dilekçe ile ihaleyi yapan idareye başvuru yapmadan doğrudan Kamu İhale Kurumu’na başvuru yaptıkları, bu başvurularının davalı idarece İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idareye gönderildiği, idarece, kesinleşen ihale kararının bildirim tarihinden itibaren on gün içinde başvuru yapılması gerekirken bu sürenin geçirildiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, bunun üzerine Kurum kayıtlarına giren dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, ancak başvuru dilekçesinde şikâyete ilişkin idarece verilen cevabın bildirim tarihinin gösterilmediği, bu hâliyle yapılan başvurunun şekil yönünden eksik bir başvuru olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, İhalelere Yönelik Başvurular maddesinde yer alan hükme göre, davalı idarenin, davacıların başvurusundaki söz konusu şekil eksikliğini Kurum’un internet sayfasında ilan etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davalı idarenin, anılan eksikliği Kurum’un internet sayfasında ilan etmeden, 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun şekil yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemi hukuka aykırı olduğundan, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

ihaleye katılan isteklilerin kullanacağı referans donanımlarının akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edildiğini gösteren kalibrasyon sertifikasını ve/veya kalibrasyon sonuç raporunu ihaleye sunmak zorunda olduğu, ayrıca isteklilerin Süregelen Hizmet Standartlarında bulunan test işlemlerini yerine getirebilmek için asgari şartları sağladığı yönünde beyanda bulunması gerektiği, bu kapsamda ihale üzerinde kalan isteklinin asgari şartları sağladığına dair beyanda bulunduğu, bunun yanında sunduğu 73 adet kalibrasyon sertifikası için de akredite olduğuna dair ayrıca beyanlarını sunduğu, bunun ötesinde söz konusu sertifikaların akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edilip edilmediği yönünde idarece bir değerlendirmeye girilmeden ilgilinin, sunduğu belgelerin akredite olduğuna dair ifadesinin yeterli görüldüğü, ancak yukarıda da değinildiği üzere kalibrasyon sertifikası ve/veya kalibrasyon sonuç raporunun akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edilmesi gerektiğinden isteklinin ilgili belgelerin akredite olduğuna dair ifadesinin yeterli görülmesinin olanaklı olmadığı, bu nedenle idarece davacının söz konusu belgelerinin akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edilip edilmediği noktasında bir değerlendirme yapılmadan ihalenin söz konusu istekli üzerinde bırakılmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının iddiaya ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin kısmi iptaline karar verilmiştir.

birim fiyat üzerinden teklif alınan tüm ihalelerde isteklilerin birim fiyatları ve birim fiyatla miktarın çarpılması sonucu bulunan tutarları, virgülden sonra iki ondalık basamaklı sayıdan fazla olacak şekilde belirlemeleri mümkün olup, teklif tutarının virgülden sonra en yakın iki ondalık basamaklı sayıya yuvarlanarak yazılması gerekmekle birlikte, olayda, miktar ile teklif edilen birim fiyatın çarpımı sonucunun 793.525,42378296 TL olduğu, yine Tebliğde yer alan açıklamaya göre virgülden sonraki üçüncü hanenin yarım kuruşun altında olması nedeniyle dikkate alınmaması başka bir deyişle aşağı doğru yuvarlanması gerektiğinden çarpım sonucunun 793.525,42 TL olacağı, dolayısıyla birim fiyat toplam teklif tutarının 793.525,42 TL yerine 793.525,42378296 TL olarak yazılmasının teklif sıralaması bakımından bir değişikliğe yol açmadığı, sunulan teklifi hukuken sakatlayıcı nitelikte bir eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği,

İdari Şartname’nin dipnotunda yer verildiği üzere idarelerin yerli ve yabancı bütün isteklilerin ihaleye katılabileceği durumlarda, Türk Lirası ve/veya başka para birimleri cinsinden teklif verilebilmesini öngörmesi durumunda, tekliflerin hangi para birimi veya birimleri cinsinden verilebileceği hususu ile ödemeye esas para birimi veya birimlerini bu maddede düzenleyeceği ancak bu belirleme yetkisinin idarelere bırakıldığı, idarelerin yerli ve yabancı bütün isteklilere açık olan ihalelerde, teklif ve ödemelerde geçerli olmak üzere birden fazla birimi yada tek bir para birimi olacak şekilde düzenleme yapabilecekleri, söz konusu ihalede teklif ve ödemelerde geçerli tek para birimi olarak EUR (Avro)’nun belirlendiği, idarelerin bu belirlemeyi yapmakta serbestiyeti olduğu ve bu hususta takdir yetkisi ile sorumluluğun idarelerde bulunduğu

Ltd. Şti. tarafından Şti. arasında imzalanan sözleşmenin imzalandığı tarihin olduğu, ek protokol ile sözleşmenin süresinin ise ek protokol ile olarak değiştirildiği. Ltd. Şti.nin esas sözleşmesinin tescil edildiği bir sözleşmede ek protokol ile değişiklik yapılabilmesi için öncelikle ortada geçerli bir sözleşmenin olması gerektiği, sözleşmenin imzalandığı tarih itibarıyla henüz Tic. Ltd. Şti.nin tüzel kişilik kazanmamış olduğu dolayısıyla sözleşmenin tarafı olmasının mümkün olmadığı göz önüne alındığında, şirket tarafından imzalanan “personel taşıma işi sözleşmesi”nin geçerliliğinin kabul edilemeyeceği buna göre davacının başvurusunun reddine ilişkin kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

itirazen şikâyet başvurusuna konu olan ihalenin iptaline ilişkin ihale komisyonu kararının Mahkemenin iptal kararının uygulanması amacıyla tesis edildiği, her ne kadar itirazen şikâyet dilekçesinde, söz konusu davayı açan iş ortaklığı tarafından temyiz aşamasında Danıştaya feragat dilekçesi verildiği iddia edilmişse de; Dairemizin kararı ile; feragat nedeniyle esasını inceleme olanağı kalmayan Mahkeme kararının bozulmasına, dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine karar verildiği, bu kararın davalı Kuruma tebliğ edildiği görüldüğünden, dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.” denilerek Mahkeme kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

idarelere iş deneyimini tevsik amacıyla sunulan sözleşmelere ek faturalardan bazılarının, sözleşmelerin konusu ve tarih aralıkları farklı olmasına rağmen, tarihlerinin ve seri numaralarının aynı olduğu iddiası ciddi nitelikte olduğundan ve ayrıntılı araştırmayı gerektirdiğinden, ihale üzerinde kalan Şti.’nin dava konusu ihaleye ilişkin sunduğu iş deneyim belgesinin sahteliği konusunda ciddi şüphe uyandıracak bilgi ve belgelerin varlığı karşısında, konu hakkında davalı idare tarafından gerekli ve yeterli bir inceleme yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Teknik Şartname’nin ilgili maddelerinde geçen “yüklenici tarafından teklifinde sunulacaktır” şeklindeki ibareler ile sözleşme birlikte değerlendirildiğinde, aktarılan ibarelerde yer alan “tekliften; sözleşme imzalandıktan sonra yüklenici tarafından idareye onaylanmak üzere sunulacak araç dizaynına ilişkin teklifin anlaşılması gerektiği, öte yandan, Kanun’da, yüklenicinin üzerine ihale yapılan ve sözleşme imzalanan istekli olarak tanımlandığı da dikkate alındığında; Teknik Şartname’de istenilen araç, ekipman ve malzemelere ait bilgi ve belgelerin sözleşme aşamasına ilişkin olduğu görüldüğünden, anılan bilgi ve belgelerin olmadığı iddiasıyla yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır…” gerekçeleri ile Mahkeme kararının bozulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

sunulan proforma faturanın, satışa konu etlerin Belediye mezbahası dışında kestirileceği veya Et Balık Kurumu haricinden temin edileceği hukuken geçerli delillerle ortaya konulmadıkça Teknik Şartname’nin ilgili kuralına aykırı olmadığı, davacı tarafından et maliyetlerini tevsik amacıyla sunulan ve Kamu İhale Genel Tebliğine uygun olarak SMMM tarafından onaylandığı görülen proforma faturanın, ihale teknik şartnamesine aykırı olduğu gerekçesiyle kabul edilmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu durumda, davacı firmanın ihale konusu işin yapımı sırasında kullanacağı etlerin maliyetini tevsik etmek amacıyla hukuken geçerli belgelere dayalı olarak yaptığı aşırı düşük teklif açıklamasının uygun görülmesi suretiyle teklifinin değerlendirmeye alınması yönünde düzeltici işlem belirlenmesi” gerekirken aksi yönde tesis olunan dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş,

ihale üzerinde bırakılan davacı isteklinin aşın düşük teklif açıklamasına bulunduğu iş kalemlerinden mazot fiyatının tevsikinin EPDK tarafından ilan edilen fiyatlar ile açıklama yapmasının zorunlu olmadığı ve mazot fiyatını proforma fatura ile açıklamasının mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından, davacı isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

şirketin şikâyetinin reddine ilişkin işlemlerde, Anayasa’nın 40. maddesi ihlâl edilmek suretiyle başvurulacak merci, süre ve kanun yolu gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, itirazen şikâyet başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, başvurunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.” gerekçesi ile Mahkeme kararının bozulmasına, Kurul kararının iptaline karar vermiştir.