliler tarafından mal sandıklarına yatırılması zorunlu bunlar komisyonlarca teslim alınamaz. Üzerlerine ihale yapılanların teminat mektupları ihaleden hemen sonra mal sandıklarına teslim edilir ve üzerlerine ihale yapılmayan isteklilerin geçici teminat mektupları hemen geri verilir.
Her ne suretle olursa olsun idarelerce alınan teminat mektupları haczedilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz.
O- TEMİNAT MEKTUPLARI
Bankaların bu kanun kapsamındaki işler için verecekleri geçici, kesin ve avans teminat mektuplarının sermaye ve yedek akçelerinin durumlarına göre miktar ve kapsamlarını ve şeklini tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir. Kanun, kararname, tüzük ve yönetmeliklere aykırı olarak düzenlenmiş banka teminat mektupları kabul edilemez. Üzerinde suç unsuru tespit edilen teminat mektupları gerekli kovuşturma yapılması için Maliye Bakanlığı'na intikal ettirilir. Her teminat mektubunda daha önce ilgili banka şubesince verilen teminat mektupları toplamı ile aynı şubenin limitlerinin de gösterilmesi zorunludur. Yabancı bankaların ve benzeri kredi kuruluşlarının kontrgarantilerine dayanarak bankaların verecekleri teminat mektupları, yukarıdaki miktara dahil değildir .
P- TEKLİFLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE İHALE KARARI
Artırmalarda uygun bedel; tahmin edilen bedelden aşağı olmamak üzere teklif edilen bedellerin en yükseğidir .
Eksiltmelerde Uygun Bedel; tahmin edilen bedeli geçmemek şartı ile, teklif edilen bedellerin tercihe layık görülenidir.
Kapalı teklif usulüyle yapılan ihalelerde; bedel tahmini yapılmamışsa uygun bede1, teklif edilen bedellerden tahmin edilen bedeli geçmemek şartıyla tercihe layık görüleni, bedel tahmini yapılmamışsa uygun bedel, teklif edilen bedellerin tercihe layık görülenidir. Tercih gerekçeleri kararlarda belirtilir. Ancak, bedel tahmini yapılmamış kapalı teklif usulü ihalelerde ihalenin geçerli sayılması, bizzat ilgili hakanın onayına bağlıdır. Milli firmalar lehine hangi orana kadar ayrım yapılabileceği Bakanlar Kurulunca tespit edilir .
Uygun bedelin tercihinde kullanılacak kriterler ile eksiltmelerde kabul edilecek azami indirim miktarı veya oranları; işin niteliği, nevi ve miktarı, birim fiyatları, istekli tarafından
talep edilen avans miktarı ve isteklinin buna benzer teknik ve mali yeterliliği ile ilgili diğer hususlar da göz önünde bulundurulmak ve gerektiğinde diğer bakanlıkların da görüşleri alınmak suretiyle her yıl Bayındırlık ve İskan Bakanının koordinatörlüğünde Milli Savunma, Maliye, Tarım, Orman ve Köy İşleri, Enerji Bakanlarınca tespit olunarak Resmi Gazetede yayımlanır .
Komisyonlar gerekçesini belirtmek suretiyle ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir. Komisyonların ihaleyi yapmama kararı kesindir. İhale komisyonlarınca alınan kararlar, komisyon başkan ve üyelerinin adları, soyadları ve esas görevleri belirtilerek imzalanır. Kararlarda isteklilerin isimleri, adresleri, teklif ettikleri bedeller, ihalenin hangi tarihte ve hangi istekli üzerine hangi gerekçelerle yapıldığı, ihale yapılmamış ise nedenleri belirtilir.
R- İHALE USULLERİ
Bu kanunun l.maddesinde yazılı işlerin ihalelerinde aşağıdaki usuller uygulanır:
1) Kapalı teklif usulü,
2) Belli istekliler arasında kapalı teklif usulü,
3) Açık teklif usulü,
4) Pazarlık usulü,
5) Yarışma usulü,
İşin gereğine göre bu usullerden hangisinin uygulanacağı bu kanun hükümlerine uyularak idarelerince tespit edilir .
1) Kapalı Teklif Usulü
Kapalı teklif usulünde teklifler yazılı olarak yapılır. Teklif mektubu, bir zarfa konulup kapatıldıktan sonra zarfın üzerine isteklinin adı, soyadı ve tebligata esas olarak göstereceği açık adresi yazılır. Zarfın yapıştırılan yeri istekli tarafından imzalanır veya mühürlenir. Bu zarf geçici teminata ait alındı veya banka teminat mektubu ve istenilen diğer belgelerle birlikte ikinci bir zarfa konularak kapatılır. Dış zarfın üzerine isteklinin adı ve soyadı ile açık adresi ve teklifin hangi işe ait olduğu yazılır .
Teklif mektuplarının istekli tarafından imzalanması ve bu mektuplarda şartname ve eklerinin tamamen okunup kabul edildiğinin belirtilmesi, teklif edilen fiyatın rakam ve yazı ile açık olarak yazılması zorunludur. Bunlardan her hangi birine uygun olmaya veya üzerinde kazıntı, silinti veya düzeltme bulunan teklifler reddedilerek hiç yapılmamış sayılır .
2) Belli İstekliler Arasında Kapalı Teklif Usulü
Uçak, harp gemisi, harp mühimmatı, elektronik cihaz, askeri tesisat ve levazımat, silah ve malzeme sistemleri, savunma sanayi ile ilgili faaliyetler ve bunlara ait her türlü yedek parça alımı, barajlar, enerji santralleri, sulama tesisleri, limanlar, rıhtımlar, hava meydanları, demiryolları, lokomotifler, karayolları, tüneller, köprüler, akaryakıt tesisleri, özelliği bulunan yapım işleri, bedii ve teknik hususiyetleri taşıyan sanat işleri, kentlerin ulaşım sistemlerine ilişkin planlar, kentlerin harita, nazım ve imar planları, su kanalizasyon ve enerji tesisleri ile bunların etüt ve proje işlerinin ihalesi diğer ihale usulleri yerine, teknik yeterlilikleri ve güçleri idarece kabul edilmiş en az üç istekli arasında kapalı teklif usulü ile yaptırılabilir.
Zorunlu nedenlerle üçten az istekliden teklif alma gerektiği taktirde Maliye Bakanlığının görüşüne dayanılarak Bakanlar Kurulundan bu hususta ayrıca karar alınması şarttır.
Bu madde hükümlerine göre yapılacak ihalelerde, ihaleye katılacak isteklilerin isimleri belirtilmek suretiyle bizzat ilgili veya bağlı bulunulan bakanın onayının alınması zorunludur. Bu ihalelerde ilan yapı1ması zorunlu değildir. Gerekli görülen hallerde ihaleye davet edilecek isteklilerin seçimi için 17 , 18, 19. maddeleri hükümlerine bağlı kalmaksızın önseçim ilanı yapılabilir.
3) Açık Teklif Usulü
Bu kanunun 1.maddesinde yazılı işlerden, tahmin edilen bedeli her yıl Genel Bütçe Kanunu ile tespit edilecek tutarı geçmeyen ihaleler açık teklif usulü ile yapılabilir .
Açık teklif usulüne göre ihaleler , isteklilerin ihale komisyonları önünde tekliflerini sözlü olarak belirtmeleri suretiyle yapılır. Ancak; istekliler ilanda belirtilen ihale saatine kadar komisyon başkanlığına ulaşmış olmak şartıyla 37. madde hükümlerine uygun olarak düzenleyecekleri tekliflerini iadeli taahhütlü bir mektupla da gönderebilirler. Teklif sahibi komisyonda hazır bulunmadığı taktirde posta ile gönderilen teklif son ve kesin teklif olarak kabul edilir .İlanda belirtilen ihale saati gelince, komisyon başkanı, isteklilerin belgelerini ve geçici teminat verip vermemiş olduklarını inceleyerek, kimlerin ihaleye katılabileceğini bildirir. Katılamayacakların belge ve teminatlarının geri verilmesi kararlaştırılır. Bu işlemler, istekliler önünde, bir tutanakla tespit edilir .
Tutanaktan sonra, ihaleye giremeyecekler ihale yerinden çıkartılır. Diğer istekliler, önce şartnameyi imzaya ve daha sonra sıra ile tekliflerini belirtmeye çağırılır.Yapılacak teklifler ihaleye ait artırma ve eksiltme kağıdına yazılır ve teklif sahipleri tarafından imzalanır.
İlk teklifler bu suretle tespit edildikten sonra, komisyon başkanı, posta ile yapılmış teklifler varsa okutarak bu tekliflerin de ihaleye ait artırma ve eksiltme kağıdına yazılmasını sağlar. Bundan sonra istekliler sıra ile tekliflerde bulunmaya devam ederler. İhaleden çekilen isteklilerin bu durumları ihaleye ait artırma ve eksiltme kağıtlara yazılır ve imzalanır. İlgilinin imzadan çekinmesi halinde bu durum ayrıca belirtilir. İhaleden çekilen tekrar teklifte bulunamaz.
Teklifler yapıldığı sırada, yapılan indirim veya artırımların işi uzatacağı anlaşılırsa; isteklilerden komisyon huzurunda son tekliflerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir. Daha önce ihaleden çekilmiş olanlar yazılı teklif veremezler.
4) Pazarlık Usulü
Pazarlık usulü ile yapılan ihalelerde teklif alınması belli bir şekle bağlı değildir. İhaleler komisyon tarafll1dan işin nitelik ve gereğine göre, bir veya daha fazla istekliden yazılı veya sözlü teklif almak ve bedel üzerinde anlaşmak suretiyle yapılır .
Pazarlığın ne suretle yapıldığı ve ne gibi tekliflerde bulunulduğu ve üzerine ihale yapılanların neden dolayı tercih edildiği pazarlık kararında gösterilir.
Hangi işlerin pazarlık usulü ile ihale edileceği 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 51. maddesinde açıklanmıştır .
5) Yarışma Usulü
İdareler her türlü etüt, plan, proje ve güzel sanatlara ilişkin işleri gerekli görüldüğünde, yarışma ile yaptırabilirler .Bu işlerin mesleki kontrollük hizmetleri, projesi uygulanacak olan yarışmacıya, pazarlıkla ihale edilebilir .
İdareler kuruluş kanunlarında yer alan işlere ilişkin yarışmaların yürütülmesiyle ilgili yönetmelikleri hazırlarlar .Mimarlık, Mühendislik proje yarışmalarıyla ilgili yönetmelik Bayındırlık Bakanlığı tarafından hazırlanır .
Adı geçen ihale usullerinden birisi uygulanarak sonuca göre idare ile ihaleyi alan arasında bir sözleşme yapılır.
S- İHALE USULLERİNE TABİ OLMAYAN İŞLER
1-İhtiyaçların kamu kuruluşlarından karşılanması: Aşağıda belirtilen durumlarda ihale işleri, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak kıymet taktiri suretiyle yapılır:
a) Bu kanun kapsamına giren idarelerin kendi aralarında yaptıkları ihale işleri.
b) (1) numaralı fıkrada belirtilen idarelerin her türlü ihtiyaçlarının;
ba) Bu idareler bağlı sabit veya döner sermayeli müesseseler ve özel bütçeli idarelerin kurdukları birliklerden,
bb) Kamu iktisadi teşebbüsleri ile sermayesini yarısından fazlası tek başına veya birlikte Devlete, Kamu İktisadi Teşebbüslerine veya mahalli idarelere ait kuruluşlardan,
bc) Türk Silahlı Kuvvetlerini güçlendirmek amacıyla kurulmuş olan vakıflar ile sermayesinin yarısından fazlası bu vakıflara ait olan kuruluş, şirket ve müesseselerden,
bd) Özel kanun kişiliğe sahip ve ortaklarının veya kanunların ôngördüğü durumlarda ortak olmayanların ürünlerini alan, işleyen, değerlendiren, iyileştiren, satan, üretim ihtiyaçlarına yarayan araç ve gereçleri sağlayan ortaklıklar ve bunlara ait birliklerden,
be) Özel kanunlarla kurulmuş ve kendilerine kamu görevi verilmiş tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardan,
İhale konusu mal ve hizmetlere, taşıma işlerinin bizzat o kuruluşlar tarafından üretilmesi ve yapılması zorunludur. Ancak bu fıkrada yazılı olup kuruluş amaçlan temel gıda ve günlük tüketim maddelerini alıp satmak olan kuruluşlar bakımından, sözü edilen günlük gıda ve tüketim maddeleri sanayi kuruluşları bakımından da, imal edilecek mamullerin bünyesine giren hammadde, yan mamul, devre elemanları, aksesuar, yardımcı özel teçhizat ve bir bütün halinde kurulacak tesislerde kullanılan ve kuruluşun imalat sahasına girmeyen makine, teçhizat, için bizzat üretim ve yapım şartı aranmaz.
Bu usulle yapılan mal ve hizmet alımları ile yapım ve taşıma işlerinin kıymet takdirleri, satış fiyatları Devletçe veya görevli mercilerce tespit olunanlar için bu fiyatlar esas alınmak suretiyle, fiyatları hu şekilde tespit olunmayanlar için ise 9. uncu maddedeki usule göre alıcı kuruluşlarca yapılır.
Satış fiyatları Devletçe veya görevli mercilerce tespit olunan mallar, dağıtımı yapan kuruluşlarda belgelemek şartıyla bu fiyatlarla en yakın piyasadan da satın alınabilir .
İdarelere zorunluluk yükleyen özel hükümler saklıdır .
2- Kamu yararına çalışan derneklere taşınmaz malların satımı: Kamu yararına çalışan derneklere, kuruluş gayelerine uygun olarak kullanılmak üzere, Hazinenin özel mülkiyetinde kayıtlı bulunan ve kamu hizmetlerine tahsisli olmayan taşınmaz mallar, satış tarihindeki alım satım rayici nazara alınarak kıymet taktiri suretiyle satılabilir. Bu yolla edinilen taşınmaz mallar veriliş maksadı dışında kullanılamaz ve satılamazlar .
Beş yıl içinde kuruluş gayesine uygun olarak kullanılmadığı takdirde, taşınmaz mal satış bedeli üzerinden Hazinece geri alınır.
3- Tarihi ve bedii değeri olan taşınmaz malların kiraya verilmesi: Tarihi ve bedii değeri olan taşınmaz mallar Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak, Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle tespit olunacak esas ve şartlara göre Maliye Bakanlığınca kiraya verilebilir .
Vakıflara ait özel hükümler saklıdır.
4- Tarihi ve bedii değeri olmayan taşınmaz mallarla ilgili işlemler: Tarihi ve bedii değer olanlar hariç Hazinenin özel mülkiyetindeki yerlerin satışı, kiraya verilmesi, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi esasları Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenir .
DEVLET İHALE SİSTEMİNİN GENEL ESASLARI VE DEĞERLENDİRİLMESİ
A- İHALE KANUNUNUN GENEL ESASLARI
1. KAPSAM
Devlet ihale kanununun 1.maddesine göre kanun kapsamına giren daireler ile işleri göstermektedir. Buna göre şu idareler ve daireler kanun kapsamındadır :
-Genel bütçeye dahil daireler ,
-Katma bütçeli idareler,
-Özel idareler ,
-Belediyeler,
İhale işlerini bu kanun hükümlerine göre yürüteceklerdir .
Genel Bütçeli İdareler ; Bütçe Kanununa bağlı (A) işaretli cetvelde yer alan ve genel bütçe ile idare edilen Bakanlık ve dairelerdir.
Katma Bütçeli İdareler; 1050 sayılı M.U.K.'na göre, giderleri özel gelirleri ile karşılanan ve genel bütçe dışında yürütülen ve bütçeleri bulunan idarelerdir.
Özel İdareler; Halkın müşterek mahalli ihtiyaçlarını karşılayan ve genel karar organları halk tarafından seçilen kamu tüzel kişileridir. Mülki idare kademesi olarak yeni bir il kurulduğunda, İl Özel İdaresi de kurulmuş olmaktadır.
Belediyeler; 03.04.1930 tarih ve 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 1. maddesine göre, beldenin ve belde sakinlerinin mahalli mahiyetteki müşterek ve medeni ihtiyaçlarını karşı1amak ile mükellef olan belediyeler de özel bütçeli idarelerdir .
Bunların yanında Döner Sermayeli Kuruluşlar ve Fonlar bulunmaktadır. Bunların da ihale kanunu kapsamı içinde bulunup bulunmadığı araştırılacaktır.Burada değinilecek bir başka konu ise, bazı işlerin veya bazı idarelerin kapsam içinde olmasına rağmen, İhale Kanunuyla veya özel kanunlarla kapsam dışında tutulmalarıdır .
2. İLKELER
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 2990 sayılı kanunla değiştirilerek uygulanan 2. maddesine göre; kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması şarttır.
2.maddenin ilk fıkrası kanunun ruhunu ortaya koymaktadır. Buna göre, Devlet ihtiyaçlarının en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalelerde açıklık ve rekabeti sağlanmasıdır. İhtiyaçların düşük bir fiyatla temini, her zaman en iyinin elde edildiği anlamına gelmez. İhtiyaçların temininde kuruluşlar, bütün hususları göz önünde bulundurmaları gerekir.
Burada belirtilmek istenen;
-İhalenin bütün isteklilere açık olması,
-İdarenin tutumuna ve ihalenin seyrine karşı isteklilerde şüphe uyandırıcı durumların olmaması,
-İhalenin, tüm ihaleye katılanlar huzurunda başlayıp sonuçlandırılmasıdır.
3. İHALE YETKİLİSİ
Kanunun ilgili maddesinde, yapılacak işleri yaptırmaya ve ihale yapmaya, idarelerin
ita amirleri yetkilidir denilmektedir. İta amirliğini kısaca tanımlarsak; Devlet adına taahhüde girme ve harcamalarda bulunabilme yetkisi olandır. Kanunda belirtilen işleri yaptırmaya ve ihaleye, idarelerin ita amirleri yetkili kılındığından, birinci ve ikinci derece ita amirliğinden söz edelim.
Genel bütçeye dahil dairelerde ita amirliği M.U.K.'nun 10. maddesinde açıklanmıştır. Bu maddeye göre Devlet Hizmetlerine ilişkin giderlerin geçici yada kesin olarak ödenmesi hakkında saymanlara yazılı emir ve izin verenlere " ita amiri " denilmektedir. Yine M.U.K.'nun 71.maddesine göre Bakanlar 1. derece ita amiri ve bunların yetki verdiği kişiler ise ikinci derece ita amirleridir. Ancak Sayıştay, bağlı bulunduğu bir bakanlığı bulunmayan yerlerde yetkiyi kullanacak mercii ita amiri olarak kabul etmektedir.
Katma bütçeli idarelerde M.U.K.'nun 117. maddesine göre, bu idarelerin genel müdürleri bağlı oldukları bakan adına ikinci derece ita amiri sıfatıyla işlem yürütürler .
Özel idarelerde ita amirliği ise daha farklıdır. Vali İI Özel İdaresi Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca vilayet bütçesinin ita amiridir. Bu kanunda ikinci derece ita amiri gösterilmemiş olmasına rağmen vali, gerek olduğu durumda memurlara bu yetkiyi verebilir .
1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 126. maddesinde ''Belediye Başkanları, belediye bütçesinin ita amiridir'' denilmektedir. Gerekirse yardımcılarına ita amirliği yetkisi verebilir. Ancak büyük şehir belediyelerinde başkan yardımcısı olmayıp, Genel Sekreter bulunduğundan, belediye başkanları bu kişileri ita amiri tayin edebilir.
Döner Sermayeli Kuruluşlar İhale Yönetmeliği'ne göre, ihale kanunundaki işleri yaptırmaya ve ihaleye, kuruluşların bağlı bulundukları idarenin birinci derece ita amirleri yetkilidir, denilmektedir. Buradaki yetkili genellikle bu kuruluşların kuruluş mevzuatında belirtilmektedir. Eğer böyle bir hüküm yoksa, kuruluşun birinci derece ita amiri ihale yetkilisi tayin edecektir.
Fonlar İhale Yönetmeliği'nin 31.maddesinde, fonlarda ihale yetkisi, fonların bağlı
oldukları idarelerin birinci derece ita amirleri tarafından belirlenmektedir .
4. İHALEYE KATILMA ŞARTLARI
D.İ.K.'nun 5.maddesine göre, yapılacak ihalelere katılabilmek için, kanuni ikametgah sahibi olmak, gerekli nitelik ve yeterliliğe haiz bulunmak, istenilen teminat ve belgeleri vermek zorunluluğu vardır.
Bu maddeye göre yapılacak ihalelere katılabilmek için,
a) Kanuni ikametgah sahibi olmak,
b) Türkiye'de tebligat için adres göstermek,
c) Gerekli Nitelik ve yeterliliği bulunmak,
d) İstenilen teminat ve belgeleri vermek zorunludur.
İhalelere katılmak isteyenlerde kanuni ikametgah aranmasının nedeni; üzerine ihale kalan istekli ile sözleşme yapmak, kesin teminatının yatırılmasını sağlamak için tebligatta bulunmak ve sözleşme hükümlerine uyulmadığı zaman işin yargı organlarına düşmesi halinde, usulen çağrıda bulunmaktır.
Türkiye'de tebligat için adres göstermek zorunluluğu, D.İ.K.'nun 16.maddesinin (b) fıkrasından kaynaklanmaktadır . İhaleye girebilmenin diğer bir şartı da isteklilerin istenilen geçici teminatı vermesidir. Geçici teminatın nasıl hesaplanacağı bu kanunun 25.maddesinde, teminat olarak nelerin alınacağı da 26.maddede açıklanmıştır .
Yapılacak ihalelerin en iyi şekilde sonuçlandırılmasını sağlamak için isteklilerin, ihaleyi yapan kuruluşun o iş için aradığı nitelik ve yeterliliğe haiz bulunmaları ve bu hususu, ilan ve şartnamede istenen belgelerle ispatlamaları zorunludur.
İhaleye girebilmenin diğer bir şartı da, isteklilerin istenilen geçici teminatı vermesidir. Geçici teminatın nasıl hesaplanacağı kanunun 25. ve 26. maddelerinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
5. ŞARTNAMELER
İhale konusu işlerin her türlü özelliğini belirten şartname ve varsa ekleri idarece hazırlanır. Bu şartnamelerde işin mahiyetine göre konulacak özel ve teknik şartlardan başka genel olarak aşağıdaki hususlarında bulunması gerekir:
a) İşin niteliği, çeşidi ve miktarı,
b) Taşınmaz malların satışı, kiraya verilmesi, trampa edilmesi ve üzerlerinde mülkiyetin gayr ayni hak tesisinde tapu kayıtlarına göre yeri, sınırı,yüzölçümü gibi durumu,
c) Tahmin edilen bedeli, geçici teminat miktarı ve kesin teminata ait şartlar,
d) İşin yapılma yeri, teslim etme ve teslim alma şekil ve şartları,
e ) İşe başlama ve bitirme tarihi, gecikme halinde alınacak cezalar ,
f) İsteklilerde aranılan şartlar ve belgeler,
g) İhaleyi yapıp yapmamakta ve uygun bedeli tespitte idarenin serbest olduğu,
h) İhale kararının, karar tarihinden itibaren en geç 15 iş günü içinde ita amirince onaylanacağı veya iptal edileceği,
ı) Vergi, resim ve harçlarla sözleşme giderlerinin kimin tarafından ödeneceği,
i) Ödeme yeri ve şartlarıyla avans verilip verilmeyeceği,
k) Sözleşme konusu işlerin, malzeme veya birim fiyatlarındaki değişiklikler nedeniyle, eğer ödenecekse fiyat farkının ne şekilde ödeneceği,
l) Süre uzatımı verilecek haller ve şartlan,
m) İşin süresinden önce bitirilmesinde fayda görülen hallerde erken bitirme pirimi verilecekse miktarı , şartları ve ödeme şekli
n) İhtilafların çözüm şeklinin bulunması, kanuna göre zorunludur.
Şartnamelerde işin özelliğine göre konulacak özel ve teknik şartlardan başka kanun gereği bulunması zorunlu olan hususlar eklenmiştir. Şartnamelerde bu hususların bulunması zorunluluğu vardır.
B- GENEL ESASLAR AÇISINDAN D.İ.K.'NUN AKSAYAN YÖNLERİ VE ÇÖZÜM YOLLARI
Buraya kadar, D.İ.K.'nun genel esasları ve kapsamı açısından açıklaması yapılmıştır. Şimdi ise bunların değişik şekilde yorumlanması ve aksayan yönleri üzerindeki hususlara değinilecektir. Eksiklik veya aksaklık durumu bulunmayan bazı konular üzerinde durulmayarak, önemli konular açıklanıp değişik şekilde yaklaşım getirilecektir.
1. KAPSAM AÇISINDAN
Kanun kapsamına giren işler kanunda belirtilmiş, ancak tek tek sayılarak açıklığı
kavuşturulmamıştır. Nitekim 2490 sayılı Kanunun l. maddesinde benzeri kelimesi
kullanılmakla uygulamada bir takım güçlüklere meydan vermiştir. Daha sonra 2886 sayılı
kanunla bu işler ayrı ayrı belirtilmiş ve bu güçlükler ortadan kaldırılmıştır.
2886 sayılı Kanun'un uygulamasında genel kural, tüm genel bütçeye dahil 1 .
dairelerle, katma bütçeli idarelerin , özel idare ve belediyelerin, belirtilen ihale konusu işler,
kanun hükümlerine göre yürütülmek zorundadır. Ancak 2886 sayılı Kanun bu genel kurala
birtakım istisnalar getirmiş ayrıca bazı kuruluşlar ve işler özel konularla sağlanan istisnalar
hükümleri ile 2886 sayılı Kanunun'un kapsamı dışına çıkarılmıştır.
2. İLKELER AÇlSINDAN
Maddenin ilk fıkrası, Kanunun ruhunu, temel felsefesini ortaya koymaktadır. Bu felsefe; Kanun'un getirdiği belirli kurallara bağlı yöntemlerle Devlet ihtiyaçlarının en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalelerde açıklık ve rekabetin sağlanmasıdır. İhtiyaçların düşük bir fiyatla tedariki, her zaman en iyinin elde edildiği anlamına gelmez. İhtiyaçların tedarikinde kuruluşlar, bütün diğer hususları da göz önünde bulundurmak mecburiyetindedirler.
İhalede açıklığı;
a) İhalenin bütün isteklilere açık olması,
b) İdarenin tutumuna ve ihalenin seyrine karşı isteklilerde şüphe uyandıracak
durumların almaması,
e) İhalenin, tüm ihaleye katı1anlar huzurunda başlayıp sonuçlanması, şeklinde anlamak gerekir .
Kanun ayrıca rekabeti daha geniş alanda sağlamak amacında olan hükümlerle donatılmıştır. Kanun hükümleri tamamen bu amaca yönelik olmakla beraber, kuruluşlar da ihalelere rağbeti sağlamak için gerekeni yapmalı, rekabeti engelleyici davranışlardan kaçınmalıdır. Örneğin, şartnamelerde marka belirtilmemeli veya teknik şartnameler belli bir malın özelliklerini tarif eder şekilde hazırlanmamalıdır.
Madenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında 2490 sayı1ı Kanunun 54.ve 55. maddeleri hükmü ile 2886 sayılı kanun tasarısına Danışma Meclisinde 64.madde olarak eklenen hüküm yer almıştır.
Kanunun ikinci fıkrası ile, başka istekliler tarafından karşılanması mümkün olan ihtiyaçların bir eksiltmede toplanarak ihalesi yasaklanmıştır :
Ekonomide ihtisaslaşmaya rağmen başka istekliler tarafından karşılanması mümkün olan muhtelif işleri bir ihalede topladığımız takdirde, açılacak ihaleye rağbet olmayacağı gibi, ihaleye iştirak edenler çıksa bile, istekliler kendi uğraşı alanları içinde bulunmayan işleri başkalarından temin etmek zorunda kalacaklarından, teklif fiyatları yüksek olacak ve dolayısıyla ihale fiyatı da yüksek bir seviyede oluşacaktır.
Rekabeti ortadan kaldıracak ve hazine zararına yol açabilecek bir uygulamaya imkan tanımamak için, başka istekliler tarafınca karşılanması mümkün olan muhtelif işlerin bir eksiltmede toplanması kanunen yasaklamıştır. Her ihtiyaç ayrı bir ihale konusu olmalıdır .
Aynı ihale usullerinin uygulanmasını gerektiren işler de aynı ihale içinde toplanamaz. Örneğin, bir binanın onarımı sırasında sökülen malzeme ve hurdanın yükleyiciye devri arttım1a, onarım işi ise eksiltme konusu olduğundan, bunların aynı ihalede birleşmesi kanunun bu ilkesine aykırı düştüğü gibi, diğer taraftan artım1a ve eksiltmenin aynı ihalede toplanması, bir anlamda giderden gelirin mahsubu işlemi olduğundan, konu 1050 sayılı M.U.K.'nun 17 ve 41. maddelerine ve bütçe prensiplerine de aykırı düşmektedir.
Ancak, onarım sırasında sökümden ortaya çıkan malzemenin artım1a konusu yapılmadan, tekrar aynı işte kullanılmak üzere yükleniciye verilip giderden mahsup edilmesi, kanunun bu ilkesi ile 1050 sayıl M.U.K.'nun 17 ve 41. maddelerine aykırı değildir .
İkinci fıkranın ikinci cümlesi hükmüne göre, ilan metninde ihalelerin ayrı ayrı
yapılacağı açıklanmak koşuluyla, ayrı ayrı istekliler tarafından karşılanacak ihtiyaçlar tek
ilanda birleştirilebilir. Bu durumda, her bir ihalenin hangi gün ve saatte yapılacağının ve teminat miktarlarının ilan metninde açıkça gösterilmesi gerekir.
Maddenin üçüncü fıkrası hükmü, bu konuda yazılı hallerden yararlanmak amacıyla ihale konusunu oluşturan işlerin parçalara ayrılarak kısım kısım ihaleye çıkarılmasını yasaklamıştır .
Ayrı ayrı tarihler taşıyan onay, komisyon kararı ve faturalar alınsa dahi, kısa zaman aralıklarla aynı yerden, mahiyet ve satın alma gayesi olan malzemeleri almak, ilkeye aykırılık teşkil eder .
Maddenin dördüncü fıkrası hükmüne göre, ihaleler kesin zaruret olmadıkça işin
mahiyeti bakımından en uygun fiyatla temini mümkün mevsimde yapmak gerekir.
Bir malı daha ucuz ve daha kaliteli alabilmek için ihalesini, arz ve talep şartlarını dikkate alarak, o malın en bol olduğu mevsimde yapmak gerekir .
Fıkrada, ihalelerin en uygun fiyatla temini mümkün olan mevsimde yapılması esas olarak kabul edilmiş olmakla beraber, idarelerin kesin zaruret hallerinde diğer mevsimlerde de ihale yapabilecekleri yine fıkrada öngörülmüştür. Kesin zaruret gerekçesi, satın alma onayında açıkça gösterilmelidir.
Maddenin son iki fıkrası, yapım işlerine ilişkin düzenlemeler getirmektedir.
Bu fıkralara göre;
-Arsası temin edilmemiş,
-Mülkiyet ve kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış,
-Gerekli olduğu halde, imar durumu bulunmayan,
-Tip yapılarda tatbikat, diğerlerinde avan projeleri ile, bu projelere dayalı keşif1eri olmayan yapım işlerinde ihaleye çıkılmaz. Ancak son fıkrada belirtildiği üzere, arsa temini ile mülkiyet kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmış olması şartı, sadece bina ve benzeri inşaatlarda aranacaktır .
2990 sayılı Kanuna eklenen bu fıkraya ait gerekçede; ''İhale kanununun 2. maddesinin son fıkrası, sadece bina ve benzer inşaatlar için düzenlenmiştir .Mevcut maddede yer alan ihalelerden önce arsa temin edilmesi, mülkiyet ve kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması şartının baraj, yol, demiryolu, kanal, sulama, drenaj, liman ve hava meydanları inşaatları gibi ihalelerde yerine getirilmesi mümkün olmadığından, yatırımları aksatmamak için bina ve benzeri İnşaatlar dışındaki işlere istisna getirilmiştir'' denilmektedir .
Bina ve benzeri inşaatlara ilişkin ihalelerde inşaat yerinin mevcut olması, arsanın satın alma veya kamulaştırma yoluyla temini cihetine gidiliyor ise mülkiyet ve kamulaştırma işlemlerinin hukuki bir sorun yaratmayacak şekilde tamamlanması gerekmektedir. Mülkiyet ve kamulaştırma işlemleri tamamlanmadığı taktirde yer teslimi gerekeceğinden iş zamanında bitmeyecektir.atta çoğu kez idarenin yer teslimi yapmaması nedeniyle,yüklenicinin Borçlar Kanunumuzun 106. maddesine göre sözleşmeden dönme ve şantiye bekçi, işçi, teminat ve bunlara benzer giderlerini idareden isteme hakları doğacaktır. Ayrıca tekrar ihale yapılması idareye bir takım maddi külfetler yükleyecektir.
İşin arsası olsa dahi, gerekli olduğu halde imar durumu bulunmayan işler ihaleye çıkarılmayacaktır .İmar mevzuatı açısından, işin yapılmasını geciktirecek veya idareyi ceza yükümlülüğü altına sokacak pürüzler ortadan kaldırılmalıdır.
Fıkra hükmüne göre, tip yapılarda tatbikat, diğerlerinde avan projeleri ve bu projeye dayalı keşifleri bulunmayan yapım işleri ihaleye çıkarılmayacaktır .
Proje ve projelerden elde edilen metrajlara dayalı bulunmayan keşifler, isabetli ve gerçekçi olmayacaktır. Keşif bedelinin gerçek miktardan düşük veya fazla olması zaman
kaybına ve hazinenin zararına neden olacaktır .Çünkü, keşif bedeli düşük tespit edildiğinde ihaleye istekli çıkmayacak, yüksek tespit edildiğinde ise iş pahalıya yaptırılmış olacaktır.
Ayrıca Kanunun 63. maddesine göre, yapım işlerine ait sözleşmenin uygulanması
sırasında keşif artışının %30'u geçmesi halinde sözleşmenin feshine, işin keşif bedelinin %70'inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılması halinde de müteahhit de belgelemek şartı ile yapmış olduğu gerçek giderlerine karşılık olarak, ihale bedelinin % 70'i ile yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'ine kadar ödeme yapılmasına sebebiyet verilecektir.
Görüldüğü gibi maddenin son fıkrası hükümleri ile işlerin, plan ve programda öngörülen zaman ve biçimde, her hangi bir hazine zararına meydan verilmeden yapılması amaçlanmıştır .
3. İHALE YETKİLİSİ AÇlSINDAN
Bu konuda ihale yapmaya yetkili olan ita amiri, 1050 sayılı M.U.K.'nun 10. maddesinde tanımlanmıştır. Bu konuda D.İ.K. aç1sından eksiklik ya da aksaklık değerlendirmemiz mümkün değildir. Çünkü konumuz gereği ita amirliği konusu O.İ.K. kapsamı dışındadır .Ancak kanunda belirtilen hükümleri ita amiri yerine getirecektir .
4. İHALEYE KATILMA ŞARTLARI AÇlSINDAN
Daha önce ihaleye katılabilmek için gerekli şartlardan bahsetmiştik. Şimdi bunları
Açıklığa kavuşturarak eksik veya yanlış uygulamaların ortaya çıkabileceği hususlar
açıklanacaktır. Bazı durumlarda, Kanunda açıkça belirtilmediği için farklı ygulamalar
ortaya çıkmaktadır. Bu durumlara diğer kanunlarla açıklık getirilecektir. İhaleye katılma şartları tek tek açıklanacaktır .
a- Kanuni İkametgah Sahibi Olmak
Kanuni ikametgah, Medeni Kanunumuzun 19.ncu maddesinde; ''Bir kimsenin ikametgahı, yerleşmek niyetiyle oturduğu yerdir. Bir kimsenin aynı zamanda birden fazla ikametgahı olamaz. Bu fıkranın hükmü ticari ve sınai müesseseler hakkında cari değildir'' şeklinde tanımlanmıştır.
Tüzel kişinin ikametgahı ise, Medeni Kanunumuzun 49.maddesine göre, tüzüğünde tersine bir hüküm bulunmadıkça işlerini idare ettiği yerdir.
Türk Ticaret Kanunu'na göre ise;
''Her şirket nevine mahsus hükümler mahfuz kalmak şartıyla Medeni Kanununun 45,47 ,48 ve 49. maddeleri ve bu fasılda hüküm bulunmayan hususlar hakkında Borçlar Kanunu'nun 520-541. maddeleri her şirket nevinin mahiyetine uygun olduğu nispette ticaret şirketleri hakkında da tatbik olunur.'' denildiğinden, ticaret şirketlerinin yerleşme yeri, muamelelerin tedvir olunacağı mahal, sözleşmede gösterilmesi gereken merkezdir .
Artırma ve eksiltmelere gireceklerin bu hususta beyanı yeterli olup, idarenin ayrıca bir araştırma yapmasına veya mutlaka isteklinin ikametgahını belge ile kanıtlamasına gerek yoktur .Ancak, isteklilerin kanuni ikametgah sahibi olduklarını belgelendirmeleri isteniyorsa, bunun için şartnameye hüküm konulması gerekir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 26-40.maddeleri uyarınca; her tacir ticari işletmesini açıldığı günden itibaren 15 gün içinde işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline kaydettirmeye, tescil edilmiş hususlarda vuku bulacak değişiklikleri aynı zaman içinde sicil memurluğuna bildirmeye, 5590 sayılı Odalar Kanunu'nun değişik 9.maddesi uyanca sicile kayıtlı tacir ile, Bu kanuna göre sanayici sıfatına sahip olanlar bulundukları yerin mensup olacakları odalarına da kaydolmaya, sicile kayıtlı hususlarda vuku bulacak değişiklikleri bir ay içinde kayıtlı bulundukları odaya duyurmaya mecbur olduklarına; tescil ve kaydedilecek
hususlar arasında işletme merkezi de yer alacağına göre; hükmü şahısların eksiltme şartnamesinin 3/E maddesi uyarınca siciline kayıtlı oldukları yer ticaret ve sanayi odasından
veya idare merkezlerinin bulunduğu yer mahkemesinden belge getirmeleri halinde işletme
merkezleri, yani kanuni ikametgahları da belirlenmiş olacaktır.
Bu duruma göre şartnamenin 3/A maddesi uyarınca kanuni ikametgah bildirme mecburiyeti sadece gerçek kişiler için söz konusu olacaktır.Nitekim, 2490 sayılı Artırma Eksiltme ve İhale Kanunu'nun 2. maddesinde, artırma ve eksiltme işlerine girebilmek için, kanuni ikametgah sahibi olmak gerekliliğinden bahsedildiği halde, şirketlerle ilgili olan 3.maddede ikametgah sahibi olmaktan bahsedilmeyerek, şirketin idare merkezinin bulunduğu yer mahkemesinden veya siciline kayıtlı olduğu ticaret odasından belge getirmeleri yeterli sayılmıştır.
Görülüyor ki, şartnamenin 3/A maddesine göre ikametgah bildirme mecburiyeti gerçek kişiler için söz konusu olup, şartnameye özel bir hüküm konulmadıkça, ilgilinin beyanına itibar edilmesi esastır. Ayrıca belge istenilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu konudaki yanlış veya yalan beyanın sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağını bilen İsteklinin beyanda bulunurken dikkatli davranacağı açıktır. Aynı şekilde beyanın belge ile tevsikinin şartnamelerle istenilmesi halinde, muhtarlıktan alınacak ikametgah ilmuhaberinin ibrazı gerekecektir .
İhalelere katılmak isteyenlerde kanuni ikametgah aranmasının nedeni; üzerinde ihale kalan müteahhitle, sözleşme yapmak, kesin teminatının yatırılmasını sağlamak için tebligatta bulunmak ve sözleşme hükümlerine uyulmadığı zaman işin yargı organlarına düşmesi halinde usulen çağrıda bulunmaktır .
b- Türkiye'de Tebligat İçin Adres Göstermek
İhalelere katılabilmek için kanuni ikametgah sahibi olmak zorunlu ise de somut bir şekilde gösterilmesi şart değildir. Ancak ister yabancı, ister Türk firması olsun tüm isteklilerin Türkiye'de tebligat adresi göstermeleri şarttır.
c- Gerekli Nitelik ve Yeterliğe Haiz Bulunmak
Bu Kanun'a göre yapılacak ihalelerin en iyi şekilde sonuçlandırılmasını sağlamak için isteklilerin, ihaleyi yapan kuruluşun o iş için aradığı nitelik ve yeterliği haiz bulunmaları ve bu hususu, ilan ve şartnamelerde istenen belgelerle ispatlamaları zorunludur. Nitekim Kanun'un 16.maddesinde, ihaleye katılacak isteklilerde belirli mali ve teknik yeterlik ve nitelikler aranabileceği, bunları tespite yarayan belgelerin neler olduğunun şartnamelerde gösterileceği, isteklilerin, şartnamelerle istenen bu belgelerin eksiksiz olarak vermek zorunda oldukları ve yapım işleriyle her türlü etüt, proje, kontrollük ve müşavirlik hizmetlerine ait ihalelerde, isteklilerde aranacak nitelik ve istenecek belgelerin neler olacağının ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Bayındırlık Bakanlığınca hazırlanacak tüzükte gösterileceği hükme bağlanmıştır.
İhaleye girebilmenin diğer bir şartı da isteklilerin istenilen geçici teminatı vermesidir . Geçici teminatın nasıl hesaplanacağı bu Kanun'un 25. maddesinde, teminat olarak nelerin alınacağı da 26.maddesinde gösterilmiştir.
İsteklilerin yerine getirmekle yükümlü oldukları diğer bir husus da, şartnamelerde ve ilanda istenen belgelerin eksiksiz olarak vermeleridir .Bu belge, isteklilerin mali ve teknik yeterlik ve niteliklerini tespite yarayan belgeler olabileceği gibi, hukuki ve ticari durumunu ortaya koyan belgelerde olabilir .İsteklilerin ihaleye girebilmeleri için istenen bu belgelerin eksiksiz vermeleri şarttır.
Burada değinilmesi gereken bir başka konuda ihaleye katılamayacak olanlardır . D.İ.K.'nun 9.maddesinde bu konu açıklanmıştır. Kanun koyucu, gerek ihaleye girecek isteklilerin, gerekse kamuoyunun, Devlet ihalelerine olan güvenini sarsmamak amacıyla, ihaleyi yapacak idarenin ita amirleri dahil,ihale işlemlerini hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve denetlemekle görevli olan memurları ile bunların eşleri ve ikinci dereceye kadar (İkinci derece dahil) kan bağı olanlarla, kanun gereği geçici veya sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaları yasaklanmış olanları doğrudan veya dolaylı olarak ihalelere girmekten men etmiştir. Bu şahısların ihaleye girdikleri tespit edildiği taktide, ceza hükümleri uygulanmaktadır . Bu konuda bazı tartışılacak hükümler 2990 sayılı kanunla düzenlenmiştir .
5. ŞARTNAMELER AÇISINDAN
Şartnameler konusunda Kanun, ihale konusu işlerin her türlü özelliğini belirten şartname ve varsa eklerinin idarece hazırlanacağını hükme bağlamıştır. Şartnamelerde özellikle işin mahiyetine göre konulacak özel ve teknik şartlar bulunmalıdır .
Taahhüt konusu malların ayrı ayrı cinsleri, miktarları, ölçüleri, fiziksel ve kimyasal özellikleri ile nitelikleri şartnamelerde gösterilmelidir . Rekabeti engelleyecek şekilde şartnamelerde marka ve model belirtilmemelidir .Marka belirtilmese bile bir marka veya modeli tarif edecek şekilde teknik şartname hazırlanmalıdır. Ancak ihale konusu mal bütün isteklilerce cins ve miktar bakımından karşılanabilecek durumda değilse, böyle bir malın şartnamesinde marka belirtilmesinin sakıncası olmayabilir .
Şartnamelerde, ihale konusu malın tahmin edilen bedeli ile belirtilen %3'lük geçici teminat kesin olarak bulunması zorunludur. Ancak değişik nedenlerle bedel tahmini yapılamayan durumlarda da ihale yapılabilmelidir .
Kanun'da ilke olarak, kamu ihtiyaçlarının karşılanmasında en ucuzun değil en iyisinin alınması esas tutulmuş ve bunu sağlamak üzerede idarelerin ita amirlerine, ihale komisyonlarına, ihaleyi yapıp yapmamakta ve en uygun bedeli tespit etmek hususunda kanunla yetki verilmiştir. (D.İ.K. 29,30 ve 31.madde). Kanundaki bu açık hükümlere rağmen kanun koyucu şartnamelerde yer alacak zorunlu konular arasında ayrıca bu hususu da saymak suretiyle isteklilerin gerçekçi teklif vermelerini ve ihale üzerinde komisyonun geniş bir hareket serbestisi olduğunu bilmelerini amaçlamıştır. Ancak uygulamada bu amaca aykırı davranılabileceği de burada düşünülecek bir konudur. İhalede yetkili kişilere bu kadar geniş hareket serbestliği sağlamak amaca aykırı davranışlar doğurabilecektir.
Sözleşme konusu işlerin malzeme veya birim fiyatlarındaki değişiklikler nedeniyle eğer ödenecekse fiyat farkının ne şekilde ödeneceği şartl1amede belirtilmelidir. Şartnamede , bu hususun bulunması fiyat farkı verilmesine bağlıdır. Ancak kanunda öngörülmemiş olmakla beraber fiyat farkı verilmeyecek ise bu hususunda şartnamelerde belirtilmesi uygun olacaktır .
Şartnamelerde ayrıca ihtilafların çözümü ile ilgili hüküm konulması zorunludur. Öncelikle merci tayininde de ihtilaf çıkmaması için uyuşmazlığın çözüleceği yer mahkemesi açıkça belirtilmelidir .Kanun kapsamındaki dairelerle gerçek veya tüzel kişiler arasında çıkan ihtilaflar adli yargıda yetkili hukuk mahkemelerinde kanun kapsamındaki daireler ile, sermayesinin tamamı Devlet, Belediye veya özel idarelere ait olan, idareler arasında çıkan ihtilaflarda, adliye mahkemelerinin görevi dahilil1de bulunanlar ise, 3533 sayılı Kanundaki tahkim usulüne göre çözümlenecektir .
Ancak, bazı özel kanunlar ile getirilen hükümlerle mahkeme veya icraya intikal etmemiş olan uyuşmazlıkların dava veya tahkim yoluna başvurmadan sulh yoluyla çözümlenmesi gerçekleştirilebilir. Bu konuda belirli sınırlarla yetkili organlar belirlenmelidir .
II. İHALE İŞLEMLERİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu konuda, ihale işlemleri değerlendirilerek, ihale aşamaları açıklanacaktır .İhalenin genel esasları ve kapsamı açıklandıktan sonra, ihalenin hazırlanması aşamasını ile ihaleye karar verilmesi aşaması açıklanıp bu konuların eksiklik ve aksaklık yönleri değerlendirilecektir .
A- İHALEYE HAZIRLIK VE TEKLİFLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
1. İHALEYE HAZIRLIK
a) Tahmini Bedel Tespiti
Tahmin edilen bedel, idarelerce tespit ettirilir. İşin özelliğine göre gerektiğinde bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatlar Belediye, Ticaret odası, Sanayi odası, Borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulur. Tahmin edilen bedel, kanun dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterilir ve asıl evrak arasında saklanır. Bu bedel gerektiğinde ihale komisyonlarınca tahkik ettirilir .
Ancak, yapım işlerinde bu işler için kanunların verdiği )'etkiye dayanılarak ilgili dairelerce tespit edilmiş birim fiyatları varsa, bunlar uygulanır .
b) Onay Belgesi
İhalesi yapılacak her iş için bir onay belgesi hazırlanır .Onay belgesinde; ihale konusu olan işin cinsi, niteliği, miktarı, tahmin edilen bedeli, kullanılabilir ödenek tutarı, avans ve fiyat farkı verilecekse şartları, ihalede uygulanacak usul, yapılacaksa ilanın şekli, alınacaksa geçici teminat miktarı belirtilir .Onay belgesinde ayrıca, şartname ve eklerinin bir bedel karşılığında verilip verilmeyeceği, bedel karşılığı verilecekse bedelin ne olacağı gösterilir.
c) İhale Komisyonları
İta amirleri, ilgili idarenin memurlarından birinin başkanlığında, yapım işlerinde işin ehli veya uzmanı olmak şartıyla, en az bir kişi ve maliye memurunun katılmasıyla kurulacak (en az üç kişilik) komisyonları görevlendirirler.
Askeri ihale komisyonlarının kaç kişiden oluşacağı ve nasıl kurulacağı Milli Savunma ve Maliye Bakanlığınca birlikte hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir kararname ile tespit edilir .
TBMM, Cumhurbaşkanlığı ve Sayıştay Başkanlığında kurulacak satın alma komisyonlarında maliye memurluğu görevi, bu kuruluşların saymanlık işlerini yürüten,muhasebe müdürü veya görevlendireceği bir memur tarafından yerine getirilir. Askeri ihale komisyonları ile diğer ihale komisyonlarına katılacak maliye memuru,Maliye Bakanlığınca belirlenecek usule göre tespit edilir.
İl özel idarelerinde ihaleler, il Daimi Encümenince yürütülür. Komisyonlara yardımcı olmak üzere, ihale kararlarına katılmamak şartıyla gereği kadar memur ve uzmanda görevlendirilebilir.
d) İhalenin İlanı
İhale konusu olan işler aşağıdaki esas ve usullere göre isteklilere ilan yoluyla duyurulur .
-İhalenin yapılacağı yerdeki ilanlar ,
-Diğer şehirlerde yapılacak ilanlar,
-Resmi gazete ile yapılan ilanlar,
-İdareler , işin önem ve özelliğine göre ihale ilanlarını yurt içinde ve yurt dışında çıkan başka gazeteler veya öteki yayın araçları ile de ayrıca yayınlatabilirler. Ayrıca pazarlık usulü ile yapılacak ihalelerde idareler, ilan yapıp yapmamakta serbesttir .
e) Geçici Teminat
İhaleye katılan isteklilerden, ihale konusu olan işin tahmin edilen bedelinin %3'ü oranında geçici teminat alınır. Geçici teminat teklif edilen bedelin %3'ünden az olamaz. Pazarlık usulü ile yapılacak ihalelerde, geçici teminat alıp almamakta idareler serbest bırakılmıştır.
2. TEKLIFLERIN DEGERLENDIRILMESI VE IHALE KARARI
a) Uygun Bedelin Tespiti
Arttırmalarda uygun bedel; tahmin edilen bedelden aşağı olmamak üzere teklif edilen bedellerin en yükseğidir. Eksiltmelerde uygun bedel; tahmin edilen bedeli geçmemek üzere, teklif edilen bedellerin en uygun olanıdır .
Kapalı teklif ile yapılan ihalelerde; bedel tahmini yapılmışsa, uygun bedel; teklif edilen bedellerden tahmin edilen bedeli geçmemek şartıyla en uygun görülenidir. Tercih kararlarda belirtilir. Ancak, bedel tahmini yapılmamış kapalı teklif usulü ihalelerde, ihalenin
geçerli sayılması ilgili bakanın onayına bağlıdır.
Uygun bedelin tercihinde kullanılacak kriterler ile eksiltmelerde kabul edilecek azami indirim miktar ve oranları; işin niteliği, cinsi ve miktarı, birim fiyatları, istekliler tarafından talep edilen avans miktarı ve isteklinin buna benzer teknik ve mali yeterliliği ile ilgili diğer hususlarda göz önünde bulundurulmalıdır .
b) İhale Komisyon Kararı
İhale komisyonunca alınan kararlar, komisyon başkan ve üyelerinin adları, soyadları ve esas görevleri belirtilerek imzalanır. Kararlarda isteklilerin isimleri, adresleri, teklif ettikleri bedeller, ihalenin hangi tarihte ve hangi istekli üzerine, hangi gerekçelerle yapıldığı, ihale yapılmamış ise nedenleri belirtilmelidir.
Ayrıca komisyonlar gerekçesini belirtmek suretiyle ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir .Komisyonların ihaleyi yapmama kararı kesindir .
B- İHALEYE IIAZIRLIK VE TEKLİFLERİN DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN AKSAKLIKLAR
1. İHALEYE HAZIRLIKLA İLGİLİ AKSAKLIKLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI
Devlet ihalelerinde en ucuzun değil en iyisinin alınması ilke olarak benimsenmiş olmakla beraber, hazine zararına meydan vermemek amacıyla, en uygun bedeli verecek istekliyi bulmak için, bedelin isabetli ve gerçeğe en yakın şekilde saptanması da çok önemlidir. Çünkü tahmin edilen bedel ihale kararının verilebilmesi için bir ölçüdür. Arttırmalarda, teklif edilen bedel, tahmin edilen bedelden düşük, eksiltmelerde ise fazla olduğu durumlarda ihale yapılamamaktadır .Eksiltmelerde tahmin edilen bedel düşük tespit edilirse, ihaleye istekli çıkmaz. Aksine yüksek tutulursa hazine zararına sebebiyet verilir. Arttırmalarda ise bedeli yüksek tespit etmek de hazine zararına neden olur. Bütün bu nedenlerle tahmin edilen bedelin idarelerce gayet sağlıklı bir şekilde tespit edilmesi veya ettirilmesi gerekir. Tahmini bedelin tespiti idarelerce uzman kişilere yaptırılabilir.
Maddede bedel tahmini işinin esas itibarıyla ilgili kuruluşlarca yapılacağı belirtilmiştir.
Yapım işleri hariç, kanun kapsamına giren diğer işlerin ihaleleri söz konusu olduğu ve tahmini bedelinde bizzat idare tarafından tespit edilmesinin kararlaştırıldığı durumlarda idare, öncelikle ihtiyacın cinsinin, miktarının, fiziki, kimyevi, teknik özelliklerinin, yapım ve teslim yerlerinin tespitini yapacak, ayrıca aşağıdaki hususları da göz önünde bulunduracaktır.
Şöyle ki;
1- En yakın tarihte, aynı türden ihalenin hangi bedel üzerinden sonuçlanmış olduğuna,
2- İhtiyaç maddesine belediyece narh konmuş olup olmadığına,
3- Aynı ihtiyaçların benzeri kuruluşlarca hangi bedel üzerinden ihale edildiğine,
4- Pazar fiyatlarına,
5- Uzman ve bilirkişilerden alınacak fiyatlara,
6- Ambalaj, belirli uzaklıktaki depoya teslim, sözleşme masrafları, bazı vergi ve resimlerin müteahhide ait olması gibi şartname koşullarından doğan ve müteahhit tarafından üstlenilmesi zorunlu olan ek mali yüklere,
7- İşin yapılma süresi içinde yukarıdaki tespitlerde nasıl bir değişiklik beklenildiğine, tahmin edilen bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatlar , işin özelliğine göre gerektiğinde Belediye, Ticaret odası, Sanayi, Borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulur. Görüldüğü gibi idareler , bu kuruluşlardan aldıkları fiyatlara bağlı değildirler. Soruşturma neticesinde tahmin edilen bedelin tutarlı olduğu kanaatine varılırsa, tahmin edilen bedel, bunun dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterilmeli ve asıl evrak arasında saklanmalıdır .
Sınai ve teknolojik zorunluluklar bazı işlerde sağlıklı bedel tahminine imkan vermez. Örneğin; Atom santralı yapımı gibi. Buna rağmen doğrudan bedel tahmini yapılarak iş ihaleye çıkarılırsa, ya ihalenin gerçekleşmesi mümkün olmaz, veya hazine zarara uğratılır.Bu sebeplerden dolayı kanun koyucu böyle durumlarda, hem rekabeti sağlamak hem de hizmetin zamanında ve uygun şartlarla gerçekleşmesini temin maksadıyla, bedel tahmini kuralına, 10,25 ve 28.maddeler ile bir istisna ve 2490 sayılı Kanun'a nazaran yeni bir yöntem getirmiş ve 2886 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 2490 sayılı kanuna tabi olmayan bazı kuruluşların “Teklif İsteme Usulü” adı altında uyguladıkları ihale yöntemine sınırlı olarak izin vermiştir.
Bu tarz ihalede hem onay , hem de karar safhasında yetki, bizzat ilgili bakana bırakılm1ştır. Kanaatimizce ''İlgili Bakan'' ibaresi ile birlikte, 44. maddede olduğu gibi ''veya bağlı bulunulan bakan'' ibaresinin de olması gerekirdi.
2. TEKLİFLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE İLGİLİ AKSAKLIK VE ÇÖZÜM YOLLARI
2490 sayılı Artırma, Eksiltme ve İhale Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 10 Aralık 1934 tarihinden 22 sayıl Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 36. madde hükmünün yürürlüğe girdiği 1 Mart 1979 tarihine kadar eksiltmelerde uygun bedel, tahmin edilen bedeli geçmemek üzere, teklif edilen en düşük bedel, arttırmalarda ise tahmin edilen bedelden düşük olmamak üzere teklif edilen en yüksek bedel olarak benimsenmiş ve uygulanmıştır .
22 sayılı K.H.K. ile 2490 sayıl kanunun 36.maddesinde yapılan değişiklikle ilk defa Uygun Bedel kavramı getirilmiştir.
2490 sayılı kanunda, yapılan tekliflerin en uygununun nasıl saptanacağına dair bir hüküm mevcut değildi. Sadece 53.maddede, arttırma ve eksiltme İşlerinde bedellerin tahmin edilen miktarı bulduğu taktirde, ''Layık Had'' sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu tarife göre ihalelerde tahmin veya keşif bedeli sınır kabul edilmiş, yukarıda da belirttiğimiz gibi arttırmalarda bu bedel veya bedel üzerinde yapılan en yüksek teklif, eksiltmelerde de yine bu bedel veya bedelin altında yapılan en düşük teklif, uygun bedel olarak kabul edilmiştir.
Ancak Devlet ihaleleri bazen en düşük bedelin, kamu ihtiyaçlarının sağlanmasında en iyi neticeyi vermediği, neticede en pahalı teklif olarak görüldüğünden ve bilhassa yapım işlerinde süre, maliyet ve kalite yönünden ortaya çıkan olumsuz sonuçlar da ihale sistemine yüklenerek, ilk defa 22 sayılı K.H.K., daha sonra da 2886 sayılı kanun ile, eksiltmelerde en düşük bedelin uygun bedel olduğu şeklindeki anlayıştan vazgeçilerek, kamu ihtiyaçlarının en iyi şekilde teminine imkan veren teklif bedelinin, uygun bedel olacağı anlayışı kabul edilmiş ve uygun bedel tercihi, fiyat dışındaki faktörlere ağırlık veren bir sisteme bağlanmaya çalışılmıştır.
28.maddenin ilk fırkasında; Arttırmalarda uygun bedel, tahmin edilen bedelden aşağı olmamak üzere teklif edilen bedellerin en yükseğidir'' denildiğinden Devlet adına yapılacak bir satış söz konusu olduğunda, eksiden olduğu gibi tahmin edilen bedellerin en yükseği uygun bedel olacaktır. Komisyonun, tahmini bedeli aşan aranacak en yüksek olmayan diğer tekliflerden birini uygun bedel olarak değerlendim1esi mümkün değildir.
Maddenin ikinci fıkrasında ise; ''Eksiltmelerde uygun bedel, tahmin edilen bedeli geçmemek şartı ile, telif edilen bedellerin tercihe layık görülenidir” denildiğinden, teklif edilen bedellerden en düşüğü her zaman uygun bedel olmayacaktır. İstekliler, idarenin şartname ve ihale ilanı ile istediği teknik ve ekonomik nitelik ve yeterliliklerini gösteren belgelerin tümünü eksiksiz ve istenilene uygun olarak kuruluşlara verseler ve kuruluşça ihaleye iştirak ettirilseler hile, bazen tahmin edilen bedeli geçmemek üzere teklif edilen en düşük bedel en uygun bedel olmayabilir. Uygulamada %50'ye hatta %70'e varan bu derece yüksek indirimlerin kuşkuyla karşılanmas1 gerekir .Böyle bir teklif, bedel tahmininin hatalı yapılmasından başka, idareyi sonradan zaman ve bedel açısından kayba uğratacak nedenlerle de yapılmış olabilir. İşte bu sakıncaları bertaraf etmek için maddenin ikinci fıkrası hükmü ile ihale komisyonlarına, tahmin edilen bedelden yüksek olmamak şartıyla teklif edilen bedellerden tercihe layık gördüğüne bedel olarak seçme yetkisi verilmiştir. Kamu ihtiyaçlarının sağlanmasında en ucuzun değil, en iyisinin uygun şartlarla ve zamanında karşılanması imkanını veren ve Hazine yararı yerine Devlet yararı gözeten bu anlayış, Devlet İhale Kanunu'nun da yeniden düzenlenmesi gerekçelerinden ve en önemlilerinden biri olmuştur .
Ancak uygun bedelin teklif edilen en düşük bedelden veya bedellerden farklı olması halinde tercih gerekçesinin, diğer bir deyişle uygun bedel tercihinin subjektif kıstaslar yerine objektif kıstaslara dayanılarak yapıldığının komisyon kararında belirtilmesi zorunludur.
Maddenin üçüncü fıkrası hükmüne göre kapalı teklif usulüne yapılan ihalelerde; bedel tahmini yapılmışsa uygun bedel, teklif edilen bedellerden tahmin edilen bedeli geçmemek şartıyla tercihe layık görüleni; bedel tahmini yapılmamışsa uygun bedel, teklif edilen bedellerin tercihe layık görülenidir.
Sınai ve teknolojik zorunlulukların gerektirdiği durumlarda ilgili bakanın onayı alınmak suretiyle bedel tahmini yapılmaksızın kapalı teklif usulüyl.e ihaleye çıkılabileceği Kanunun l0.maddesi ile hükme bağlanmıştır. Bu durum .söz konusu olduğunda uygun bedel, teklif edilen bedellerin tercihe layık görülenidir. Ancak bedel tahmini yapılmamış kapalı teklif usulü ile yapılan ihalelerde ihalenin geçerli sayılabilmesi için yine bizzat ilgili bakanın onayı gerekir .
Maddenin dördüncü fıkrasında, Yerli firmalar lehine hangi orana kadar ayrımın yapılabileceğinin Bakanlar Kurulunca tespit edileceği hükmü bulunmaktadır.
10 Nisan 1985 tarih ve 18721 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve uluslararası ihalelerde uygulanacak esasları belirleyen 27 .03.1985 tarih 85/9342 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ek esasların 7. maddesinde; ''Uygun bedelin tespitinde, yerli firmalar lehine %15'e kadar avantaj sağlanabilir. Ancak bu husus ve oranın (ayrıca yerli ve yabancı firma ortaklığı halinde uygulanacak sistemin) ihale şartnamesinde belirtilmiş olması lazımdır.'' denilmektedir.
28. maddenin son fıkrası hükmü uyarınca, uygun bedelin tercihinde kullanılacak kriterler ile eksiltmelerde kabul edilecek azami indirim miktarı veya oranlan; işin niteliği, nevi ve miktarı, birim fiyatlan, istekli tarafından talep edilen avans miktarı ve isteklinin buna benzer teknik ve mali yeterliliği ile ilgili diğer hususlar da göz önünde bulundurulmak gerektiğinde diğer bakanlıkların da görüşleri alınmak suretiyle her yıl Bayındırlık Bakanlığı koordinatörlüğünde Milli Savunma, Maliye, Tarım Orman ve Köyişleri ile Enerji Bakanlarınca tespit olunarak resmi gazetede yayımlanacaktır. Maddenin bu fıkrası 2990 sayılı kanunla yeniden düzenlenerek son şeklini almıştır.
Değişiklik gerekçesinde;
Bu madde ile Devlet İhale Kanununun 28.maddesinin son fıkrası yeniden düzenlenmektedir .
Yeniden düzenleme ile tekliflerden uygun olanının belirlenmesinde kullanılacak kriterlerin ne şekilde tespit olunacağı, eksiltmelerde azami hangi miktar ve oranda indirim kabul edileceği hususları hükme bağlanmaktadır .
Daha önce olduğu gibi, bu düzenlemede de tekliflerden en ucuzunun değil, en uygununun bulunması ve ihalenin o istekliye verilmesi hedef alınmıştır. Başka bir ifade ile, mali ve teknik yönden yetersiz olan teklif sahiplerinin sadece ucuz teklifte bulunduğu gerekçesi ile ihaleyi almasını önlenmek suretiyle işin yanda kalmaması veya istenilen kalite ve standartta gerçekleştirilmesi temin edilmek istenmiştir.
Ana kriterler maddenin eski şeklinde olduğu gibi bir yönetmelikle değil, fıkrada belirtilen Bakanlarca her yıl tespit olunacaktır .İlgili bakan kriter tespitinde bulunurken birim fiyatlan, teklif sahiplerini avans talep etmediklerini, etmişlerse miktarını, mali ve teknik yeterlilik unsurlarını ve ihale konusu işin süresinde ve şartlarına uygun olarak gerçekleştirilmesine dair bilumum hususları dikkate alacaklardır.
İlgili Bakanlarca tespit edilecek bir diğer husus da eksiltmelerde kabul edilecek indirim miktar ve oranlarının azami sınırıdır. Azami indirim miktar ve oranının tespitinden maksat; işin mahiyeti ve piyasa şartları ile bağdaşmayan oranda tekliflerle işin gerçekleştirilmesinden ziyade, sürümcemede kalmasına yol açacak yetersiz teklif sahiplerinin
tasfiye edilmesi ve ciddi tekliflerde bulunulmasının sağlanmasıdır.
Bütün isteklilerin tespit edilecek azami miktar ve oranda indirim yapmaları halinde bunlardan hangisinin tercih edileceği hususu da yukarıda belirtildiği şekilde tespit olunacak genel ve objektif kriterlere göre sonuçlandırılacaktır.
Her yıl tespit olunan kriterler ve kabul edilebilecek azami indirim oranları Resmi Gazetede yayınlanacak ve yayınlandığı tarihten itibaren uygulanacaktır denilmektedir.
Maddenin son fıkrası hükmü gereğince ilk uygulama yılı 1984 için uygun bedelin tercihinde kullanılacak kriterler ile azami indirim oranının tespiti 18 Nisan 1984 tarih ve 18385 sayılı resmi gazetede yayınlanan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tebliği ile yapılmıştır .
İhale komisyonları teklifleri değerlendirdikten sonra bir karar verecektir .İhale
kararlarında bulun.ması gereken asgari hususlar kanunda belirtilmiştir. Gerekçeli komisyon
kararlarının komisyon Başkan ve üyelerince, karşı çıkanların ise karara ilişkin gerekçeleriyle birlikte ilgili üyelerce imzalanması gerekmektedir.
İhale komisyonları ihaleyi yapıp yapmamakta serbest olduğu prensibi, kanunca kabul edilmiştir. Böylece ihaleler tesadüf ve emirle yapılmaktan kurtulmuştur. Ancak komisyonlara bu yetkinin verilmesi aksi sonuçlar da ortaya çıkarabilir .Komisyonda bulunan üyeler, bu )'etkilerini kötüye kullanabilirler .Kanun koyucu bu serbestliği ihalenin sağlıklı yapılması için getirmiştir, ancak kötü niyetle uygulanabilme imkanı ortaya çıkabilmektedir .
İhalenin, komisyonca alınmış kararını, İta amiri 15 gün içinde onaylar veya iptal eder. Bu durumda açıklık bulunmadığından ita amirine geniş yet~i verilmiştir. Komisyon kararını onaylamama yetkisi olan ita amirinin, kol1lis)'on kararı üzerinde karar vern1esi yanlış bir uygulama olmaktadır. Bu taktirde ihale komisyonuna gerek olmaması gerekir.
İhalelerin komisyonlarca yapılamaması durumunda, ya yeniden aynı usulle ihale yapılacak veya idare yararı görüldüğünde ihalenin bitiş tarihinden itibaren 15 iş günü içinde pazarlıkla sonuçlandırılacaktır .
İhalenin yapılmaması durumunda ise, komisyonların ihaleyi yapmama kararı kesindir. İhale yapmama gerekçesi ihale kararında mutlaka yer almalıdır. Bu gibi durumlarda ita amirlerinin kararı değiştirmemesi gerekir .İta amiri ancak işin yeniden ihale edilmesini veya tümüyle ihaleden vazgeçilmesi şeklinde olmalıdır .İhale sonucunun karara bağlanması ise, ihale komisyonunun aldığı kararı ita amirinin onaylaması beklenir.
40. maddeye göre kabul edilip bir listesi yapılan teklifler, Devlet ihale kanununun 28-30. maddelerinde esaslar dahilinde incelenir .İnceleme için istekliler komisyon odasından çıkarılabilir.Bu taktirde incelemeden sonra tekrar içeri alınırlar. Tekliflerde uygun bedel varsa, uygun bedeli teklif eden istekliye ihale yapılır ve kararda sonucun ita amirinin onayına bağlı kaldığı ifade edilir. Uygun bedelin tespiti 28. maddede açıklanmıştır.
Teknik özelliği olan, teklifle birlikte değerlendirmeyi etkileyecek doküman istenen,
karmaşık ve ayrıntılı unsurlar içeren ihalelerde, komisyonun ihale günü sonuca varmasının zor hatta imkansız olduğunu düşünen kanun koyucu, ihalenin sonuçlandırılmasını 15 günü geçmemek üzere bir başka güne bırakma imkanını komisyona vermiştir. Ancak değerlendirilmesinin 15 günden daha uzun bir süre sonra yapılacağı yolunda şartnamelere önceden hüküm koymak mümkündür. Bu halde karar tespit edilen günde verilecektir .
Tekliflerin aynı olması durumunda da kanun açıklık getirmiştir. Aynı teklifi verenler oturumda hazır ise bunlardan tekrar teklif istenir .Aynı teklifi verenlerden birisi oturumda hazır diğeri yok ise ihale oturumda hazır olan istekliye verilir.
Ancak burada da açıklanması gereken bir konu vardır. İsteklilerde aralarında anlaşarak bu uygulamayı değişik şekilde kullanabilirler. Doğru olan ise ihalenin bu istekliler arasında tekrar yapılmasıdır.
III- İHALE USULLERİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ A- İHALE USULLERİ
1 -Kapalı teklif usulü,
2 -Belli istekliler arasında kapalı teklif usulü,
3 -Açık teklif usulü,
4 -Pazarlık usulü,
5 -Yarışma usulü
İşin gereğine göre bu usullerden hangisinin uygulanacağı kanun hükümlerine uygun olarak idarelerince tespit edilmektedir .Bu geniş ve ayrıntılı konuyu açıklarken aksaklıklarından da söz edilecektir. İhale usullerini ayrı ayrı açıklama yapmadan genel aksaklıklar ve çözüm yolları üzerinde durulacaktır .
B- İHALE USULLERİNE İLİŞKİN AKSAKLIKLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI
Devlet ihale kanununun kapsam maddesinde yazılı bulunan işlerin ihale yoluyla gönderilmesi için ileride yazılı şartlara göre uygulanabilecek beş usul belirlenmiştir .Madde de yazılı usullerden ilk dördü 2490 sayılı kanun ile az veya çok uygulanmıştır. Kapalı ve açık teklif ile pazarlık usulü, eski uygulamasının aksayan yönlerinin giderilmesi niteliğinde düzeltmelerle D.İ.K.'unda da hemen hemen aynı şekilde yer almıştır. Belli istekliler arasında kapalı teklif usulü olarak tanımlanan ihale yöntemi, 2490 sayılı yasanı 45.maddesinde yer alan eksiltme usulünün ana hatlarını korumak ve bu usule işlerlik kazandırmak suretiyle kendi başına bir ihale usulü oluşturmuştur.
Maddenin vurgulanması gereken yönü; bu kanuna göre yaptırılacak işlerde değil, ihale yoluşla yaptırılacak işlerde uygulanacak usullerin toplu olarak ifade edildiği bir madde olmasıdır .Devlet İhale Kanunu'na tabi kuruluşların belli işlerinin ihale usulüne tabi olmaksızın yaptırılmasına imkan vermektedir .
İhalede uygulanacak usulün seçiminde, ihtiyacın en iyi şekilde, uygun şartlarla, zamanında karşılanması, ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması noktasından hareketle, kanunun uygulamasına cevap verdiği usullerden en uygunu seçilmelidir .
1- Kapalı Teklif Usulü:
Kapalı teklif usulüne uygun olarak verilen tekliflerin değerlendirilmesinde uygulanacak kurallar kanunun 40.maddesinde açıklanmıştır. Teklifler verildikten sonra inceleme için istekliler komisyon odasından çıkartılabilir .Tekliflerden uygun bedel varsa, uygun bedeli teklif eden istekliye ihale yapılır ve kararda sonucun ita amirinin onayına bağlı kalacağı belirtilir.
2- Belli İstekliler Arasında Kapalı Teklif Usulü:
Belli istekliler arasında yapılan kapalı teklif usulü, ihalenin yapılacağı işler D.İ.K.'nun 44. maddesinde açıklanmıştır. Kanunda bu işler sayılıdır ve benzerleri madde kapsamında düşünülemez. İşlerin büyük bir bölümü, sınırlı belli konuları ifade etmektedir. Ancak; ''savunma sanayi ile ilgili faaliyetler'' ve ''özelliği olan yapım işleri'' ifadelerinin kapsamı tartışmaya açıktır .
Maddenin uygulanmasında ilk aşama, bizzat ilgili bakandan, ihaleye katılması uygun görülen, teknik yeterlilikleri ve güçleri idarece kabul edilmiş isteklilerin isimlerini de belirtmek suretiyle onay belgesi alınmasıdır. İstekli isimleri doğrudan veya duyuru üzerine başvuranlardan seçilerek belirlenebilir .
3- Açık Teklif Usulü:
D.İ.K.'nun birinci maddesinde yazıl işlerden, tahmin edilen bedeli her yıl Genel Bütçe Kanunu ile tespit edilecek tutarı geçmeyen ihaleler açık teklif usulüyle yapılabilecektir . Ayrıca bu işlerin kapalı teklif usulüyle de yapılabileceği açıktır .
İdareler; D.İ.K.'nun usul seçme bakımından takdir hakkını, hazine yararını düşünerek kullanmalıdır .Burada açık olarak şu ortaya çıkmaktadır .Hazinenin yararı düşünülmeden de açık teklif ile ihale yapılabileceğidir.
İhaleye katılacak olanlar belirlendikten sonra, ihaleye katılmak üzere yeni isteklilerin çıkması alinde, bu kişilerin, teminat ve belgeleri tamam olsa dahi ihaleye dahil edilmemesi gerekmektedir .İhalenin karara bağlanması ise kapalı teklif usulünde olduğu gibi yapılmaktadır .
4- Pazarlık Usulü: Pazarlık usulü ile yapılan ihalelerde teklif alınması belli bir şekle bağlı değildir. İhaleler, komisyon tarafından işin nitelik ve gereğine göre, bir veya daha fazla istekliden yazılı veya sözlü teklif almak ve bedel üzerinde anlaşmak suretiyle yapılır .Pazarlığın ne suretle yapıldığı ve ne gibi tekliflerde bulunulduğu ve üzerinde ihale yapılanların neden dolayı tercih edildiği pazarlık kararında gösterilir .
Bu konuda pazarlık usulü ile yapılacak işler kanunun 51.maddesinde açıklanmıştır. Esas olan bu usulün yanlışlığı ve uygulamada aksaklık ortaya çıkabilecektir. Çünkü teklif verenle, teklif alan karşılıklı karar vem1ektedir. Pazarlığın sözlü yapılması durumunda, pazarlık kararında yazılı olan bilgiler ile sözlü pazarlıkta sözü edilen hususlar farklı olabilir. Buradaki eksiklik, teklifi veren isteklinin teklifini yazılı olarak vermemesidir. Sözlü pazarlık uygulamasında, ihalede yolsuzluğun ortaya çıkması da doğaldır.
5- Yarışma Usulü:
Yarışma usulü 2886 saylı D.İ.K.'nun ihale sistemine getirdiği bir yeniliktir .Bu uygulamanın amacı, etüt, plan, proje ve güzel sanatlara ilişkin işlerin yarışma ile yaptırılmasıdır .Bu şekilde yapılan ihaleler gerçekten amaca en uygun olma özelliği taşır. Pazarlık usulünde olduğu gibi Maliye Bakanlığının uygunluk görüşüne gerek yoktur.
Uygulamada aksaklıklar olarak niteleyeceğimiz konu ise, komisyonların oluşturulmasıdır. Eğer o konuda uzman ve sanatçılar komisyonda yer alırsa, sonuç daha olumlu olacak ve istekliler daha etkin bir katılımda bulunacaklardır. Ancak yarışma usulü yaptırılan bazı uygulamalarda, sanattan veya o konuda bilgisi olmayan ita amirlerinin ihaleyi iptal etme veya önce yapılan eserleri ortadan kaldırtma girişimleri ile karşılaşılabilmektedir .
IV -İHALELERDE DENETİM A- SA YIŞTAYIN SÖZLEŞMELER ÜZERİNDE DENETİMİ
2886 sayılı D.İ.K.'u kapsamana giren kuruluşların hangi işlerinde, ne gibi usullerin uygulanacağını hükme bağlamıştır. Devlet harcamalarının büyük bir bölümünü oluşturan alım, satım, yapım, kiralama ve benzeri işlerin ihalelerinde, özel haller dışında sözleşme yapılması zorunludur.
Sayıştay denetimine tabi idare ve kurumlar ile ilgili hizmeti yapacak olan gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılan sözleşmeler üzerinde Sayıştay’ın kontrol ve denetim yapma yetkisi bulunmaktadır. Burada D.İ.K. kapsamında olan kuruluşların, aynı zamanda Sayıştay denetimine tabi kurumlar olduğu görülmektedir. Sayıştay’ın bu yetkisi Anayasamızın 160.maddesi ile 832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 1260 ve 3 L62 sayılı kanunlarla değişik 32. maddesinden kaynaklanmaktadır .
832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun değişik 30.maddesine göre; Sayıştay’ın denetimine tabi daire ve kurumlarca harcamaya ilişkin olarak yapılan sözleşmeler ile her türlü bağıtlar tescile, genel katma bütçeli dairelerin kadro ve ödenek dağıtım işlemleri önceden vizeye tabi tutulacaktır .
Askeri kadrolar hakkında ise yukarıdaki uygulama yapılmamaktadır. Bunların Sayıştay’a gönderilme, saklama ve yok edilme usulleri ilgili bakanlık ve Sayıştay’ın görüşü alınmak suretiyle gizlilik ilkesi göz önünde bulundurularak bakanlıkça saptanır.
Sözleşmeler ile bağıtların, dayanakları ile birlikte bağıt tarihinden itibaren üç gün içinde Sayıştay’a gönderilmesi zorunludur. Bu sözleşme ve bağıtlar Sayıştay’ca tescil edilmedikçe uygulanamazlar. Ancak 1050 sayılı M.U.K.'nun 64.maddesine göre, Bütçe Kanunları ile vizeden istisna edilen sözleşmelerle ivedilik ve gizlilik sebebiyle ihaleden istisnasına Bakanlar Kurulunca karar verilen hususlar ve yabancı memleketlerde yapılan sözleşme ve bağıtlar tescilin konusunu teşkil ettiğine göre sözleşme ve bağıtın ne olduğunu açıklayalım. D.İ.K. na göre sözleşme; idare ile müteahhit veya müşteri arasında yapılan yazılı anlaşmadır .Uygulamada sözleşme ve bağıt çoğu kez aynı anlamda kullanılmaktadır .
Her ne kadar aynı anlamda iki sözcük olarak görünmekte ise de, sözleşme deyiminden formüle edilmiş tip sözleşmelerin, (Örneğin; alım, satım sözleşmeleri), bağıt sözcüğünden ise sözleşme niteliğinde olmakla birlikte anlaşma yada protokol olarak tanımlanan akitleri anlamak gerekir .
B- SAYIŞTAY'IN SÖZLEŞMEI,ER ÜZERİNDEKİ DENETİMİNİN ELEŞTİRİSİ
832 sayılı kanunun değişik 30.maddesinde Sayıştay’ın denetimine tabi daire ve kurumlarca harcamaya ilişkin olarak yapılan sözleşmelerle her türlü bağıtların tescile tabi olduğu, bunların dayanakları ile birlikte bağıt tarihinden itibaren 3 gün içinde Sayıştay’a gönderilmeleri zorunluluğu belirtildikten sonra, son fıkrada tescil işleminden istisna edilecek sözleşmeler düzenlenmiştir .
Bu maddede sözleşmelerden bahsedilmekle yetinilmeyerek aslında aynı anlamda olmakla beraber anlaşma, protokol gibi tabirlerle ifade edilen akitlerin de tescile tabi olduğunu vurgulamak bakımından ''Her türlü bağıtlar'' ifadesi kullanılmıştır. Kanunlar gereğince tedavileri karşılanan kişilerin kullanması gereken ilaç ve gereçlerin temini amacıyla eczaneler ile yapılan anlaşmalar, anılan 30.madde kapsamına giren bağıt niteliğindedir .
Bir yanda eczane sahibi diğer yanda kurum ve kuruluşlar olmak üzere iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan ile ortaya çıkan, ilaçların nasıl verileceğini ayrıntıyla ortaya koyan, indirim oranını gösteren, anlaşmadan doğacak vergi, resim, harç ve masrafların eczaneye ait olduğunu belirten ve ödeme zamanını tayin eden bu anlaşmalar, tam anlamıyla birer bağıttır. Muayyen bir meblağı ihtiva etmemeleri, bunların bağıt niteliğini engellemez.
Bu itibarla, 832 sayılı Kanunun değişik 30.maddesi kapsamında bulunan, eczanelerle
yapılacak anlaşmaların Sayıştay’a gönderilmesi gerekmektedir .Ancak, 2886 sayılı D.I.K.'nun, kanunlar gereğince tedavisi sağlanan kişilerin kullanması gereken ilaç ve gereçlerin, ilgililer tarafından eczanelerden alınması halinde, idarelerle eczaneler arasında yapılacak anlaşmaların Maliye Bakanlığı'nca tespit edilecek esas ve usullere göre tanzim edileceğini öngören 78.maddesine dayanılarak anılan bakanlıkça gerekli düzenlemeler yapılmakta olduğundan, artık bunların ayrı ayrı Sayıştay’ca tescile tabi tutulması yarar sağlamayacak ise, bu taktirde, buıı1arın 832 sayılı Kanunun değişik 36.maddesi hükmü uyarınca işleme tabi tutulması gerekmektedir .
C. BİR DENETİM MODELİ OLARAK OMBUDSMAN
Devlet Örgütünün iyi çalışması kişiler, kurumlar ve orgaıı1ardaıı oluşan bölümlerinin ayrı ayrı veya bütünüyle denetlenmesiyle olanaklıdır. Değişik biçimlerde gerçekleştirilen denetimin uygulamada karşılaşılan aksaklıkların giderilmesi amacıyla, bazı denetim modelleri geliştirilmiştir. Bunlardan birisi de Ombudsman’dır.
İlk kez İsveç'te uygulanan Ombudsman’ın İsveç dilindeki karşılığı; aracı, temsilci, komiser, savcı dır. Ombudsman modelinin temeli, halkın temsilcisi durumunda olan yasama organının diğer organların üzerinde olduğu ve bu niteliği ile diğer organları denetleme hakkı ve yetkisinin olduğuna dayanır .
Ombudsman modeli salt idarenin değil ; yasama ve yargının denetlenmesini de içerir. Bu itibarla burada önerilen model sadece ihalelerin denetimi ile ilgili olarak düşünülmemelidir. Uygulamalardaki örneklerden de yararlanarak uygulamasını önerdiğimiz Ombudsman modeli şu şekilde oluşmaktadır. Ombudsman kuruluna seçilebilmek için yüksek öğrenim görmüş, hukukçu, öğretim üyesi veya konusunda uzman olmak ve herhangi bir suçtan dolayı hüküm giymemiş olması, asgari koşullar olarak ileri sürülebilir .
Yasama ve yürütme karşısında bağımsız bir konumu olan Ombudsman üyeleri, yasama organı tarafından seçilmektedir . Seçimden sonra yasama organı ile herhangj bir bağlantısı yoktur .
Ombudsman kurulu, halkın temsilcisi durumunda olan parlamentodan genel direktifler alabilirler .Ancak, bu direktifler hiçbir zaman belirli bir olay ya da konuyla ilişkisi olamaz.
Ombudsman kurulu, görevlerinin yerine getirilmesinde ve yetkilerinin kullanılmasında, servislerini örgütlemede ve memur almada tamamen bağımsızdır .
Ülkemizde bu kurumun uygulamaya konulmasının devlet ihale sistemindeki yolsuzlukların önlenmesinde önemli bir işlev göreceğine kuşkumuz bulunmamaktadır. Bu bakımdan, yolsuzlukların önlenmesinin ön koşulu olarak bu tür bir kurumun oluşturulması önerilmektedir .
SONUÇ:
Toplum halinde sürdürülen yaşamın ortaya çıkardığı ortak ihtiyaçlar, genellikle devlet tarafından karşılanmaktadır .Devlet bu ihtiyaçları karşılarken, vergiler ve diğer yollardan sağladığı kamu gelirlerini harcamalar yoluyla tekrar piyasaya aktarır .
Ekonomik nedenler bazı kamu harcamalarının, özel kesim tarafından yerine getirilmesini gerektirmektedir .Böyle bir durumda devlet, işi özel kesime ihale mevzuatı çerçevesinde devretmekte ve bedelini ödemektedir .
Ülkemizde devlet ihalesine ilişkin en temel hukuk kaynağı 2886 sayılı Devlet İhale Kanunudur .1984 yılında yürürlüğe giren bu Kanunun uygulanması konusunda, özellikle son zamanlarda bir çok görüş ileri sürülmektedir .Basın ve yayın organlarının devlet ihalelerine ilişkin yolsuzluk haberlerinin yoğunluğu, bu konudaki hassasiyete ilişkin en önemli kanıttır . Aksaklıkların başlıcaları ; genel esaslarla ilgili olanlar, ihale işlemleri ile ilgili olanlar, ihale usulleri ile ilgili olanlar ve denetim ile ilgili olanlar şeklinde belirtilebilir .
Devlet ihale sistemin daha etkin bir işlev görebilmesi ve yolsuzlukların en aza indirilebilmesini sağlayacak olan öneriler, belirlenen aksaklıklardan hemen sonra yer almaktadır. Böylece yasanın aksaklıkları ve bu aksaklıkların nasıl düzeltilebileceğine yönelik öneriler bir arada görülmüş olacaktır.
Devlet harcamalarının en düşük maliyetle ve daha kaliteli gerçekleştirilmesinin tek yolu, mevzuatın iyileştirilmesi değildir. Bu ifade, mevzuatta yapılması gerekli düzenlemelerin ciddiye alınmaması anlamında anlaşılmamalıdır. Yolsuzlukların ve israfın önlenebilmesi için yasal düzenlemeler bu gün için bir zorunluluk haline gelmiştir. Ancak tek başına yasal düzenlemeye gidilmesi, sorunun çözümü konusunda yetersiz kalacaktır.
İhale yasası ile ilgili aksaklıklar, yasanın boşluklarının yolsuzluklara ortam hazırlaması sonucu ortaya çıkmıştır. İşte konunun can alıcı noktası budur; Yasalar , hazırlanırken, bu boşlukları öngörebilecek beceri ve deneyimde yetişmiş kadrolarımızın olduğuna kuşku yoktur. Ancak her nedense hukuki düzenlemeler yolsuzluğa ortam yaratacak biçimde ortaya çıkmıştır.
Ülkemizin ekonomik kaynaklı bütün sorunlarının temeli, yukarıda da kısaca değindiğimiz gibi art niyetli kişilerin devlet kademelerini örümcek ağı gibi sarmasında aranmalıdır. Yolsuzluk ve rüşvete ilişkin olarak hakkında sayısız iddialar bulunan kişiler, devlet kademelerinde rahatlıkla görev alabiliyorsa bu ülkenin ihale kanununu değiştirmek fazla etkili olmaz.
Ülkemizde yolsuzlukların ve israfın önlenmesinin ön koşulu, politik yapı başta olmak üzere devlet birimlerinin şaibesiz bir duruma getirilmesidir .
Bu konuya ilişkin olarak yapılması önerilebilecek bazı hususlar şu şekilde belirtilebilir.
-Yolsuzluklarla mücadele etmek, yolsuzluk olaylarını araştırmak, takip etmek, denetlemek amacıyla bağımsız bir Yolsuzlukları Önleme Kurumu oluşturulmalıdır. Halen çeşitli bakanlıklar bünyesinde mevcut olan teftiş kurullarının faaliyeti son derece yetersizdir. Koordinasyon sorunu söz konusudur.
-Türk Ceza Kanununda rüşvet ve yolsuzluk suçları ile ilgili cezai yaptırımlar ağırlaştırılmalıdır.
-Y olsuzlukları kamu makamlarına bildiren kişiler ödüllendirilmelidir .
-Tüm kamu görevlileri yılda bir kez kendilerine, Eşlerine ve bakmakla yükümlü oldukları çocuklarına ve diğer kimselere ait bütün gelir, mal ve mülkü bir Mal Bildirim Beyannamesi ile beyan etmelidirler. Ülkemizde bu amaçla 1990 yılında 3628 sayılı kamuoyunda Nereden Buldun Yasası olarak bilinen yasa yürürlüğe konulmuştur. Ancak bu yasa tüm seçilmiş ve atanmış kamu görevlilerinin mal bildiriminde bulunmasını şart koşmamaktadır. Örneğin, Cumhurbaşkanı kapsam dışıdır.
-Üst düzey kamu görevlilerinin gelir ve mallarının idaresi kayyuma bırakılmalıdır . En başta Cumhurbaşkanı, Bakanların, bunların eşleri ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin mallarının yönetimi, bu görevlerde bulundukları sürece tayin edilecek Kayyum Kuruluna yada komitesine bırakılmalıdır .
-Toplumda saygınlık kazanmış, belirli vasıf ve özelliklere sahip kişilerden oluşacak yarı resmi ve gönüllü bir Ombudsman Kurumu gereklidir. Hiç bir yaptırımı olmayacak böylesine bir ombudsman kurumunun temel görevi yolsuzluk olaylarını araştırmak ve sonuçlarını bir rapor halinde yukarıda oluşturulmasını önerdiğimiz yolsuzlukları önleme kurumuna ve diğer ilgili makamlara bildirmek olmalıdır .Ombudsmanların (gönüllü kamu denetcilerinin) seçimi, görev ve yetkileri ile ilgili esaslar devlet tarafından tespit olunmalıdır.
-Yolsuzlukların yaygın olduğu kamu kurum ve kuruluşlarında sıkı denetim ve kontrol yapılmalıdır .
-Özellikle idari aşamada ortaya çıkan yolsuzluk olaylarını ortadan kaldırmak için işlemlerin basitleştirilmesi azaltılması ve vatandaşların taleplerinin mümkün olduğunca hızla karşılanması gereklidir.
-Kamu kurum ve kuruluşlarında Şeffaflık sağlanmalıdır. Tüm kamu kurum ve kuruluşları faaliyetlerini 3 aylık yada en azından yıllık faaliyet raporlan ile açık ve net bir şekilde kamuoyuna sunmalıdırlar .
-Rüşvet ve zimmet olaylarının önlenmesi için kamu görevlilerinin ücretleri yaşamlarını idame ettirecek seviyenin üzerinde olmalıdır. Kurumlar arasındaki ücret farklılıkları ve dengesizlikleri giderilmelidir