şirket tarafından, Kanun’da belirtilen yükümlülük kapsamında çalıştırılması gereken özürlü işçi için yapılan Hazine yardımı dikkate alınarak belirlenen teklifin usulüne uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin işleme karşı yaptığı itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Mahkemenin dava konusu işlemin iptali kararının Kurum tarafından temyizi üzerine Danıştay kararı ile Dava dosyasının incelenmesinde Yapım işi ihalesine katılan şirketin bu ihaleye katılarak en avantajlı teklifi sunduğu, söz konusu ihalenin sonuçlandırmayarak idarece iptal edildiği, bu işleme karşı davacı şirket tarafından itirazen şikâyet ve dava yollarına başvurulmadığı, aynı işe ilişkin ihalenin bu kez pazarlık usulüne göre idarece davet edilen istekliler arasında yeniden yapıldığı, bu durumun davacı şirket tarafından öğrenilmesi üzerine kendilerinin ihaleye davet edilmesinin mevzuata aykırı olduğundan bahisle yapılan şikâyet ve itirazen şikâyet reddi üzerine Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasanın 40. maddesindeki düzenleme ile son derece dağınık mevzuat karşısında idarelere, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirildiği ve bu durumun hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması ve idarenin denetlenmesi yönünden zorunlu olduğu, başvuru suresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi halinin ilgili kişilerin mağduriyetlerine yol açabileceği hususları göz önünde bulundurulduğunda, işleme karşı başvuru yolunun ve süresinin yanlış bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi halinde kusurun başvuru sahiplerine yükletilemeyeceği açıktır

iş ortaklığı tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Mahkeme kararında, Uyuşmazlık; ihaleye sunulan, davacı şirkete ait iş deneyim belgesinin düzenleme ve onaylama işlemlerinin mevzuata uygun olup olmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.Uyuşmazlığı konu iş deneyim belgeleri incelendiğinde yapılan işlerin gerçekliği konusunda bir duraksama bulunmayan, ilgili kurumlar tarafından onaylanarak mühürlenen ve imzalanan ayrıca ilgili Büyükelçilikler İkinci Katipleri tarafından da tasdik edilen iş deneyim belgelerinin, geçerli bir iş deneyim belgesi olmadığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygun bulunmamaktadır,denilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir

iş deneyim belgesinin yüklenicisi olan ortak girişim üyelerinin konsorsiyum sözleşmesinde işin ayrı ayrı kısımlarını taahhüt ettikleri, bu nedenle iş ortaklığı olarak değerlendirilmelerinin mümkün olmadığı, böyle bir değerlendirme yapılması hâlinde elektromanyetik işlerini taahhüt etmeyen ortakların anılan kalemlere ilişkin de deneyim kazanacaklarının kabulü anlamına geleceği ve bu durumun deneyim belgelerinin fiilen yapılan iş karşılığında verilmesine ilişkin kurala aykırılık teşkil edeceği hususu da göz önüne alındığında; Genel Müdürlüğü tarafından faturalarla da belgelendirilerek işin fiilen gerçekleştirilen miktarları esas alınmak suretiyle düzenlenen iş deneyim belgesinde mevzuata aykırılık, anılan belgenin mevzuata uygun olmadığından bahisle davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin işlemde ise bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Ortak Girişimi tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Mahkeme tarafından verilen kararda “…Dava dosyasının incelenmesinden, Genel Müdürlüğünce açık ihale usulü ile gerçekleştirilen İnşaat ihalesine ilişkin olarak davacı ortak girişimi tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddedilmesine ilişkin Kamu İhale Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.ihalede, aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesine ilişkin dayanak ve Resmî Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesiyle, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 60. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkralarının Danıştay kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, dolayısıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesiyle Yönetmelik hükmünün aktarılan fıkralarının uygulanmasının durdurulduğu, ancak yeni yönetmelik hükümlerinin yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır.Bu durumda, her ne kadar ihale tarihi itibariyle Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 60. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkralarının yürürlükte bulunduğundan bahisle söz konusu hükümler dikkate alınarak işlem tesis edilmişse de, anılan Danıştay kararı dikkate alındığında, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 60. maddesinin 2. 3. ve 4. fıkralarının, Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi sebebiyle davalı idare tarafından, yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre bir değerlendirme yapılmasına olanak bulunmadığı, başka bir anlatımla ortada hukuken olmayan mevzuat hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılamayacağı, kaldı ki işlem tarihi itibariyle de yeni mevzuatın yürürlükte bulunduğu göz önüne alındığında, ihale tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuata göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Teknik Şartname’nin yukarıda aktarılan madde düzenlemeleri ile teklif edilen malzemelerden sarf malzemesi, klor tablet malzemesi ve yüzey temizlik malzemesine ilişkin numunelerin sözleşme öncesinde idareye verilmesi gerektiği ve satın alınmasına karar verilen ürün numunesi ile ihale sonrası merkeze teslim edilen ürünün içeriğinin ve ambalajının tıpatıp aynı olması gerektiği hususlarının yeterlik şartı olarak getirilmiş olmasına rağmen bu şartlara ilişkin düzenlemenin İdari Şartname’nin “İhaleye katılabilmek için gereken belgeler ve yeterlik kriterleri” başlıklı 7’nci maddesinde düzenlenmediği, ancak madde düzenlemelerinde sözleşme öncesinde yapılması istenilen numune değerlendirmesinin tekliflerin geçerliliği denetiminde bir yeterlik kriteri olduğu, bu sebeple ihale komisyonunca değerlendirme yapılırken, kesinleşmiş olan ihale dokümanı çerçevesinde, isteklilerin kesinleşen ihale dokümanında belirtilen şartlara uygun teklif verip vermediğinin, yeterliği sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekmediği sonucuna varılmıştır.

İdari Şartname’nin 7.5.2’nci maddesi uyarınca aranan belgenin bazı istekliler tarafından teklif ekinde sunulduğu, bazı istekliler tarafından ise sunulmadığı, dolayısıyla isteklilerce bu hususun net olarak anlaşılamadığı ve isteklilerin tereddüde düştüğü, idarenin de teklif ekinde ilgili bilgi ve belgeleri sunmayanları düzenlemesine aykırı olarak değerlendirme dışı bırakmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, mevcut düzenlemeler çerçevesinde söz konusu aykırılık, ihale sürecinin devam etmesine engel oluşturacak ve düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte olduğundan, ihalenin iptaline karar verilmesi gerekirken, itirazen şikâyet başvurusunun kabul edilmesine karşın sadece davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması yönünde düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

idari şartnamede işin süresi 36 ay olarak gösterilmesine rağmen zeyilname ile yapılan değişiklik ile sözleşme tasarısında işin süresinin “İşe başlama ve işi bitirme tarihi 3şeklinde belirtilmek suretiyle toplam 34 ay olarak belirlendiği, her ne kadar sözleşme tasarısında İhale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralaması belirlenmiş ise de, dava konusu işe ilişkin sözleşmenin sözleşme tasarısı mı dikkate alınarak hazırlanacağı, işin sözleşme tasarısında öngörülen sürelerde mi yoksa idari şartnamede öngörülen sürede mi bitirileceği hususunun açık ve net olarak belirtilmediği, işin gerçek süresinin belli olmaması nedeniyle ihale üzerinde kalan istekliye ödenecek tutarın belirsizliğinin kamu kaynağının verimli şekilde kullanılmasına engel teşkil edeceği ve böylelikle kamu zararının ortaya çıkabileceği, davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması üzerine ihale üzerinde kalan istekli ile yapılan sözleşmede de işin süresinin ..tarihleri arasında öngörüldüğü anlaşılmıştır. Bu durumda, ihale dokümanında belirtilen işin süresine ilişkin sürelerin isteklileri 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesine aykırı olarak tereddüde düşürecek nitelikte olduğu, işin süresine göre teklif verilmesi ve ihale bedelinin bu süre üzerinden belirlenmesi kamu kaynaklarının verimli kullanılması açısından zorunluluk teşkil ettiği, mevcut düzenlemeler çerçevesinde ihalenin sonuçlandırılması mümkün olmadığından ihalenin iptaline karar verilmesi gerekirken, davacı şirketin itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verilmesine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır…” şeklinde gerekçe belirtilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

Kurum tarafından aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi konusunda idarelerin katılımlarıyla iki toplantı yapıldığı; idarelerin faaliyet sahaları, ihtiyaçları, hizmet işlerinin tür ve niteliklerine göre farklı yaklaşımda bulundukları; Kanun’un anılan maddesinde Kurum’a verilen yetkinin genel kural koymaya ilişkin olduğu; bu kapsamda hizmet işinin ihtiyaç programını, projelerini, ihale dokümanını hazırlayan, hizmet alımı yapacak idarenin karar vermesinin uygun olduğu, bu suretle ihtiyaçlara cevap verebilecek esnek bir yapının kurulmasının amaçlandığının belirtildiği; Kanun’un Kurum’a verdiği yetki kapsamında dava konusu düzenleme çalışmalarında ihale konusu işin türü, niteliği ve yaklaşık maliyeti ile ihale edilme usulüne göre herhangi bir çalışma yapılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, uyuşmazlığa konu ihaleye ve dava konusu kurul kararma dayanak teşkil eden Yönetmelik hükümlerinin Danıştay kararıyla yürütmesinin durdurulduğu göz önüne alındığında, yargı kararı gereği oluşan yeni hukuki durum göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerektiğinden, yasal dayanağı kalmayan dava konusu kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır gerekçesiyle dava konusu Kurul kararının 1’inci iddia ile ilgili kısmının iptaline karar verilmiştir.

Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 29. maddesinin dördüncü bendinde yabancı ülkelerde düzenlenen belgelerin tasdik işleminden, belgedeki imzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığının ve varsa üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidi işleminin anlaşılması gerektiği ve “Apostil tasdik şerhi” taşımayan yabancı ülkelerde düzenlenen belgelerin tasdik işleminin o ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluğu tarafından gerçekleştirileceği veya sırasıyla o ülkenin Türkiye’deki temsilciliği ile Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından tasdik edilmesi gerektiğinin kurala bağlandığı, incelemeye konu belgede, Türkiye Cumhuriyeti Mumbai Başkonsolosluğu tarafından belgede yer alan mührün Maharashtra Valiliği’ne ait olduğunun onaylandığı görüldüğünden, idare tarafından söz konusu belgenin belgelerin sunuş şekline aykırı olduğu yönündeki değerlendirmesinde mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilmiş, ancak söz konusu gerekçede aksi yönde değerlendirme yapılmasına rağmen kararın sonuç kısmında davacının itirazen şikâyet başvurusu reddedilmiştir.Bu durumda, her ne kadar davalı idarenin savunmasında dava konusu Kurul kararının hüküm fıkrası ile davacının birinci ve üçüncü iddialarının değerlendirildiği gerekçe bölümü arasındaki çelişkinin bir yanlışlık olduğu ve bu durumun dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı belirtilmiş, bu değerlendirmeye Mahkeme’ce itibar edilmiş ise de, söz konusu çelişkinin dava konusu işlemin sıhhatini etkileyen esaslı bir hata olduğu ve bu eksikliğin diğer destekleyici bilgi ve belgelerin değerlendirilmesiyle aşılmasının mümkün olmadığı, davacının söz konusu iddialarının tam ve eksiksiz olarak değerlendirilmek suretiyle yeniden karar verilmesi gerektiğinden dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır. gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Kurum’a itirazen şikayet başvurusunda bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği ileri sürülerek yapılan inceleme neticesinde; ihale dokümanını satın alan davacının gerçekleştirilen ihalede ihale dokümanına yönelik şikayet başvurusunu idareye vermesi gerektiği, ancak idarenin bildirimi esas alınarak davacının doğrudan Kurum’a itirazen şikayet başvurusunda bulunduğunun kabul edilmesi sonucunda İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 15.maddesinin 2.fıkrası uyarınca, itirazen şikayet başvurusu dilekçesinin idareye gönderilmesi gerektiği, ancak mevcut durumda dilekçenin idareye gönderilmesi halinde şikayet başvuru tarihinin dilekçenin idare kayıtlarına alındığı tarih olarak kabul edileceğinden, idareye yasal süresi içerisinde şikayet başvurusunda bulunma imkanının kalmadığı, bu nedenle davacının iddiasının süre yönünden reddinin gerektiği ileri sürülerek dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, davalı Kurum tarafından, dava konusu işlem ile davacı şirketin idareye şikayet başvurusunda bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olarak konunun değerlendirilmek, incelenmek ve gerekiyorsa soruşturulmak üzere İçişleri Bakanlığı’na bildirilmesine de karar verildiği görülmüş olup; somut durumdaki ihtilafın bir tarafın beyanı esas alınarak çözülecek nitelikte olmadığı, ayrıntılı bir araştırma gerektirdiği, aksi halin kabulünün hak kaybını gündeme getirebileceği gözönüne alındığında ihaleyi yapan idarenin hukuka uygunluk karinesinden yararlanacağı şeklinde davacı şirket aleyhine yorum yapılması mümkün gözükmemektedir.Bu durumda, bahsekonu çelişkili durum açıklığa kavuşturulmadan, davacı şirketin şikayet başvurusunda bulunup bulunmadığı hususunun netleştirilmesi beklenilmeden eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.