istekliye iadeli taahhütlü posta yoluyla bildirimin yapıldığı ancak isteklinin sözleşme imzalamaya gelmediği gerekçesiyle hakkında yasaklama işlemi tesis edilmesine yönelik olarak; başvuru sahibi isteklinin temsile yetkili kişisinin Abdurrahman Çakan olduğu ve anılan kişi tarafından vekalet verildiği, idarece tebligata muhatap alınan kişinin şirketi temsile yetkili kişilerden biri olmadığı, kişinin müstahdemlerden biri olduğu vs. farz edilse dahi idarece iadeli taahhütlü mektup üzerinde tebligata konu adres olarak gösterilen adresinin isteklinin adres beyanı ile uyumlu olmadığı, nitekim şirketin adres beyanında belirttiği adrese çıkarılan tebligatın istekliye ulaşmadan idareye geri döndüğü anlaşıldığından yapılan tebligatın usulsüz bir tebligat olduğu değerlendirilmiş olup başvuru sahibinin bu yöndeki iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak başvuru sahibi istekli hakkında tesis edilen yasaklama işlemi bakımından yapılan incelemede, başvuru sahibinin itirazen şikâyet dilekçesinde doğrudan yasaklama işleminin başvuru konusu yapıldığı tespit edilmiştir. 4734 sayılı Kanun’un 58’inci maddesi kapsamında tesis edilen bir işlem olarak yasaklama kararının niteliği ve bu işlemin denetiminin Kanun’un 53’üncü maddesinde Kurum’un görev alanında sayılmadığı dikkate alındığında, başvuru sahibi hakkında tesis edilen yasaklama kararının kaldırılmasına ilişkin talebinin incelenmesi hususu bakımından Kurumun görev ve yetkisinin bulunmadığı, anılan karara karşı İdare Mahkemelerinde dava açılması gerektiği anlaşıldığından başvuru sahibi isteklinin haklarında tesis edilen yasaklama işleminin kaldırılması iddiasının görev yönünden reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesi uyarınca anılan Kanuna ekli (1) sayılı tabloda belirtilen sözleşmelerin damga vergisine tabi olduğu anlaşılmakla birlikte, damga vergisinin ödenmemesi veya eksik ödenmiş olmasının sözleşmenin geçerliliğini etkileyen bir husus olmadığı, ayrıca Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 47’nci maddesi uyarınca iş deneyimini tevsik etmek üzere sözleşme ve sözleşmeye ilişkin faturaların, ayrıca personel çalıştırılan işlerde de personel çalıştırıldığını gösteren Sosyal Güvenlik Kurumu internet sayfası üzerinden düzenlenen belgelerin teklif dosyası içerisinde sunulacağı belirtilmiş olmakla birlikte, sözleşmenin damga vergisinin ödendiğini gösteren belgelerin de teklif ile birlikte sunulması gerektiğine ilişkin bir hükme mevzuatta yer verilmediği görüldüğünden, dolayısıyla ihale mevzuatı açısından sözleşme damga vergisinin ödendiğini gösteren belgenin teklifle birlikte verilmesi zorunlu bir belge olmadığı anlaşıldığından başvuru sahibinin iddiası bu açıdan da yerinde bulunmamıştır.

mevzuat hükümleri ve yapılan tespitler bir arada değerlendirildiğinde, hizmet alımı ihalelerinde isteklilerce teklif fiyatlarının açıklanmasında hangi yöntemlerin kullanılabileceğinin tek tek sayılmak suretiyle belirlendiği, üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin söz konusu yöntemlerden biri olduğu, istekliler tarafından, aşırı düşük olarak tespit edilen tekliflerinin üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleri ile açıklanması durumunda, fiyat tekliflerinin teklife konu alanda faaliyet gösterenlerden alınması gerektiği anlaşılmıştır.

Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79. Maddesinde açıklandığı şekilde sorgulamasının yapılmasını ve ihale kararının tekrar değerlendirilmesi …” ifadesine yer verildiği, idarece şikâyet başvurusuna verilen cevap yazısında da anılan isteklinin teklifine yönelik Tebliğ’in 79. Maddesi kapsamında aşırı düşük teklif sorgulamasının yapıldığının ve komisyon tarafından isteklice sunulan aşırı düşük teklif açıklamasının yeterli görüldüğünün belirtildiği tespit edilmiştir.

araçlar için yapılan kira sözleşmesinde MTV, fenni muayene, egzoz gideri vb. giderleri için 2017 yılında oluşacak enflasyon farkının dâhil edilmediği iddiasına gelince, tekliflerin ihale tarihi itibariyle geçerli fiyatlar üzerinden oluşturulmakta ve yapılan açıklamaların ve değerlendirmelerin de bu tarihteki fiyatlar esas alınarak yapılması gerekmektedir. Nitekim Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.2.2.3’uncu maddesinde yer alan aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilan edilen fiyatların kullanılması halinde fiyatların ihalenin ilan/davet ile ihale tarihi arasında (ihale tarihi hariç) geçerli olması gerektiği yönündeki açıklaması da bu duruma işaret etmektedir. İhale üzerinde bırakılan istekli tarafında da ihale tarihi itibariyle geçerli tarifeler esas alınarak açıklama yapılmıştır. Ayrıca ihale konusu işte fiyat farkı verileceği düzenlenmiştir. Fiyat farkı verileceği düzenlenen bir işte, tekliflerin sözleşme süresi boyunca gerçekleşecek muhtemel değişiklikleri kapsayacak şekilde hazırlanmasının gerek olmayıp, bu değişiklikler fiyat farkı yoluyla hesaplanmakta ve ilgisine göre yükleniciye ödenmekte veya yükleniciden kesilmekte olduğu

Kamu İhale Genel Tebliği’nin 83.3’üncü maddesinde yapılan açıklamada, anılan Esaslar’ın 5’inci maddesinin uygulandığı işlerde, a1 olarak belirlenen işçiliğin fiyat farkının 6’ncı maddeye göre hesaplanacağı, 5 inci maddeye göre hesaplanan fiyat farkı formülünde a1’e yer verilmekle birlikte formül gereği a1 için herhangi bir artış katsayısı uygulanmayacağından fiyat farkı hesabına herhangi bir etkisi olmayacağı ve 5 ve 6’ncı maddeler gereği ayrı ayrı hesaplanacak tutarların toplamının, ödenecek veya kesilecek toplam fiyat farkını oluşturacağının belirtilerek fiyat farkı hesabında haftalık çalışma saatinin tamamı idarede kullanılan işçilikler içinanılan Esaslar’ın 6’ncı maddesine göre fiyat farkı verileceği anlaşılmıştır. Bu durumda, İdari Şartname’de a1 katsayısına yer verildiği dikkate alındığından işçiliklere ilişkin fiyat farkının, anılan Esalar’ın 6’ncı maddesi çerçevesinde hesaplanacağı anlaşıldığından ihaleye kalımda tereddüde düşürecek bir hususun bulunmadığı anlaşılmış olup başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

aşırı düşük teklif açıklamasında kullanılan “Kemiksiz Sığır Eti” ana çiğ girdisi fiyatının açıklama yöntemi kısmına Ticaret Borsası 2015 Haziran Ayı Bülteni yazılacakken sehven Ticaret Borsası Temmuz Ayı Bülteni yazılmış olmasının bilgi eksikliği kapsamında değerlendirilemeyeceği, ayrıca söz konusu girdi için açıklamada kullanılmış olan 23,8500 TL/kg’lık fiyatın Ticaret Borsası Haziran Ayı Bülteni’nde yer alan 23,8503 TL/kg’lık ortalama fiyatın da altında olduğu, bu nedenle Ticaret Borsası Haziran Ayı Bülteni’nin de söz konusu ana çiğ girdi fiyatını tevsik edici belge olarak kullanılamayacağı sonucuna varıldığı

aşırı düşük teklif açıklamasının istenildiği yazıda Motorlu Taşıtlar Vergisi önemli teklif bileşenleri arasında belirtilmemiştir. Dolayısıyla aşırı düşük teklif sorgulamasına tabi tutulan isteklilerin önemli teklif bileşeni olarak belirlenmeyen bir maliyet kalemine ilişkin olarak bir bedel öngörüp söz konusu bedelin tevsikine ilişkin bir belgelendirme yapmasına gerek bulunmamaktadır. Bu çerçevede önemli teklif bileşenleri arasında yer almayan söz konusu maliyet kalemine ilişkin anılan İş Ortaklığı’nın aşırı düşük teklif açıklamasında bulunması ve bu maliyet kaleminin tevsikine ilişkin bir belge sunmasına gerek olmadığından bahse konu iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.