Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Mahkeme kararı ile “…Mahkememizin ara kararları ile Belediye Başkanlığı’ndan ilk komisyon kararına yapıldığı belirtilen itirazın, kuruma giriş kayıt kaşesini de gösteren bir sureti ile hangi tarihte kurum kaydına alındığının bildirilmesinin istenilmesine karar verildiği, mahkeme kaydına alınan cevapta, itiraz dilekçesinin 04.03.2016 tarihinde kurum kaydına alındığı, itirazın kayıt kaşelerinin de bulunduğu onaylı suretinin cevap ekinde sunulduğu anlaşılmıştır.Bu durumda, davacı şirket tarafından kendisine tebliğ edilen ilk ihale komisyon kararına karşı itiraz dilekçesi ile itiraz yoluna başvurduğu, 4734 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen 55’inci maddesinde öngörülen 10 günlük itiraz süresi içinde yapıldığı açık olan itirazın esasının incelenmesi gerekirken, süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi uyarınca süre yönünden reddine ilişkin dava konusu kurul kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”şeklinde gerekçe gösterilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

ihaleyi yapan idarenin 10 günlük süre içerisinde cevap vermediği, yukarıda alıntısı yapılan Anayasa’nın 40. Maddesinde belirlenen yükümlülüğe aykırı olarak, bu süre bittikten sonra itirazen şikayet süresi içerisinde davacıya cevap vermek ve cevap yazısında bildirimden itibaren 10 günlük süre içerisinde itirazen şikayet başvurusunda bulunabileceğini bildirmek suretiyle davacıyı yanılttığı, davacının da şikayetin reddine ilişkin işlemden itibaren süresi içerisinde itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu açıktır.

temyize konu Mahkeme kararının, teknik şartnamenin B.16. maddesinde yer alan “cihazlar analiz için hiçbir ön işlem gerektirmeden numune tüpünden numuneyi direkt olarak alacaktır.” maddesine yönelik kısmının ONANMASINA, teknik şartnamenin B.4. maddesinde yer alan “Cihaz kalitatif ve kantitatif ölçüm yapabilmelidir. Ölçümü yapacak analiz cihazının bilgisayar ve yazıcı hariç tüm kullanılan materyalleri aynı marka olmalıdır.” maddesine yönelik olarak, temyize konu kararda inceleme ve değerlendirme yapılarak hüküm kurulmadığından, dava konusu işlemin değerlendirme yapılmayan ve hüküm kurulmayan bu kısmı yönünden BOZULMASINA, DAVANIN BU KISMININ REDDİNE…” gerekçesiyle Kurul kararının Teknik Şartname’nin B.16. maddesini konu eden kısmını iptal eden İdare Mahkemesi kararının onanmasına, Kurul kararının Teknik Şartname’nin B.4. maddesini konu eden kısmını iptal eden İdare Mahkemesi kararının ise bozulmasına, davanın bu kısmının reddine karar verilmiştir.

ihaleye ait İdari Şartnamenin yukarıda anılan düzenlemeleri gereğince ihale konusu işin yürütülmesi aşamasında idarece yükleniciye işçilerin risk primi %1,5 oranı üzerinden ödenecek iken, yüklenici tarafından, işçilerin risk primleri SGK’ya, 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6385 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesi gereği % 2 oranı üzerinden ödenecektir. Ayrıca, ihale dokümanında fiyat farkına ilişkin olarak yapılan düzenlemeden ihale tarihinden önce işçilerin risk primi oranında yapılacak değişikliklerden doğacak farkların ödenemeyeceği anlaşıldığından, idarece aradaki %0,5 oranındaki prim farkı yükleniciye ödenemeyecektir. Bu durumun ise ihale sürecinin devam etmesine engel oluşturacak ve düzeltici işlemle giderilemeyecek hukuka aykırılık olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ihalenin iptal edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

idare tarafından, davacı ortak girişimin pilot ortağı tarafından iş deneyimini tevsik etmek üzere idareye sunulan iş deneyim belgesinde, belge konusu işin inşaat alanına ilişkin bilgilerin yer almadığı, Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları Tebliği’nin 2. maddesinde ve söz konusu yapım işine ait İdari Şartname’nin 7.6. maddesinde belirtilen yapı ruhsatı veya yapı kullanma izin belgelerinin de teklif kapsamında sunulmadığı, dolayısıyla anılan belgede tanımlanan işin ihale konusu işin fiziki kriterlerini sağlayıp sağlamadığına ilişkin tevsik edici belgelerin teklif ile birlikte sunulmadığı gerekçesiyle davacı teklifinin değerlendirme dışı bırakılması yönünde tesis edilen idari işlemin yerinde olduğu sonucuna varılmış ise de; BII grubu işlerin benzer iş olarak belirlendiği uyuşmazlık konusu yapım işi ihalesinde, davacı ortak girişimin pilot ortağı tarafından, iş deneyim belgesi ile birlikte . Başkanlığınca şirket yetkilisi ve temsilcisine hitaben yazılmış yazı ve ekinde anılan iş deneyim belgesinin kapalı alan yüzölçümüne ilişkin sayısal tespitlere yer verilen yüksek mimarın imzalı resmî belgenin sunulduğu, bu raporda iş deneyim belgesinin alındığı inşaatın kapalı alan büyüklüğünün 75.416 m2 olarak belirtildiği, davacı tarafından Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları Tebliği’nin 2.9. ve 2.11. maddeleri uyarınca ihale konusu işe ilişkin yapı kullanma izin belgesi veya yapı ruhsatı sunulmamış olsa bile, yukarıda belirtilen resmî yazılardan iş deneyimine konu işin BII grubundaki alanı 20.000 m2 ve 25.000 m2 üzerinde olan hastane, üniversite ve eğitim binaları işi kapsamında olduğu, dolayısıyla iş deneyime konu işin fizikî kriterlerinin sağlandığı, kapalı alan metrekaresinin belirtildiği resmî yazının iş deneyim belgesi ekinde teklifleri kapsamında ihale dosyasına sunulduğu anlaşılmıştır.Bu durumda, BII grubu işlerin benzer iş olarak belirlendiği uyuşmazlık konusu yapım işi ihalesinde, davacı ortak girişimin pilot ortağı tarafından, ihale konusu işin fizikî kriterlerinin sağlandığına dair tevsik edici belgelerin İş Deneyim Belgesi ekinde teklifleri kapsamında idareye sunulduğu ve bu durumun Tebliğe uygun olduğu sonucuna varıldığından, davacı ortak girişimin ihale konusu işin fiziki kriterlerini sağlayıp sağlamadığına ilişkin tevsik edici belgeler olarak yapı ruhsatı veya yapı kullanma izin belgelerini teklifi ile birlikte idareye sunmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin dava konusu kararda hukuka uyarlılık görülmemiştir…” ifadelerine yer verilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

ihaleye 12 isteklinin katıldığı, ihale konusu iş personel çalıştırılmasına dayalı bir iş olarak belirlendiğinden sınır değerin kâr hariç yaklaşık maliyet tutarı olan 16.463.025,86 TL olarak hesaplandığı, sınır değerin altında teklif veren davacının dahil olduğu İş Ortaklığı’nın ekonomik açıdan en avantajlı birinci teklif olarak belirlendiği, ihaleye katılarak ekonomik açıdan en avantajlı üçüncü teklif olarak belirlenen Ltd. Şti’nin davacı şirketin dahil olduğu iş ortaklığının aşırı düşük teklif açıklamalarının uygun olmadığından bahisle yaptığı itirazen şikayet başvurusunun kabulü ile davacı şirketin dahil olduğu iş ortaklığının değerlendirme dışı bırakılması yönünde düzeltici işlem belirlenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, ihale uhdesinde bırakılan davacı şirketin bünyesinde yer aldığı İş Ortaklığı’nın aşırı düşük teklif açıklamalarında yol giderine ilişkin olarak Minibüsçüler Kooperatifinden KDV hariç 2,81 TL toplu fiyat teklifi aldığı ve bu fiyatlar üzerinden serbest biniş kartının ilgili personellere verileceğinin kabul ve taahhüt edildiği, ayrıca ilgili fiyat teklifinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir tarafından onaylanıp imzalandığı görülmüş olup, aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunulan fiyat teklifinin serbest biniş kartını verecek olan yetkili kuruluş tarafından düzenlendiği de dikkate alındığında yukarıda aktarılan düzenlemelere uygun olduğu sonucuna varılmış olup aksi gerekçe ile yapılan itirazen şikayet başvurusunun kabulü ile davacı şirketin yer aldığı iş ortaklığının değerlendirme dışı bırakılması yönünde düzeltici işlem belirlemesine yönelik dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

ihaleye 7 (yedi) isteklinin katıldığı, gerek Kamu ihale Kurulunun kararları, gerekse idarece yapılan değerlendirmeler sonucunda tek geçerli teklif kalmasına karşın, davacı şirkete ait olan geçerli teklifin yaklaşık maliyetin (1.921.726,75 TL) altında olduğu dikkate alındığında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı 5. maddesine aykırı bir durumun söz konusu olmadığı, diğer taraftan Çardak Yemek Hizmetleri Gıda Paz. ve Turizm A.Ş.nin davalı idareye yapmış olduğu itirazen şikayet başvurusunun yerinde bulunmuş olmasına rağmen anılan istekli tarafından teklif geçerlik süresinin uzatılmamasının da anılan “Temel İlkeleri” zedeler mahiyette olmadığı anlaşıldığından, ihalenin iptaline ilişkin karara karşı yapılan başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır…” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

İş Ortaklığı tarafından açılan davada, kararın iptali istemiyle açılan davada Mahkeme kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine yargı kararının uygulanması maksadıyla tesis olunan dava konusu Kurul kararında Kamu İhale Kurul kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte,Mahkeme kararında İfade edilen ihaleye dayanak teşkil eden ve Danıştay’ca yürütmesi durdurulan Yönetmelik hükümlerinin Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin, 07.06.2014 tarih ve 29023 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan “Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile değişik 60. maddesinin 2., 3., ve 4. fıkralarının olması ve dava konusu ihalenin de bir yapım işi olması karşısında, dava konusu Kurul kararının içeriğinde yer alan “dava konusu işlemin 12.06.2015 tarihli ve 29384 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak sonuçlandırılması” gerektiği ifadesine yer verilmesinin Mahkeme kararının gerekçesine uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir” şeklindeki gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Mahkemesinin kararının gereğinin yerine getirilmesi ve aynı zamanda 18’inci İdare Mahkemesinin vermiş olduğu kararın gereğini de yerine getirilmesinin tek bir işlem ile gerçekleştirilmesi mümkün bulunmaktadır.Bu durumda, anılan Mahkeme kararında yargı kararı gereği oluşan yeni hukuki durum göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerektiği belirtildiğinden dava konusu işlemin 12.06.2015 tarihli ve 29384 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır.

Kanun hükümleri ve Dairemizin içtihat değişikliği bağlamında uyuşmazlık Dairemizin tüm üyelerinin katıldığı toplantıda incelenmiş olup, bu kapsamda, firma tarafından ihale uhdesinde kalan ..Co. Ltd.’nin Teknik Şartname’de yer alan bir kısım bilgi ve belgeleri sunmadığından değerlendirme dışı bırakılması gerektiği iddiasıyla yapılan şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda uyuşmazlık konusu ihalede istekliler arasında tereddüt meydana geldiği hakkında herhangi bir iddia ileri sürülmediği gibi, ihaleyi yapan idarece şikâyet üzerine tesis edilen işlemde de bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, kaldı ki, ihale dokümanının başvuru öncesinde kesinleşmiş olması nedeniyle kesinleşen ihale dokümanına karşı böyle bir iddianın da ileri sürülemeyeceği, dolayısıyla uyuşmazlıkta Kamu İhale Kurulu’nca ve yargı mercileri tarafından dokümanın isteklileri tereddüde sevk ettiğine ilişkin bir değerlendirmenin yapılamayacağı, doküman kesinleştiğinden, dokümanda istenilen bilgi ve belgelerin ihale aşamasında mı, sözleşme aşamasında mı istendiğine yönelik değerlendirmenin yapılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği görülmektedir.Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu ihaleye ait teknik şartnamede, yüklenicinin, teklifinde bazı bilgi ve belgelerin verilmesi yönünde düzenlemeye yer verilerek, Teknik Şartname’de belirtilen araç, ekipman ve malzemelere ait bilgi ve belgeleri (tablo, grafik, plan vb.) teklifle birlikte sunmalarının istenildiği, ihaleyi yapan idarece tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında anılan bilgi ve belgelerin aranmadığı ve hiçbir isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmadığı anlaşılmaktadır.Öte yandan; uyuşmazlık konusu işe ilişkin  Bakanlığın Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü ile Co. Ltd. arasında imzalandıktan sonra sözleşme hâlini alan Sözleşme Tasarısı’nın 12.2.3. maddesinin birinci fıkrasında, “Ödeme; 1-Araç dizaynının onaylanması ile toplam sözleşme bedelinin % 20’si, 2-ilk aracın üretim bandına girdiğinin yerinde tespiti ile toplam sözleşme bedelinin % 20’si, 3-Araçlar için; 3.1-Teklif birim fiyatının % 15’lik ilk diliminin ödenmesi sevk evrakının idareye teslimi ile, 3.2-Teklif birim fiyatının % 30’’uk ikinci diliminin ödenmesi araçların işyerine teslimi ile, 3.3-Teklif birim fiyatının % 10’luk üçüncü diliminin ödenmesi Teknik Şartname’de belirtilen tüm test prosedürlerinin, eğitimlerinin ve deneme işletmesinin başarı ile tamamlanmasından sonra ve ticari işletmeye hazır hâle geldiğinin tevsiki ile ödenir.”; “Alım konusu mala ilişkin dokümantasyon” başlıklı 18. maddesinde ise, “18.1. Yüklenici, alım konusu mala ilişkin bakım talimatları, bakım prosedürleri, yeni parçaların montajı için gerekli montaj bilgilerini içeren teknik kılavuzları ve/veya kullanıcı kılavuzunu idareye sunmak zorundadır. 18.2. Yüklenici alım konusu malın teknik kılavuz ve kullanıcı kılavuzlarının orijinal dili dışında, Türkçe iki kopyasını vermek zorundadır.” şartlarına yer verilmiş olup; ihaleyi yapan idare tarafından itirazen şikâyet başvurusu aşamasında davalı idareye gönderilen yazıda da, “İşbu maddelerde belge ve bilgilerin yüklenici tarafından teklifinde sunulacağı şeklinde bir düzenleme ihale dokümanımızda yer almamakta olup, Teknik Şartnamede atıf yapılan madde bentleri müstakilen değil, maddenin bütünlüğü içinde okunup değerlendirildiğinde söz konusu idare taleplerinin, sözleşmenin imzası sonrasında “araçların dizaynı ve üretimi” aşamasını tariflediği ve “sözleşmeyi ilgilendiren yükleniciyi” ilgilendirdiği ve bağladığı anlaşılabilir. Anılan madde bentleri, Teknik Şartnamemizde “isteklilerden teklifleri ekinde dizayn ve üretim süreci sorgusu yapan maddeler değildir.” hususlarına yer verilmiştir.Bu durumda, Teknik Şartname’nin ilgili maddelerinde geçen “yüklenici tarafından teklifinde sunulacaktır” şeklindeki ibareler ile sözleşme birlikte değerlendirildiğinde, aktarılan ibarelerde yer alan “tekliften; sözleşme imzalandıktan sonra yüklenici tarafından idareye onaylanmak üzere sunulacak araç dizaynına ilişkin teklifin anlaşılması gerektiği, öte yandan, Kanun’da, yüklenicinin üzerine ihale yapılan ve sözleşme imzalanan istekli olarak tanımlandığı da dikkate alındığında; Teknik Şartname’de istenilen araç, ekipman ve malzemelere ait bilgi ve belgelerin sözleşme aşamasına ilişkin olduğu görüldüğünden, anılan bilgi ve belgelerin olmadığı iddiasıyla yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır…” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Mahkeme kararında, “…Davalı idarece, davanın başvurusu ile ilgili olarak gerekli inceleme yapılmadan, zeyilname ile yeni bir durumun oluştuğu belirtilerek, idareye yapılması gereken şikâyet başvurusunun süresi geçtikten sonra kendilerine yapıldığı, bu nedenle süre ret kararı verildiği ileri sürülmüş ise de; davacının idareye başvuru yaptığı tarihte zeyilname düzenlendiği ve başvurusunun reddi üzerine yaptığı itirazen şikâyet başvurusu niteliğinde olduğu ve bu itirazen şikâyet başvurusunun da süresinde olduğu dikkate alındığında davacının başvurusunun zeyilname ile ilişkilendirilerek süresinde olmadığından bahisle reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.