Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.8 maddesinde yer verilen açıklamalar dikkate alındığında, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yaptırılacak çalışma için 4857 sayılı İş Kanunu’nun 47’nci maddesi uyarınca belirlenecek ücretin hesaplanabilmesi açısından çalışılacak gün ve personel sayısı ihale dokümanında belirtileceği, İdari Şartname’de resmi ve dini bayram tatillerinde Devlet Hastanesi’nde 2 kişiye, Devlet Hastanesi’nde ise 14 kişiye çalışma yaptırılacağının düzenlendiği, bahse konu ihalenin personel çalıştırılmasına dayalı olmayan bir hizmet alımı olduğu, dikkate alındığında resmi ve dini bayram tatillerinde çalışılacak gün sayısının belirtilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından hukuka aykırılık görülmemiştir.” gerekçesiyle,iddiasına ilişkin olarak itirazen şikayet başvurusunun reddine kararı açısından iptaline,

davacı şirketin itirazen şikâyet başvurusunda yukarıda ayrıntısıyla yer verilen iddiaların niteliği ve konusu itibariyle tamamen ihale sürecine yönelik olarak 4734 sayılı Kanun 5.maddesinde sayılan ihalelerde güvenirlik gizlilik ve kamuoyu denetimi şeklinde temel kavramlardan hareketle yapılan bir itirazen şikayet başvurusu mahiyetinde olduğu, dolayısıyla bahse konu ihaleye istekli olarak katılan ve dava dışı İş Ortaklığı’nın ihalenin 1’inci kısmına, Ltd. Şti.nin ihalenin 3’üncü kısmına, Tic. Ltd. Şti.nin ise ihalenin 5’inci kısmına yönelik olarak salt davacı şirketin yaptığı aşırı düşük teklif açıklamasının ihale mevzuatına uygun olmadığı şeklinde farklı iddialara yer vermek suretiyle yapılan itirazen şikayet başvurulan üzerine alınan Kamu İhale Kurulunun sırasıyla kararlarının iş bu davaya konu Kamu İhale Kurulu’nun Kararına esas alınan iddialardan farklı olduğu anlaşıldığından, yukarıda verilen anlatımlar dikkate alındığında, itirazen şikayet dilekçesinde yer verilen iddialara yönelik olarak davalı idarece Kurumun görev ve sorumluluklarının gereğini yerine getirmek suretiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bahse konu iddialar yönünden itirazen şikâyet başvurusunun usul yönünde reddi yolundaki dava konusu işlemde hakkaniyete ve hukuka uygunluk bulunmamıştır…” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

Danıştay kararında “Bakılan davada, Mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi raporunda; toplam nispi ağırlık puanı 79 olan Tablo-1 de (Çok Hüzmeli Sayaçlar İçin Değerlendirmede Kullanılacak Fiyat Dışı Unsur Nispi Ağırlık Tablosu ) 10 puanlık 6 sıra No’lu özelliğin, toplam nispi ağırlık puanı 116 olan Tablo-2’de (Hacim Esaslı Sayaçlar İçin Değerlendirmede Kullanılacak Fiyat Dışı Unsur Nispi Ağırlık Tablosu ) ise, 12 puan teşkil eden 2 ve 3 sıra no’lu özelliğin A.Ş. firması tarafından teklif edilen marka sayacı tarif ettiği belirtilmiştir.Bu durumda, ekonomik açıdan en avantajlı teklifin en düşük fiyat esasına göre değil, fiyatla birlikte fiyat dışı unsurlar da dikkate alınarak belirlendiği uyuşmazlık konusu ihalede, teknik şartnamede yer alan her iki tabloda yer alan Aquadis marka sayaca avantaj sağlayan özelliklere uygulanan puanların, anılan tablolarda yer alan toplam nispi ağırlık puanlarına göre orantısal olarak fazla olmadığı ve ölçülü bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

temyiz yoluna başvurulması üzerine, Danıştay kararında “Dosyanın incelenmesinden; davacıların üçüncü iddiasına ilişkin olarak, ihalenin dava konusu 6. kısmının 8 güzergah hattından oluştuğu, anılan hatların altısında haftanın 7, ikisinde ise 6 sefer yapılacağı, işin süresi boyunca asgari 27 mutemet çalıştırılmasının öngörüldüğü, ihalenin 8. Kısmının ise, 8 güzergah hattından oluştuğu, bu hatların beşinde haftada 7, üçünde ise 6 sefer yapılacağı, işin süresi boyunca asgari 23 mutemet çalıştırılmasının öngörüldüğü, ihale üzerinde kalan isteklinin personel giderine ilişkin aşırı düşük teklif açıklamasını ihale dokümanında öngörülen asgari personel sayısını dikkate alarak yaptığı anlaşılmaktadır.Bakılan uyuşmazlıkta; mutemetlerin/sürücülerin tatil sebebiyle iş bırakması durumunda, yüklenicinin teknik şartnamenin 5.2. maddesindeki düzenleme uyarınca bir başka mutemet/sürücü görevlendireceği düzenlendiğinden, ihale dokümanında da asgari personel sayısı açıkça belirtildiğinden ihale dokümanının isteklileri tereddüde düşürücü nitelikte olmadığı, ihale üzerinde kalan istekli tarafından da aşırı düşük teklif açıklamasının ihale dokümanında öngörülen asgari personel sayısı öngörülerek yapıldığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. Maddesi uyarınca Mahkemesi kararının bozulmasına, davanın reddine denilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada,Mahkeme kararında, “… Uyuşmazlık konusu ihale kapsamında yer alan ambalaj atıklarının toplanması işinin yerine getirilmesi için alınması zorunlu olan ve ilgili mevzuatında o iş için özel olarak düzenlenen sicil, izin, ruhsat vb. belgelerin ambalaj atığı toplama ve ayırma alanında düzenlenmiş ‘Geçici Faaliyet Belgesi’ veya ‘Çevre İzni veya Çevre İzin ve Lisans Belgesi’ olmasına rağmen, idari şartnamenin 7.1.h maddesinde sadece Lisansı’nın yeterlik kriteri olarak istenmesinin Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 38’inci maddesinin 4’üncü fıkrası … hükmüne aykırılık teşkil ettiği, diğer yandan bu düzenleme ile Kamu İhale Kanununun 5’inci maddesinde sayılan temel ilkelerden rekabet ilkesinin bu ihalede yeterince sağlanamadığı, nitekim ihalede en düşük bedelli teklifin Lisansı olmadığı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakıldığı ve 31 adet ihale dokümanı satın alınmasına rağmen 2 istekli tarafından teklif verildiği görülmektedir.Bu durumda uyuşmazlık konusu ihalede 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 5. maddesinde öngörülen şekilde yeterli rekabetin oluşmadığı ve bu bağlamda kaynakların verimli bir şekilde kullanılması ilkesinin de gerçekleşmediği sonucuna varılmakla belirtilen gerekçelerle ihalenin iptaline karar verilmesi gerekirken ve davalı idarece de uyuşmazlık konusu ihalede rekabet ilkesinin oluşmadığı tespit edilmesine rağmen salt ihale ilanında ve idari şartnamede yer alan düzenlemeye karşı süresi içinde itirazen şikayet başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davacı şirketin itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. ” denilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

şirketin birim fiyat teklif cetvelinde işçi sayısı, ay, teklif edilen birim fiyatın çarpılması suretiyle 194.643,00 TL teklif sunulduğu, davalı idarece söz konusu durum 5.406,75 TL x 36 ay x 3 kişi = 583.929,00 TL teklif sunulması şeklinde değerlendirilecek davacı şirketin standart birim fiyat teklif cetvelinde uygun teklif sunmadığının değerlendirildiği, davalı idarece yapılan değerlendirmenin şekli olarak yerinde olduğu değerlendirilse de davacının sunduğu değerin sonucu itibariyle doğru olduğu, aritmetik hata yapılmadığı, yalnızca hesap hatası yapıldığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

ortak girişimler tarafından sunulan proforma fatura ve fiyat tekliflerine ilişkin maliyet/satış tespit tutanaklarının birbirleriyle uyumlu olduğu ve Tebliğ uyarınca gerekli şekli unsurları taşıdığı görüldüğünden, düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır. ” gerekçeleriyle temyiz isteminin kabulüne ve Mahkemenin ısrar kararının bozulmasına karar verilmiştir.

6552 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet işlerinde kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ödeneceği düzenlendiğinden, bu tazminatın teklif fiyata dahil bir maliyet olarak değerlendirilmesi gerektiği, ihbar tazminatı konusunda yüklenicinin sorumluluğu devam ediyorsa da olası ihbar tazminatı giderlerinin %4 sözleşme giderleri ve genel giderlere yansıtılmak suretiyle teklif fiyatının oluşturmasının mümkün olduğu gerekçesiyle söz konusu iddia yerinde görülmemiş ise de; 6552 sayılı Kanun’un 8’inci maddesiyle 4857 sayılı Kanun’un 112’nci maddesine eklenen fıkralara göre, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet işlerinde kıdem tazminatının ödenmesine ilişkin yükümlülükler ilgili kurum ve kuruluşlara ait olup, Teknik Şartname’de aksi yönde getirilen düzenleme ile bu yükümlülüğün yüklenicilere verilmesinin anılan Kanun hükmüne aykırılık teşkil edeceği gibi, iş hukukunun genel ilkeleri uyarınca asıl işveren-alt işveren hukuki sorumluluk kuralları çerçevesi dışına çıkılması ve bu durumun işçi aleyhine neticeler doğurması sonuçlarına varabileceği, ihbar tazminatının da Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.30’uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan genel giderler kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, zira anılan bentte yapılan değişiklik ile “kıdem ve ihbar tazminatları” ibaresinin metinden çıkarıldığı, dolayısıyla bu belirsizlik ve anılan Kanun’a aykırılık karşısında Teknik Şartname’de yer alan söz konusu düzenlemenin başvuruya konu ihalede isteklilerin ihaleye katılma ve tekliflerini hazırlama davranışları üzerinde olumsuz etkiler doğurarak ihalede rekabet, saydamlık ve güvenirlik ilkelerini zedeleyeceği açık olduğundan, bu hususa yönelik itirazen şikayet başvurusunun reddedilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir

İş Ortaklığı tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada,Mahkeme kararında, “Dava konusu uyuşmazlıkta, davacıların ön yeterlik aşamasında dava konusu ile aynı iş deneyim belgelerinin Kamu İhale Kurulu’nun dava konusu edildiği yargılamada, Danıştay kararında, “iş deneyim belgelerinin aslının aynı olduğunun noter tarafından tasdik edildiği, bunun üzerine yabancı ülke Adalet Bakanlığı yetkilisi tarafından noterin sıfatı, imzası ve mührüne ilişkin olarak apostil tasdik şerhi düşülmek suretiyle belgenin tümünün doğruluğunun kabul edildiği görülmektedir.” ifadelerine yer verilerek anılan belgelerin sunuluş şeklinin uygun olmadığı gerekçesiyle, ön yeterlilik aşamasında değerlendirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki temyize konu Mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmediği, buna göre dava konusu iş deneyim belgelerinin tümünün doğru kabul edilmesi gerektiği, davacıların tekliflerinin bu sebeple geçersiz sayılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan davacıların tekliflerinin geçersiz sayılmasında hukuka uyarlık görülmediğinden, davacıların herhangi bir hak kaybının veya zararının veya zarara uğrama ihtimalinin bulunmadığından da söz edilemeyeceği, buna göre davacıların birinci ve ikinci iddiaları yönünden başvurularının reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

ihalenin iptaline ilişkin işlemlere karşı yapılacak itirazen şikayet başvuru süresinin beş gün olarak belirlenerek, Kanun’un 55. Maddesinde belirlenen on günlük şikayet ve itirazen şikayet başvuru süresinden kısa düzenlendiği, bildirim yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davacı şirketin ihaleyi yapan idareye yapmış olduğu şikayet başvurusunun süresinde olduğunun ve bu durumun genel şikayet ve itirazen şikayet sürecinin işletilmesi hali olarak kabul edilmesi gerekeceğinden, itirazen şikayet başvurusunun 5 günlük süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

İdarelerce ihale sürecinde iş deneyim belgesi istenilmesindeki amaç, isteklinin ihale konusu iş veya benzer işlerle ilgili daha önceki tecrübesini kanıtlayabilmesidir. 4734 sayılı Kanun’da ve Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nde öngörülen sözleşmenin bedel içermesine ilişkin koşulun, karşılıklı haklar ve borçlar içeren iki taraflı bir sözleşme sonucunda edimini kusursuz olarak ifa eden yüklenicinin deneyimini ortaya koymak amacıyla getirildiği açıktır. Bu bağlamda, iş deneyimine konu olan sözleşmede, yapılan işler karşılığı olarak aynî bir bedelin müteahhide verilmesinin öngörülmesi, işin geçici kabulünün yapılarak tamamlanması nedeniyle, davacı iş ortaklığın iş deneyiminin kabul edilmesi gerekmektedir.Bu durumda, yapılacak iş karşılığı nakdî bir bedel içermeyen kat karşılığı sözleşmeye dayalı olarak gerçekleştirilen yapım işi ile ilgili olarak düzenlenmiş iş deneyim belgesinin kabul edilmesinin mevzuata aykırı olduğundan bahisle, davacı ortak girişimin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması üzerine yapılan başvurunun, sunulan iş deneyim belgesinin yapılacak iş karşılığı bir bedel içermeyen kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanılarak gerçekleştirilen yapım işi için düzenlendiğinden ihalede iş deneyimini tevsik edici belge olarak kullanılamayacağı gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uygunluk ve davanın reddine ilişkin dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı.”gerekçesi ile “dava konusu işlemin iptaline” karar verilmesi üzerine Kurul kararı ile;Kamu İhale Kurul kararının İş Ortaklığının teklifinin idarece değerlendirme dışı bırakılmasının uygun bulunmasına ilişkin kısmının iptaline,Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince, düzeltici işlem belirlenmesine,” karar verilmiştir.Mahkeme kararı üzerine, Kurum tarafından temyiz yoluna başvurulmuş olup, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay kararı ile “…Uyuşmazlıkta,Mahkeme kararı ile davayı reddetmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin kararı ile “… dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uygunluk ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmeyerek…” anılan karar bozulmuştur. Bunun üzerine Kamu İhale Kurulu’nun dava konusu kararı ile Kurul’un önceki kararı kaldırılarak Danıştay’ın bozma kararında yer alan gerekçeler uyarınca yeni işlem tesis edilmiştir.Bu durumda; davalı idarece, bozma kararı uyarınca tesis edilen işlemin iptali için açılan dava da, İdare Mahkemesince söz konusu dosya mahkemesince yeniden incelendikten sonra verilecek yeni karara göre işlem tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49.maddesi uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine” karar verilmiştir.