Kamu İhale Kanunu’nun 38. maddesinin 3. fıkrasında; Kurum’un ihale konusu işin türü, niteliği ve yaklaşık maliyeti ile ihale edilme usulüne göre aşırı düşük tekliflerin tespiti, değerlendirilmesi ve ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesi amacıyla sınır değerler ve sorgulama kriterleri belirlemeye, ihalenin bu maddede öngörülen açıklama istenilmeksizin sonuçlandırılabilmesine, ayrıca yaklaşık maliyeti 8. maddede öngörülen eşik değerlerin yarısına kadar olan hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinde sınır değerin altında olan teklifleri bu maddede öngörülen açıklama istenilmeksizin reddedilmesine ilişkin düzenlemeler yapmaya yetkili olduğu kurala bağlandığından, anılan hüküm uyarınca Kamu İhale Kurumu’nca ihale konusu işin türü, niteliği ve yaklaşık maliyeti ile ihale edilme usulüne göre herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığının, aşırı düşük teklif açıklaması yapılması/yapılmaması hususunda ihale dokümanında belirtilmesi şartıyla ihaleyi yapan idarelere takdir yetkisi tanınmasının sebeplerinin sorulmasına karar verildiği; davalı idare tarafından ara kararma verilen cevapta; Kurum tarafından aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi konusunda idarelerin katılımlarıyla iki toplantı yapıldığı; idarelerin faaliyet sahaları, ihtiyaçları, yürüttükleri yapım işlerinin tür ve niteliklerine göre farklı yaklaşımda bulundukları; Kanun’un anılan maddesinde Kurum’a verilen yetkinin genel kural koymaya ilişkin olduğu; bu kapsamda yapım işinin ihtiyaç programını, projelerini, ihale dokümanını hazırlayan, yapım işini işletmeye alacak olan iş sahibi idarenin karar vermesinin uygun olduğu, bu suretle ihtiyaçlara cevap verebilecek esnek bir yapının kurulmasının amaçlandığının belirtildiği; Kanunun Kurum’a verdiği yetki kapsamında dava konusu düzenleme çalışmalarında ihale konusu işin türü, niteliği ve yaklaşık maliyeti ile ihale edilme usulüne göre herhangi bir çalışma yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Mahkeme kararı ile “Davalı idarece tesis edilen işlemin gerekçesinde her ne kadar; idarenin istediğinin ISO 9001 kalite yönetim sistem belgesi olduğu, bu düzenlemeden kalite yönetim sistem belgesinin doğalgaz iç tesisat işlerini de kapsaması gerektiği anlamına ulaşılamayacağı, belgenin içeriğiyle ilgili bir yoruma gidilemeyeceği, İdari Şartname’de de kalite yönetim sistem belgesinin belli bir içerikte olması gerektiğiyle ilgili bir düzenlemenin yer almadığı, idare tarafından iç tesisat faaliyetleri ile ilgili yeterliğe ilişkin olarak “İç Tesisat ve Servis Hatları Sertifikası” istenildiği, ihale üzerinde bırakılan AŞ.nin söz konusu sertifikayı sunduğu görüldüğünden kalite yönetim sistem belgesinde tekrar bu hususun aranmasına gerek olmadığı iddia edilmiş ise de; teknik şartnamede ISO 9001 belgesi ve İç Tesisat ve Servis Hatları Sertifikasının yüklenicilerde olması gereken belgeler olarak ayrı ayrı arandığı ve söz konusu bu istenilen belgelerin içeriğinde de ne olması ve neleri karşılaması gerektiğinin ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği gibi bu belgelerin birbirinin muadili olmadığı içerik olarak da farklı olduğu dikkate alındığında, ihaleye teklif veren istekliler tarafından sunulan “ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi” belgelerin içeriklerinin teknik şartnamede belirtilen unsurları içermemesinin söz konusu olamayacağı anlaşılmaktadır.Bu durumda; idareye sunduğu ISO 9001 Kalite Yönetimi Sistemi belgesinin EPDK Doğalgaz Piyasası İç Tesisat Yönetmeliği, Standartlar, başlığı altında; Madde 5’ de belirtilen şekilde olması gerektiğinden bu şartı dikkate almadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” gerekçesi ile “dava konusu işlemin iptaline” karar verilmiştir.

Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Mahkeme kararında “…Bu durumda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, İhale Şartnamesi içeriğinde, belli bir firma ve markaya işaret edildiği hususunun yukarıda alıntısı yapılan bilirkişi raporu ile sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirketin itirazen şikayet başvurusunun 4734 sayılı Kanunun 54. maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince reddine ilişkin dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

İdari Şartname’nin 7.5.22nci maddesinde yapılan düzenlemede yer alan K1 yetki belgesinin ise araçların isteklilerin kendi malı olduğunu tevsik etmeye yönelik bir belge olmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, İdari Şartname’nin 7.1’inci maddesinin “h” bendi düzenlemesi ile 7.5.2.1’inci maddesindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu düzenlemeler arasında uyumsuzluk olduğu açık ise de, anılan ihalede 16 adet ihale dokümanının satın alındığı ve söz konusu ihtilaf içeren düzenlemelere karşı herhangi bir itiraz olmaması nedeniyle ihale dokümanlarının kesinleştiği, ihaleye beş adet teklif sunulduğu, bu haliyle rekabet koşulunun oluştuğu anlaşılan ihaleye ilişkin söz konusu tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında isteklilerce sunulan belgelerin ihale dokümanına ve/veya mevzuata uygun olup olmadığı hususunda bir belirleme yapılmaksızın 5 isteklinin katıldığı bir ihalede, rekabetin olumsuz etkilendiğine ilişkin herhangi bir somut tespit ortaya konulmaksızın ihale dokümanındaki uyumsuzluk nedeniyle rekabetin olumsuzu etkilendiğinden bahisle söz konusu ihalenin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Mahkeme kararı ile iş deneyim belgesinin yetersiz olduğu gerekçesiyle teklifinin değerlendirme dışı bırakılması üzerine anılan şirket tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine davalı idarece, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 18’inci maddesi uyarınca davacı iş deneyim belgesinin incelemeye alınarak, iş deneyim belgesinde belirtilen işlerin ihale konusu yapım işi ile benzer iş olmadığı gerekçesiyle teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verilmiş ise de; davacının iş deneyim belgesinde belirtilen işin Genel Müdürlüğü’nce düzenleneni Su ve Kanal Yapım, Bakım ve Rehabilitasyon” ihalesine ilişkin olduğu, dava konusu ihalenin ise Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı” ihalesi olduğu, iş deneyim belgesinde belirtilen iş ile dava konusu ihalede yapılan işin Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde belirtildiği şekilde nitelik ve büyüklük bakımından benzerlik gösterdiği, aynı veya benzer inşaat tekniği gerektirdiği, tesis, makine, teçhizat ve diğer ekipman ile mali güç, ihtisas ve organizasyon gerekleri itibariyle benzer özellikleri taşıdığı sonucuna varıldığından, davacı şirketin iş deneyim belgesine konu işin tutarının hepsinin kabul edilmesi gerektiği ve bu tutarlar dikkate alındığında asgari iş deneyim tutarının karşılandığı anlaşıldığından davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.Öte yandan, dava konusu işin ihale işlerine ilişkin olması, açıkça hukuka aykırı olan işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararların doğacağı da açıktır…” şeklinde gerekçe belirtilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

4734 sayılı Kanun’un 37. maddesi ile getirilen düzenleme ile teklifin esasını değiştirecek nitelikte olmaması kaydıyla, belgelerde yer alan bilgi eksikliğinin idarelerce tamamlatılabilmesi mümkün kılınmıştır. Ancak Kanun’un 30. ve Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 54. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, teklif mektubunun mutlak suretle ad, soyad veya ticaret unvanı yazılmak suretiyle ihaleye teklif veren firmanın yetkilisince imzalanmış olması zorunluluğu kabul edilmesinin yanı sıra, teklif mektuplarının şekil ve içerik bakımından belirtilen bu niteliklere ve standart formuna uygun olmaması hali teklifin esasını değiştirecek nitelikte bir eksiklik olarak kabul edilmiştir.Öte yandan, ihale mevzuatında herhangi bir tanımı bulunmamakla birlikte, birim fiyat teklif cetvelleri birim fiyat teklif mektuplarının ayrılmaz bir parçası olup, uygulama yönetmelikleri ekinde birim fiyat teklif mektuplarında olduğu gibi standart form olarak düzenlenen belgelerdir.Bu itibarla, uyuşmazlıkta A.Ş. tarafından sunulan birim fiyat teklif mektubu ve teklif cetvelinde şirketin ticaret unvanı ve kaşesi ile teklif cetvelinin bazı sayfalarında şirket yetkilisinin ad ve soyadına yer verilmemesi 4734 sayılı Kanun’un 30. ve Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 54. maddesinde yer alan düzenlemelere aykırı olduğundan sınır değerin üzerinde teklif sunan başvuru sahibinin teklifinin değerlendirmeye alınması ve bu aşamadan sonraki işlemlerin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi yönündeki dava konusu kararda hukuka uygunluk bulunmamıştır.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Mahkeme kararı ile “…Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu kurul kararının da Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Sınır değer ve aşırı düşük teklifler” başlıklı 59’uncu maddesinin yürütmesi durdurulan hükümleri gereğince değerlendirme yapılmak suretiyle alındığı anlaşılmaktadır. ihaleye ve dava konusu kurul kararına dayanak teşkil eden Yönetmelik hükümlerinin Danıştay kararıyla yürütmesinin durdurulduğu göz önüne alındığında, yargı kararı gereği oluşan yeni hukuki durum göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerektiğinden, yasal dayanağı kalmayan dava konusu kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır…” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Mahkeme kararı ile “Olayda; niteliği “Özel Güvenlik Hizmeti Alımı” olan şikayete konu ihalede kârsız (36.539.075,10-TL olarak hesaplanan) yaklaşık maliyetin tamamının personel giderinden oluştuğu, bu ihaleye ilişkin sözleşmenin gerçekleştirilmesi sırasında personel tarafından kullanılacak güvenlik sistem ve cihazları ile ekipman vb. makine ve ekipman maliyetlerinin fiyat dışı unsur olarak belirlenmesi ile personel sayısının azaltılmasının amaçlanarak idarenin bu tür fiyat dışı unsurlarla kamu yararı sağlamaya çalıştığı, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79’uncu maddesine göre özel güvenlik hizmet alımlarında ihale konusu işe ilişkin her türlü güvenlik sistem ve cihazları ile ekipman vb. makine ve ekipman maliyetlerinin tamamının, sözleşme ve genel giderler içinde yer alan amortisman olarak kabul edileceği ve aşırı düşük teklif sorgulamasında önemli bir bileşen olarak değerlendirilmediği, Teknik Şartname’de idarece istenen alarm cihazları ve panik butonu için ihaleye katılan firmalara bir bedel ödenmeyeceğinin belirtildiği, söz konusu giderlerin %4 sözleşme genel giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği ve bu unsurların maliyet etkinliği yaratmadığından fiyat dışı unsur olarak kabul edilmemesi gerektiği hususları ile ihaleye 7 istekli tarafından teklif verilmekle birlikte ihalede sadece 2 isteklinin fiyat dışı unsurlara dair aranan belgeye sahip (söz konusu belgeye sahip tüm yurtta sadece 5 firmanın) olduğu dikkate alındığında, tekliflerin idarece kamera, alarm ve güvenlik sistemlerinin izleme, takip ve bakım onarımının yapılmasına ilişkin ihale konusu işin niteliğine uygun olmayan ve maliyet etkinliği yaratmayan fiyat dışı unsur düzenlemesi kullanılarak ihalenin daha yüksek teklifler üzerinde bırakılarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 5’inci maddesinde belirtilen ilkeler uyarınca yeterli fiyat rekabetinin sağlanamadığı ve kaynakların verimli kullanılması ilkesinin çalıştırılmadığı değerlendirilmesine varılmıştır. Bu durumda; başvuru sahibinin ihale dokümanına ilişkin iddiaları kapsamında yapılan incelemeye göre, mevcut doküman düzenlenmesi ile satın alınan ihale dokümanı, ihale verilen teklif sayısı ve bedelleri hesaplanan yaklaşık maliyet bedeli ile dokümanın fiyat dışı unsur düzenlemesi bir arada değerlendirildiğinde, söz konusu ihalede, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 5’inci maddesinde belirtilen ilkeler uyarınca yeterli fiyat rekabetinin sağlanamadığı ve kaynakların verimli kullanılması ilkesinin çalıştırılmadığı değerlendirildiğinden “ihalenin iptaline” karar verilmesi gerekirken aksi bir değerlendirme ile tesis edilen davalı idare işleminde hukuka uyarlık görülmemiştir.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

idarece teknik görüşe başvurulduğu söz konusu teknik görüşte özetle; cihazda yer almaması durumunda söz konusu testin ek bir cihazla veya dış laboratuvar yoluyla çalışılmasının idare tarafından istenebileceği, bu şekilde de bazı firmalara ek avantaj sağlama şüphesinin giderilmiş olacağı belirtildiğinden Mahkememizce de kabul gören teknik görüşte belirtilen gerekçeler çerçevesinde idarece yapılan düzenlemelerin rekabeti engellediği değerlendirildiğinden, dava konusu işlemin bu iddia yönünden de hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.Bu durumda iddiasının yerinde olduğu, ihalenin bu yönlerden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay kararı ile “…Aktarılan bu düzenlemelere göre yerli malı teklif eden istekliler lehine Kurum tarafından ilan edilen orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünleri listesinde yer alan malların ihalelerinde fiyat avantajı sağlanması zorunlu olmakla birlikte, fiyat avantajı sağlanabilmesi ve dolayısıyla ihale dokümanında bu yönde düzenlemeye yer verilebilmesi için öncelikle Kurum tarafından orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünleri listesinin yayımlanması ve ilgili ürünün de bu listede yer alması gereklidir. Nitekim, Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 61. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “Söz konusu zorunlu fiyat avantajı uygulaması, ilanı veya duyurusu bu listenin yayımlanmasından sonra yapılan mal alımı ihalelerinde uygulanacaktır.” düzenlemesi ile de hangi ihalelerde anılan kuralın geçerli olduğu belirtilmiştir. Öte yandan, orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünleri listesi, ihalenin ilan tarihinden sonra Kurum tarafından 2015 yılı Ocak ayında yayımlanmıştır. Bu itibarla, 27.11.2014 tarihinde ilanı yapılan uyuşmazlık konusu ihalede yerli mallarına yönelik olarak fiyat avantajının henüz Kurum tarafından liste yayımlanmamış bulunması nedeniyle uygulanması mümkün olmadığından, ihale dokümanında bu yönde düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle ihalenin iptali yolundaki dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.” şeklinde gerekçe belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

dava konusu işlemin, davacı şirket adına düzenlenen alt yüklenici iş bitirme belgesinin iptali için belgeyi düzenleyen Bakanlığa bildirimde bulunmasına ilişkin kısmının; icrai niteliğe haiz olmayan bildirim işlemi olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmının esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin davacının üyesi olduğu iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılarak geçerli teklif kalmadığından bahisle ihalenin iptali üzerine yapılan itirzen şikayet başvurusunun reddine ilişkin kısmının iptaline, davanın davacı şirket adına düzenlenen alt yüklenici iş bitirme belgesinin iptali için belgeyi düzenleyen Bakanlığa bildirimde bulunmasına ilişkin kısmının ise incelenmeksizin reddine” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre sermaye şirketlerinde, sermaye artırımlarının şirket genel kurullarınca yapılabileceği, genel kurul toplantılarında Gümrük ve Ticaret Bakanlığının temsilcisinin de yer alması gerektiği, genel kurul toplantılarının tutanağa bağlanacağı, tutanağın toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanacağı, aksi hâlde geçersiz olacağı, yönetim kurulunun tutanağın noterce onaylanmış bir suretinin derhâl ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlü olduğu, tutanağın ayrıca hemen şirketin internet sitesine konulacağı, sermaye artırımı kararının tarar tarihinden itibaren üç ay içerisinde tescil ettirilmesi gerektiği, kararın üçüncü kişilere karşı tescilden önce hüküm ifade etmeyeceği, buna göre sermaye artırımı işleminin hüküm ifade edebilmesi için, ticaret siciline tescil ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesinin bir zorunluluk olduğu genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisi yer almadığından bu genel kurul kararının geçerli olmayacağı, sermaye artırımına ilişkin bakanlık temsilcisi ile yapılan genel kurul kararının esas alınması gerektiği, Kanun hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, şirket iradesinin sermaye artırımı yapılacağına yönelik olduğundan bahisle sermaye artırımının yapıldığının kabulüne olanak bulunmadığından, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Bilanço veya eşdeğer belgeler” başlıklı 35’inci maddesi gereği ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait bilanço verilerine göre aktif varlıkların ne kadarının öz kaynaklardan oluştuğunu gösteren öz kaynak oranının (öz kaynaklar/toplam aktif) en az 0,15 olması gerektiği, ihalenin yapıldığı tarih dikkate alındığında değerlendirmede yıl bilançosu verilerinin dikkate alınması gerektiği, firmanın sermaye artırımını gerçekleştirdiğinden, yeterlik kriteri olarak istenilen özkaynak oranını 0,15’e eşit veya daha büyük olması gerekirken, sermaye artırımı öncesi anılan oran 0,0442 olarak hesaplandığından İş Ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.