idarece “karar verilmesine yer olmadığına” ilişkin karar yasada belirtilen Kurumun alabileceği kararlardan biri olmadığı gibi idarece her ne kadar ihaleyi yapan kamu birimi tarafından tesis edilen ihale iptal kararı ile ihale aşamasında alınan tüm kararlar ve tesis edilen işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kalktığı ileri sürülse de; ihalenin iptaline ilişkin işlemin, idarece geri alınması, kaldırılması, düzeltilmesi ya da mahkeme kararı ile iptal edilmesi gibi herhangi bir nedenle ihale iptal kararının ortadan kalkması halinde, ihale işlemi kaldığı yerden yani ihale tarihinden sonrasında devam edeceği için daha öncesinde teklifleri değerlendirme dışı bırakılan davacıların tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılmasının da devam edeceği dikkate alındığında, aksi bir değerlendirmeye varılarak işin esasına geçmeden davacıların hak arama hürriyetini de engeller nitelikte tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline verilmiştir.

davacı şirketin yapmış olduğu şikâyet başvurusunun reddine ilişkin işlemde, davacının, “hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağının ve sürelerinin” gösterilmediği, Kamu İhale Kurumu’na yapılacak itirazen şikâyet süresi açısından bilgilendirilmediği görülmektedir.Bu durumda, şikâyetin reddine ilişkin işlemin içeriğinde, Anayasa’nın 40. maddesine aykırı biçimde zorunlu başvuru yoluna ilişkin başvuru süresinin gösterilmemiş olması karşısında, davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, Kamu İhale Kurumu tarafından itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.Öte yandan, davacının asıl amacının dava açmak olduğu, davalı idareye itirazen şikâyet başvurusu yapmak niyetiyle hareket etmediği açıktır. Dava açma amacı ile Mahkemeye müracaat eden davacıdan, dava dilekçesi ile birlikte Kamu İhale Kurumu’na yapılacak itirazen şikâyete ilişkin başvuru bedelini ve başvuruda bulunmaya yetkili olduğuna dair belgeleri sunması beklenemez. 4734 sayılı Kanun’da, Mahkemelerce merciine tevdi kararı verilerek Kamu İhale Kurumu’na gönderilecek dosyalardaki başvuru usul ve esaslarına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu şekilde merciine tevdi kararı ile davalı Kuruma gelen dosyadaki itirazen şikâyet başvurusu usulünün özel bir durum oluşturduğu açıktır. Mahkemece merciine tevdi kararı verilip verilmeyeceğinin davacı tarafından davanın açılması aşamasında bilinemeyecek olması nedeniyle, dava dilekçesi ile birlikte sunması beklenemeyecek olan itirazen şikâyet başvurusu bedelini Kurum hesaplarına yatırmak ve başvuruda bulunmaya yetkili olduğuna dair belgeleri sunmak üzere davalı idarece davacıya süre verilmesi gerektiğinden, Kamu İhale Kurumu tarafından itirazen şikayet başvurusunun şekil yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka uygunluk bulunmamıştır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

güvenlik personeli çalıştırılması” ihalesine ilişin olarak ihale komisyonunca alman kararla ihalenin davacı şirket üzerinde bırakıldığı, İş Ortaklığı tarafından yapılan şikâyet başvurusu sonucu 22.04.2015 tarihinde düzeltici işlem kararı alınarak, davacının teklifinin en avantajlı ikinci istekli olarak belirlendiği ve ihalenin İş Ortaklığı üzerinde bırakılmasına karar verildiği, bu kararın şirkete tebliğ edilmesi üzerine, davacı şirket tarafından 04.05.2015 tarihli dilekçe ile şikâyet başvurusunda bulunulduğu, şikâyet başvurusunun reddi işleminin tebliği üzerine idareye yapılan itirazen şikâyet başvurusu sonucu dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.ihale komisyonu kararının bildirimine ilişkin 24.04.2015 tarihli yazıda, 4734 sayılı Kanun’un 55. maddesi uyarınca şikâyet başvurusu yapılabileceği belirtilmiştir.Bu durumda, tarafına tebliğ edilen yazıda belirtilen süre içerisinde idareye şikâyetbaşvurusunda bulunduğu anlaşılan davacının, başvurusunun reddine ilişkin işlemde belirtilen süre içerisinde Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu anlaşılmakta olup, davalı idarece ilgilinin başvurusu üzerine işin esasının incelenmesi gerekmekte iken, başvurunun süre yönünden reddinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.Nitekim Danıştay kararı da bu yöndedir.Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline,” şeklinde karar vererek Kurul kararının iptaline karar vermiştir.

işçilik hesabının KİK İşçilik Modülü üzerinden yapılıp, bu hesaplamaya da giyim için tevsik edilen proforma faturadaki bedelin katılması, ayrıca teklif bedeli içerisinde kişi başı 0,01 TL kıyafet gideri öngörülmesi ile hiç kıyafet gideri öngörülmemesi halinde KİK İşçilik Modülünün aynı sonucu vermesinin davacının iradesi dışında gelişen bir durum olması hususları bir arada dikkate alındığında, kıyafet giderinin teklif bedeli içerisinde yer aldığı ve tevsik edildiğinin anlaşılmış olması karşısında, aksi gerekçe ile davacının uyuşmazlık konusu ihalenin 1. ve 3. kısımlarına ilişkin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına dair düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin ihalenin 1 ve 3 üncü kısımlarına yönelik davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

sunulan noninvaziv yoğun bakım hastabaşı monitörünün Teknik Şartname maddesinde yer alan ancak ‘dalga formları istenen renkte olmalı veya seçilebilmeli ve tarama hızı en az üç farklı seviyede seçilebilmelidir’ özelliği ile yer alan ‘derivasyon seçiminin kullanıcı tarafından tek tuşla yapılabilmesi’ özelliğini sağlamadığının bilirkişi raporu ile ortaya konulması karşısında, Şti.nin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği yönünde düzeltici işlem belirlenmesi gerekirken, davacı tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

İş deneyim belgesinin “kat ve/veya arsa karşılığı inşaat işleri” kapsamında bulunduğu açık olup, her ne kadar davalı Kamu İhale Kurulu’nca, söz konusu iş deneyim belgesine konu işe ait sözleşme hükümleri yorumlanarak “anılan sözleşmenin yapılacak iş karşılığı tahmini de olsa bir bedel içerdiği” gerekçesiyle bu sözleşmeye dayanılarak düzenlenen iş deneyim belgesinin, 4734 sayılı Kanun kapsamında yapılan ihalelerde iş deneyiminin belgelendirilmesi amacıyla kullanılabileceğine karar verildiği görülmüş ise de, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı usulüne göre yapılan sözleşmeler, yapım işinin yaptırılması karşılığında iş sahibinin yükleniciye ödeyeceği bedeli düzenleyen nitelikte sözleşmeler olmayıp, yapım işinin tamamlanmasından sonra elde edilecek bağımsız bölümler veya satış toplam gelirinden yükleniciye bırakılacak hissenin (adet) veya tutarın düzenlendiği sözleşmeler olup, bahse konu sözleşmede geçen bedel de, yapım karşılığında iş sahibinin yükleniciye ödeyeceği bedel olmayıp bağımsız bölümlerin satışından elde edilmesi tahmin edilen gelirdir. Bu itibarla, dava konusu ihalede en avantajlı 1. Teklif sahibi olan Şti. tarafından sunulan iş deneyim belgesinin kat karşılığı inşaat işine ilişkin düzenlendiği, bu belgenin 4734 sayılı Kanun kapsamındaki yapım işleri ihalelerinde, iş deneyimini tevsik eden belge olarak kullanılamayacağı, bu nedenle davacının buna ilişkin itirazının reddine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

aşırı düşük teklif açıklamasında, ihale konusu işin birinci kısmında çalışacak personele verilecek giyim giderini belgelendirmek üzere sunduğu proforma faturada toplam 1,00 TL, ikinci kısmında çalışacak 77 personele verilecek giyim giderini belgelendirmek üzere sunduğu proforma faturada toplam 0,11 TL, üçüncü kısmında çalışacak 285 personele verilecek giyim giderini belgelendirmek üzere sunduğu proforma faturada toplam 0,47 TL, öngörüldüğü görülmüş olup, buna göre parça başı öngörülen birim fiyatın kuruşun da altında ifade edilebilecek bir tutara karşılık geldiği, yine ihalenin birinci kısmına teklif veren Şti.’nin aşırı düşük teklif açıklamasında, ihale konusu işte çalışacak 631 personele verilecek giyim giderini belgelendirmek üzere sunduğu proforma faturada toplam 0.88378 TL öngörüldüğü anlaşılmıştır.Bu durumda, yukarıda adı geçen şirketler tarafından öngörülen tutarlar kuruşun altında olduğundan yasal olarak geçerliliği bulunmadığı gibi mevzuat gereği yarım kuruşun altı aşağı doğru yuvarlanması gerektiğinden adı geçen isteklilerin giyim için herhangi bir bedel öngörmediği anlaşılmıştır. Kaldı ki toplamda öngörülen tutar ödenebilecek bir meblağ olmakla birlikte birim fiyat anlamında bir kuruşun altında bir bedelin ödenmesi de mümkün olmadığından ..Şti.’nin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği sonucuna varılmakla tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Mahkemece verilen karada Olayda, her ne kadar ihalenin iptali işleminin tebliği üzerine beş gün içerisinde doğrudan Kamu ihale Kurulu’na itirazen şikayet başvurusunda bulunulması gerekmekte ise de, ihaleyi yapan idarece davacıya tebliğ edilen ihalenin iptaline ilişkin işlemde açıkça “bu kararın bildiriminden itibaren süresi içinde 4734 sayılı Kanunun 55. maddesi uyarınca şikâyet başvurusunda bulunulabilecektir” ifadesine yer verildiği, davacının da anılan maddede belirtilen şekil ve sürede önce idareye şikâyet başvurusu ve bu başvuruya süresinde cevap verilmemesi üzerine itirazen şikâyet başvurusu yaptığı görülmektedir.Anayasa’nın 40. maddesindeki düzenleme ile son derece dağınık mevzuat karşısında idarelere, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirildiği ve bu durumun hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması ve idarenin denetlenmesi yönünden zorunlu olduğu, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi halinin ilgili kişilerin mağduriyetlerine yol açabileceği hususları göz önünde bulundurulduğunda, işleme karşı başvuru yolunun ve süresinin yanlış bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi halinde kusurun başvuru sahiplerine yükletilemeyeceği açık olduğundan, dava konusu ihaleyi yapan idarece davacıya tebliğ edilen belgede yer alan usule göre hak arama yoluna başvuran davacı şirketin, itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada Mahkeme kararda “… Uyuşmazlık konusu olayda; ihale üzerinde kalan davacı şirketin 6. kaleme 7.650,00-TL teklif verdiği, ihaleyi gerçekleştiren idare tarafından ise; 3. kaleme ilişkin 8.760,72-TL, 6. kaleme ilişkin ise 125.706,66-TLyaklaşık maliyetin belirlendiği, dolayısıyla davacının vermiş olduğu teklifin idarece belirlenen yaklaşık maliyete göre oldukça düşük olduğu ve davacının iddiasının; ihalenin 6. kaleminde sehven 3. kaleme verilecek fiyatı teklif ettiklerine, bu kalem için verdikleri fiyatın yaklaşık maliyetin 17 katı daha düşük olduğuna, dolayısıyla 6. kalem için verdikleri teklifin aşırı düşük teklif olarak değerlendirilerek reddedilmesi ve ihalenin ikinci en avantajlı teklif veren istekli üzerinde bırakılması gerektiğine, başka bir ifadeyle vermiş oldukları fiyat teklifi nedeniyle aşırı düşük teklif kapsamında açıklama istenmeden idarece ihalenin sonuçlandırılmasının yerinde olmadığına ilişkin olduğu dikkate alındığında, bu iddia çerçevesinde ihale üzerinde kalmış olsa dahi davacının ehliyetinin var olduğu kabul edilerek söz konusu iddiasına ilişkin olarak işin esasının incelenmesine geçilmesi gerekirken; davacının hukuken korunması gerekli bir hakkının veya menfaatinin bulunmadığı ve başvuru ehliyetini haiz olmadığından bahisle başvurusunun ehliyet yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada Mahkeme davanın reddi kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay kararında “ … Kanun’un Geçici 14. Maddesinde kurala bağlandığı üzere, ilanın ve duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan hükümlere göre yatırılması gereken başvuru bedelini yatırmak suretiyle usulüne uygun bir başvuru yapan davacının başvurusunun esasının incelenmesi gerekirken, başvurunun şekil yönünden reddi yolunda tesis edilen davalı idare işleminde hukuka uygunluk bulunmadığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.gerekçesiyle anılan mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Temyiz incelemesi sonucunda Danıştay kararı ile “…4734 sayılı Kanunda yer alan düzenlemeler uyarınca, Kamu İhale Kurulu’nun; ihale işlem ve kararlarını mevzuata uygunluk açısından inceleyerek, anılan Kanun’un 54. maddesinde belirtilen kararlardan birini almakla zorunlu bulunduğu; itirazen şikâyet başvuruları üzerine Kamu İhale Kurulu’nun hangi kararları alacağının Kanun ile tahdidi bir biçimde sayıldığı; bunlar arasında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin bir karar türüne yer verilmemesi karşısında, itirazın incelenmesini ortadan kaldıran böyle bir usulün hukuki dayanağı olmadığının açık olduğu; bu itibarla, davacı şirketin Kuruma süresinde yaptığı başvurunun, ihalenin idarece iptal edildiği gerekçesiyle, Kanun’un 54. maddesi uyarınca bir karar alınmaksızın, karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karara bağlanmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.Öte yandan; Kamu İhale Kurulu tarafından dava konusu kararın verildiği tarihte ihalenin iptaline karşı yapılan itirazen şikâyet başvurusunun idarenin kayıtlarında olup henüz karara bağlanmadığı, bu itibarla, ihalenin iptaline yönelik işlemin iptal edilmesi ihtimalinin de bulunduğu bir durumda, davacının başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilerek hak arama hürriyetinin engellendiği görülmektedir.” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

ihaleyi yapan idarece tekliflerin değerlendirilmesi safhasında anılan belgenin isteklilerce sunulup sunulmadığı hususunda bir tespit yapılmadığı ve bu sebeple hiçbir firmanın değerlendirme dışı bırakılmadığı anlaşılmakta olup davacının belgeyi sunmayan isteklilerin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği yönündeki itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.Öte yandan, idarenin bu uygulamasını tüm isteklilere eşit şekilde gerçekleştirmiş olması; ihaleye katılan isteklilerde aranılması zorunlu yeterlik kriterlerini ortadan kaldıracak bir durum değildir.Dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı bulunmuş olmasının ihalenin doğrudan davacı üzerinde kalması sonucunu doğurmayacağı ve bu hususun Teknik Şartname’nin Ek.3 maddesinde yer verilen söz konusu belgelerin her iki istekli tarafından teklif dosyası kapsamında sunulup sunulmadığının incelenmesi sonrası oluşacak yeni hukuki duruma göre ayrıca değerlendirileceği ise açıktır. gerekçeleriyle dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.