Kamu İhale Kanunu’nun 54’üncü maddesinde, Kamu İhale Kurulunun Kuruma yapılan itirazen şikâyet başvurularıyla ilgili olarak gerekçesini belirtmek suretiyle karar vereceğinin hüküm altına alındığı, kamu ihale mevzuatında Kurul tarafından karara bağlanan hususların yeniden incelenmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, diğer yandan anılan Kanun’un 57’nci maddesinde “…Şikâyetler ile ilgili Kurum tarafından verilen nihai kararlar Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde dava konusu edilebilir ve bu davalar öncelikle görülür.” hükmü ile şikâyetler ile ilgili olarak Kurum tarafından verilen nihai kararların mahkemelerde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği dikkate alındığında, Kurul kararına itiraz niteliğini taşıyan söz konusu 2’nci iddiaya ilişkin olarak anılan Kanun hükümleri çerçevesinde Kurum tarafından yapılacak bir işlem bulunmadığı anlaşıldığından, bahse konu iddianın 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince usul yönünden reddedilmesi gerektiğ

ihalenin ilk olarak ihale yetkilisince iptal edildiği, bu karardan önceki süreçte bir şikayet başvurusunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca her ne kadar başvuru sahibinin ihalenin iptal gerekçesinin bildirilmesi ve iptalin iptal edilerek ihalenin kendi üzerinde bırakılması yönünde idareye yaptığı başvuru idarece şikayet başvurusu olarak kabul edilse de, ihalenin iptali kararından önce idareye herhangi bir şikayet başvurusunun yapılmamış olması nedeniyle bu karara yönelik şikayet ve itirazen şikayet başvurusu yapılamayacağından söz konusu başvurunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkında Kanun’un 11’inci maddesi çerçevesinde yapılan bir başvuru olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede idarece ihalenin ikinci kez iptal edilmesinden önce idareye yapılan bir şikayet başvurusu bulunmadığından, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi ile İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 17’nci maddesinin birinci fıkrası gereğince başvurunun görev yönünden reddi gerektiği anlaşılmıştır.

Açıklama istenilen iş kalemlerinin bir hizmet alımı olduğu dikkate alındığında alınacak fiyat teklilerinin araç maliyetine ilişkin önemli teklif bileşenlerini kapsaması ve söz konusu kalemlerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Yapılan incelemede, alınan fiyat teklifinde bulunan toplam maliyete yer verildiği ve söz konusu istekli tarafından idarece belirlenen önemli teklif bileşenlerinin ayrı ayrı belgelendirilmediği anlaşıldığından, anılan isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “ Gelecek yıllara yaygın hizmet yüklenmeleri” başlıklı 67’nci maddesinde de; “Belediyede belediye meclisinin, belediyeye bağlı kuruluşlarda yetkili organın kararı ile park, bahçe, sera, refüj, kaldırım ve havuz bakımı ve tamiri; araç kiralama, kontrollük, temizlik, güvenlik ve yemek hizmetleri; makine-teçhizat bakım ve onarım işleri; bilgisayar sistem ve santralleri ile elektronik bilgi erişim hizmetleri; sağlıkla ilgili destek hizmetleri; fuar, panayır ve sergi hizmetleri; baraj, arıtma ve katı atık tesislerine ilişkin hizmetler; kanal bakım ve temizleme, alt yapı ve asfalt yapım ve onarımı, trafik sinyalizasyon ve aydınlatma bakımı, sayaç okuma ve sayaç sökme-takma işleri ile ilgili hizmetler; toplu ulaşım ve taşıma hizmetleri; sosyal tesislerin işletilmesi ile ilgili işler, süresi ilk mahallî idareler genel seçimlerini izleyen altıncı ayın sonunu geçmemek üzere ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilir.” hükmü

İdare tarafından önemli teklif bileşeni olarak belirlensin ya da belirlenmesin, isteklilerin aşırı düşük açıklamalarını teklifte yer alan tüm maliyet unsurlarını dikkate alarak sunmaları gerektiğinden bahisle, İdari Şartname’nin 25’inci maddesi kapsamında yalnızca, ihalede teklif edilmesi gereken % 4 sözleşme ve genel giderler dahil asgari işçilik maliyeti 8.967.251,52 TL ile 21.600 TL tutarındaki konuşma hakkı maliyetleri dikkate alınsa dahi, teklif edilmesi gereken toplam tutarın 8.988.851,52 TL olması gerektiği, Vip Güv. ve Kor. Hizm. Tic. A.Ş.nin teklifinin ise 8.988.041,52 TL olduğu, dolayısıyla İdari Şartname’nin 25’inci maddesi gereği 21.600 TL tutarında alınması gereken konuşma hakkı maliyetinden kaynaklı olarak, teklifin genel icmalinin tam olarak açıklanamayacağı anlaşıldığından, idare tarafından önemli teklif bileşenlerinin belirlenmesi suretiyle yeniden aşırı düşük teklif sorgulaması yapılmasının esasa etkili olamayacağı

teklif zarfının üzerinde idarenin adresi ve işin adı hatalı yazılmış olsa da, teklif zarfında teklif verilen ihaleye ait ihale kayıt numarası ile birlikte ihale tarihi ve saatine, istekliye ait bilgilere yer verildiği, bu bilgilerin teklif verilen ihaleyi ve ihaleyi yapan idareyi tanımlamaya yeterli olduğu, ayrıca teklif zarfının ihale komisyonuna süresinde ulaştığı göz önüne alındığında, isteklinin teklifinin, teklif zarfında idarenin adresinin ve işin adının hatalı yazıldığı gerekçesi ile değerlendirmeye alınmamasının mevzuata uygun olmadığı

personelin hak edeceği kıdem tazminatının ödenmesi sorumluluğunun yükleniciye ait olduğunun belirtilmediği, Teknik Şartname’nin “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 9’uncu maddesinde “İş bu Şartnamede hüküm bulunmayan hallerde; Konuya ilişkin Kanun, Yönetmelik ve Genelge’nin ilgili hükümleri ile 4857, 5510, 6136, 5237, 5271 ve 6331 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.”düzenlemesinden Teknik Şartname’de açık bir şekilde hüküm altına alınmayan hususlarda diğer yasaların yanında 4857 sayılı Kanun’un dikkate alınacağının anlaşıldığı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı” başlıklı 112’nci maddesinde de kıdem tazminatının idarelerin yükümlülüğünde bulunan bir maliyet olarak belirlendiği, ayrıca idarenin şikâyet başvurusuna vermiş olduğu cevapta “İdari Şartnamenin 25. Maddesinde teklif fiyata dahil olan giderler tek tek açıklanmıştır. Bu kapsamda yüklenici çalıştırdığı elamanların maaş, yemek, yol gibi giderlerini karşılamak zorundadır.” denilerek iddia konusu düzenlemeler ile personelin maaş, yemek ve yol giderlerinin kastedildiği hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, iddia konusu düzenlemeler ile personelin hak edeceği kıdem tazminatının ödenmesi sorumluluğunun yükleniciye yüklenmediği

İhale komisyonu, bu hesaplamalar neticesinde ulaştığı ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif sahibinin teklif fiyatlarına ilgili mevzuatta öngörülen KDV (%18) oranını eklemiş ve sözleşme kapsamında yükleniciye ödenecek toplam tutarın (KDV dahil) bu iş için ayrılan ödeneğin üzerinde olduğu sonucuna ulaşmıştır.  Bu çerçevede, ihale komisyonu söz konusu ihalede ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi ve ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibini belirlemiş, ancak teklif fiyatlarının fiyat farkları ve KDV eklenmesi neticesinde ödenek üstü olduğu tespitiyle ihale kararını ihale yetkisinin onayına sunmuştur. İhale yetkilisi de ihale komisyonu kararında belirtilen tespite dayanarak ihaleyi iptali,asgari ücretten kaynaklanan artış nedeniyle ödenecek fiyat farkları ve KDV’nin eklenmesi neticesindeki toplam tutarın ihale konusu iş için ayrılan ödenek tutarını aştığı tespit edilmiştir.

geçici teminatlarını geri aldıktan sonra ihaleye ilişkin hukuki durumda herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı, itirazen şikayete konu teşkil eden durumun farkına varılmış olması gereken tarih, ayrıca başvuru sahibinin şikayet kapsamında idareden iade aldığı geçici teminatını tekrar sunmadığı, dolayısıyla bu durumda söz konusu teklifin artık geçerli bir teklif olarak değerlendirilemeyeceği, bahse konu ihaleye ilişkin olarak anılan isteklinin herhangi bir hak ve menfaat kaybının olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri de göz önüne alındığında geçici teminatın ihalenin sözleşmeye bağlandığı ana kadar teklifin ana unsurlarından biri olduğu, geçici teminatı olmayan başvuru sahibinin başvuruya konu iddiasının yerinde olmadığı