9 firmadan 8 tanesinin benzer birim fiyat cetvelinde gözüken miktar hatası olsa da nihai olarak teklif edilen tutarda yanlışlık olmaması sebebiyle bu firmalarca aritmetik hatadan söz edilemeyeceği, kaldı ki, aritmetik hatadan kastedilen durumun, birim fiyat teklif cetvelindeki çarpım ve toplamlarda hata olması durumunda aritmetik hata olarak kabul edileceği, söz konusu firmalarca sunulan birim fiyat teklif tutarında herhangi bir hata olmadığı sonucuna ulaşıldığından bu firmaların değerlendirme dışı bırakılmasının yerinde olmadığı, davacının, bu firmalar yönünden 1.iddiası açısından düzeltici işlem belirlenmesi gerekirken başvurusunun reddedilmesine yönelik dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Şirketin teklifinde ise aritmetik hata olduğu görüldüğünden adı geçen firmanın değerlendirme dışı bırakılmasına yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında ise hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

ihale konusu işin sistemsel entegrasyon ve en az 25 noktada tahsilat yapılması kalemleri yönünden ek maliyete katlanılmayacağı yönündeki açıklamanın halihazırda ihale idaresinin fatura tahsilatının davacı şirket tarafından yapılmakta olmasından kaynaklandığı, teminat mektubu masrafı olarak belirtilen tutarın yıllık olarak belirtildiği ve bıı tutarın cüzi bir tutar olarak maliyeti etkilemeyeceği, havale/eft gibi para transferi masraflarının banka iştiraki olan bir fımıa olunması nedeniyle hiç olmayacağı/minimum düzeyde olacağı yönündeki açıklamanın ise banka iştiraki olan bir firmanın para transfer masraflarını yönetebilecek kabiliyete sahip olmasına dayandırıldığı anlaşılmış olup, ihale idaresinin bir önceki fatura tahsilatı işinin yüklenicisi olan davacı şirketin bayi oluşturma ve sistemsel entegrasyon maliyeti olmadığı yönündeki bilgi ve belgelerin ihale idaresinde zaten mevcut olduğu, havale/eft masrafları hususunda ise davacı istekli tarafından sunulan ihale dokümanı eki belgelerde banka iştiraki olduğunu gösterir belgelerin bulunduğu hususlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacı isteklinin yaptığı aşırı düşük teklif açıklamasının Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.3.2 maddesinde belirtilen “belge ile tevsik etme” gibi bir zorunluluğa tabi tutulmasının idare tarafından bilinen ve idarenin elinde bulunan belgelere dayalı açıklamalar olmaları nedeniyle uygun olmadığı görülmektedir.

ihale üzerinde kalan davacı şirketin aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunduğu, istekli olarak vermeyi taahhüt edeceği aracın yıllık kasko bedelini gösterir belge ve zorunlu trafik sigortası belgesi fotokopisinin; sigorta şirketinin bölge müdürlüğü veya genel müdürlüğünden alınan teyit yazısının ve bu teklif üzerinde bölge müdürlüğü veya genel müdürlük temsilcisinin imzasının bulunmadığı ve bu şekilde dava konusu Kamu İhale Kurulu Kararının yerinde olduğu anlaşılmakla birlikte, ikinci sırada teklif veren dava dışı firma tarafından yapılan aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunduğu, istekli olarak vermeyi taahhüt edeceği aracın yıllık kasko bedelini gösterir belge ve zorunlu trafik sigortası belgesi fotokopisinin, sigorta şirketinin bölge müdürlüğü veya genel müdürlüğünden alınan teyit yazısının ve bu teklif üzerinde bölge müdürlüğü veya genel müdürlük temsilcisinin imzasının bulunmadığı görüldüğünden ve bu şekilde ihaleye hakim olan ilkeler arasında yer verilen eşit muamele ilkesi gereğince davacı şirketin dışında diğer istekliler yönünden de tekliflerin eşit koşullarda değerlendirilmesi gerekeceği dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. işlemin ihale işine ilişkin olması nedeni ile telafisi imkânsız zararlara neden olabileceği de açıktır.” şeklinde gerekçe belirtilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

İdari Şartnamenin hazırlandığı tarihte anılan Yönetmelik hükümleri, yürürlükte bulunmakla ve İdari Şartnamenin 35.maddesine karşı süresi içinde dava açılmamış ise de; İdari Şartnamenin 35. maddesindeki kuralın Danıştay tarafından yürütülmesi durdurulan Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’niın 63. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), ve (ç) bentleri ve 3. fıkrasının İdari Şartname’ye aynen yansıması ve tekrar niteliğinde olması ve ihalenin onaylanmasından önce söz konusu yargı kararının varlığının varlığından idarenin haberdar olması nedeniyle söz konusu Yönetmelik kurallarının hukuka aykırı bulunarak yargı kararı ile yürütmesinin durdurulması karşısında, bu kararın sonuç ve etkilerinin dikkate alınarak ve eşit muamele ilkesi uyarınca henüz onaylanmamış ihalelerde uygulanması ve uygulamaların anılan yargı kararları çerçevesinde yapılması gerekmektedir. Nitekim, benzer uyuşmazlıklarda Yönetmelik ile birlikte dava konusu ihalelerde Danıştay ihale işlemi yönünden de yürütmenin durdurulmasına karar verildiği dikkate alındığında, hukuki durumları aynı olan iki olaydan birinde (Yönetmelikte ihale işleminin birlikte dava konusu edildiği durumlarda) ihale işlemleri yönünden farklı bir sonuca ulaşılması, ihale işlemlerinin tek başına dava konusu edildiği davalarda ise farklı bir sonuca ulaşılması sonucunu, eşit muamele ilkesine dolayısıyla adalet ilkesine uygun düşmeyeceği açıktır.gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

iş deneyim belgesinin yüklenicisi olan ortak girişim üyelerinin konsorsiyum sözleşmesinde işin ayrı ayrı kısımlarını taahhüt ettikleri, bu nedenle iş ortaklığı olarak değerlendirilmelerinin mümkün olmadığı, böyle bir değerlendirme yapılması hâlinde elektromanyetik işlerini taahhüt etmeyen ortakların anılan kalemlere ilişkin de deneyim kazanacaklarının kabulü anlamına geleceği ve bu durumun deneyim belgelerinin fiilen yapılan iş karşılığında verilmesine ilişkin kurala aykırılık teşkil edeceği hususu da göz önüne alındığında; Genel Müdürlüğü tarafından faturalarla da belgelendirilerek işin fiilen gerçekleştirilen miktarları esas alınmak suretiyle düzenlenen iş deneyim belgesinde mevzuata aykırılık, anılan belgenin mevzuata uygun olmadığından bahisle davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının değerlendirme dışı bırakılması üzerine yaptıkları itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin işlemde ise hukuka uygunluk bulunmamaktadır…” denilerek Mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Mahkeme kararında “Olayda, söz konusu şirketçe profarma faturanın ilgili mevzuatına uygun olarak tanzim edilerek idareye sunulduğu ve Kurul tarafından da, söz konusu firmanın aşırı düşük teklif açıklaması uygun görülmüş ise de; Şti.nin aşırı düşük teklif açıklamasında ihale konusu işte çalıştırılacak personele verilecek giyecekleri belgelendirmek üzere alınmış proforma fatura incelendiğinde, toplam 55 personel için Teknik Şartname’de öngörülen gömlek (Uzun kol, kısa kol), pantolon (Yazlık, kışlık), mont, şapka, bere, yelek olan giyeceklerin herbirisi için 0,002 TL öngörüldüğü dikkate alındığında, söz konusu firmanın giyim için teklif ettiği tutar ile söz konusu giyim maliyetinin karşılanmasının mümkün olmadığı gibi belirtilen miktarların ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu haliyle davaya konu ihaleye ilişkin işin, 4734 sayılı Kanun’un 5. Maddesinde belirlenen saydamlık, rekabet, güvenirlik, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması gibi temel ilkelere uygun olarak yürütülemeyeceği sonucuna varıldığından, söz konusu şirketin aşırı düşük sorgulamasında verdiği açıklamaların kabul edilmemesi gerekirken, salt tevsik edici belgelerin hukukiliği dikkate alınarak itirazen şikâyet başvurusu kabul edilerek düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin davaya konu kurul kararında hukuka uygun bulunmamıştır.gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

ihalede davacı iş ortaklığınca doküman satın alındığı ve ihaleye teklif verildiği, dolayısıyla davacı iş ortaklığının istekli statüsünü kazandığı, eşit muamele yönünden diğer isteklilerin iş deneyim belgelerinin de incelenmesi isteminin yapılacak inceleme sonucuna göre teklif sıralaması değişebileceği gibi ihalenin iptalinin dahi gündeme gelebileceği, bu nedenle davacı şirketin değerlendirme dışı bırakılmasının ihale ile arasındaki menfaat ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayacağı, ayrıca Mahkememizce davacı iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunun saptandığı göz önüne alındığında, davacı iş ortaklığının diğer isteklilerin iş deneyim belgelerinin de incelenmesi isteminin esasının girilmesi gerekirken, bu iddialar yönünden başvurunun ehliyet yönünden reddedilmesinde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

kesinleşen ihale kararının şirket çalışanın tebliğ evrakını imzadan imtina etmesi nedeniyle Tebligat Kanunun maddeleri uyarınca tebliğ ihbarnamesini tebliğ yapılacak adresini kapısına yapıştırarak o yerin muhtar ve/veya zabıta görevlilerine imza karşılığında teslim edildiğine ve durumun komşu/yönetici/kapıcıdan birisine bildirilmesi gerekirken, Tebligat Kanunu’nda belirtilen bu usule uyulmadan salt tebliğ zarfının üzerine imtina durumunun şerh düşülerek yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, davacı şirkete ikinci kez çıkarılan tebliğin bu kez muhatabı tarafından teslim alındığı görülmekle, kesinleşen ihale kararının geçersiz tebliğ işleminin yapıldığı ilk tarihinde değil, ikinci kez yapılan tarihde tebliğ edilmiş olduğunun kabulü gerektiği, bununla birlikte idareye şikayet başvurusunu ikinci kez yapıldığı dikkate alındığında; idareye şikayet başvurusunun 10 günlük yasal süre içinde yapıldığı anlaşılmakla, davacı şirketin itirazen şikayet başvurusunun, idareye şikayet başvurusunun süresinin geçirildiğinden bahisle süre yönünden reddine dair dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmamaktadır.

ihalede, Kamu İhale Kurumu işçilik hesaplama modülü üzerinden hesaplanan sözleşme ve genel giderler dahil asgari işçilik maliyetinin 8.958.277,42 TL olduğu, ihale üzerinde kalan Ltd. Şti.nin teklifinin de 8.958.277,43 TL olduğu, anılan istekli tarafından birim fiyat teklif cetvelinde ihale konusu işte kullanılacak toplam 11 adet araç için, araçların her biri için aylık 0,00002 TL birim fiyattan, 36 ay için toplam 0,01 TL teklif edildiği, söz konusu teklifin mevzuattaki yuvarlama hükümlerine uygun olmasına karşın; ticari hayatın olağan durumu ve ekonomik verilerle ilgili genel bilgilerle uyumlu olmadığı, bir araca ilişkin teklif edilen aylık giderlere dair birim fiyatın tedavüldeki para birimi ile açıklanamayacağı, bu nedenle ihale üzerine kalan isteklinin teklifinin mevzuata uygun olmadığı anlaşılmakla, davacı şirketlerin itirazen şikayet başvurusunun reddine dair davaya konu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

yabancı ülkede düzenlenen ve yabancı dilde sunulan bahse konu iş deneyim belgesindeki imzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığının ve varsa üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidinin belgenin verildiği ülkenin yetkili makamları tarafından düzenlenmiş apostil tasdik şerhinin basılması suretiyle yapılması veya bahse konu iş deneyim belgesindeki imzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığının ve varsa üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidinin o ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluğu tarafından veya sırasıyla o ülkenin Türkiye’deki temsilciliği ile Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılması gerekirken yapılmadığından bahisle belgenin Yönetmeliğe uygun olarak sunulmadığına karar verildiği görülmekle birlikte; iş deneyim belgelerinin aslının aynı olduğunun noter tarafından tasdik edildiği, bunun üzerine Amerika Birleşik Devletleri yetkilisi tarafından noterin sıfatı, imzası ve mührüne ilişkin olarak apostil tasdik şerhi düşülmek suretiyle belgenin tümünün doğruluğunun kabul edildiği görülmektedir.

Ortak Girişimin vekili tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada,Mahkeme kararında “… Olayda, dava konusu iş deneyim belgeleri incelendiğinde, Kamu Hizmeti Şirketi tarafından düzenlenen belgelerde yer alan imza sahibinin yetkisinin Ticaret ve Sanayi Odası yetkilisinin imza ve mührü ile onaylandığı, bu imza ve mührün ise Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi tarafından tasdik edildiği, bu haliyle düzenlenen iş deneyim belgesinin usulüne uygun olduğu sonucuna varılmış, bu itibarla; yapılan işin gerçekliği konusunda bir duraksama bulunmayan, ilgili merciler tarafından da onaylanarak mühürlenen, imzalanan ve tasdik edilen söz konusu belgenin Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu gerekçesine istinaden davacıların başvurusunun reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır.