ihaleye katılan 9 istekliden 7 tanesinin teklifleri kapsamında sundukları geçici teminat mektuplarına ait geçerlilik süresinin … tarihinden daha sonraki bir tarih olarak belirlendiği, Şti’in ise teklifi kapsamında geçici teminat mektubu sunmadığı,Ortak Girişimi adına özel ortak olan Ltd. Şti’nin farklı iki banka tarafından düzenlenmiş geçici teminat mektuplarını teklifleri kapsamında sundukları, söz konusu geçici teminat mektuplarında yer alan geçerlilik sürelerinin … tarihi olduğu dolayısıyla söz konusu ortak girişim tarafından teklifleri kapsamında sunulan geçici teminat mektuplarına ait geçerlilik süresinin mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve İdari Şartname’nin “Geçici teminat” başlıklı 26.3. maddesinde yer verilen geçici teminatların geçerlilik tarihine ilişkin düzenlemenin isteklilerin tekliflerini oluştururken hataya düşmelerine sebep olduğu görülmektedir.

Mahkeme kararında Uyuşmazlıkta dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden davacı şirketin iş deneyim belgelerinin Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 31/4-a maddesine uygun olarak sunmadığı anlaşılmakla bu bağlamda teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve Kanun’un gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, ihaleye katılan davacı şirketin iş deneyim belgesinin mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle teklifinin değerlendirme dışı bırakılması üzerine davacı şirket tarafından iş deneyim belgelerinin usulüne uygun düzenlendiği iddiasıyla şikayet ve itirazen şikayet başvurusu yapıldığı dikkate alındığında davalı idarece başvuru sahibinin iddiaları ile idarenin şikâyet üzerine aldığı kararda belirlenen hususlar ve itiraz edilen işlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlal edilip edilmediği yönünden ihale üzerinde bırakılan İş Ortaklığı’nın pilot ortağı iş deneyim belgesinin de mevzuata uygun olup olmadığı incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken salt davacı şirketin iş deneyim belgesinin incelenmesi suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak verilen dava konusu kararda hukuka uygunluk bulunmamıştır. gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile “…Dosyanın incelenmesinden: uyuşmazlık konusu ihalenin üzerinde kaldığı firmanın sosyal güvenlik prim borcu olması nedeniyle kendisiyle sözleşme yapılmadığından ikinci en avantajlı teklif sahibi olan davacının sözleşme yapmak için davet edildiği, bu davet yazısının 15.09.2006 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirketin bu tarihten itibaren 10 gün içinde gerekli belgeleri ve kesin teminatı vererek sözleşmeyi imzalaması gerektiği halde sözleşmeye davet yazısının tebliğinden itibaren 10 günlük yasal sürede sözleşmeyi imzalamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır

düzenlenen toplam 5.883.414,24 TL tutarlı iş bitirme belgesinin ihale konusu iş ve benzer iş kapsamındaki tutarı, Teknik Şartname’nin 12’nci maddesinin B kısmında çalıştırılan personel hariç olmak üzere Kamu İhale Kurul kararına istinaden daha önce 3.924.891,03 TL olarak hesaplanan tutarına Teknik Şartname’nin 12’nci maddesinin B kısmında çalıştırılan personele ödenen 243.474,88 TL de ilave edilerek 4.168.365,91 TL olarak dikkate alınması gerekmektedir 4.168.365,91 TL tutarlı iş deneyim belgesinin güncellenmesi sonucunda tespit edilen tutar 4.734.880,54 TL olup başvuru sahibi tarafından 23.072.094,19 TL bedel ile verilen teklifin %20’sinin 4.614.418,84 TL olduğu, güncellenmiş iş deneyim belgesi tutarının da İdari Şartname’nin 7.5.1’inci maddesi ile istenilen teklif edilen bedelin en az %20’si tutarını sağladığı anlaşılmıştır. Buna göre başvuru sahibinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması yönünde idarece tesis edilen işlemin mevzuata aykırı olduğu anlaşıldığından başvuru sahibinin iddiası yerinde bulunmuştur.

Kurul kararının iptali istemiyle, Ortak Girişimi tarafından açılan davada Mahkeme kararı ile “…Davaya konu olan ihalede, en avantajlı teklif sahibi A.Ş. tarafından sözleşme imzalanmayacağının bildirilmesi üzerine ihaleyi yapan idarece, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif olarak belirlenen davacı şirketlerin teklifi ile ihale üzerinde bırakılan şirketin teklifi arasında 17.591.400,00 TL farkın olduğu; bu nedenle, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 44. maddesi hükmüne dayanılarak davacı şirketler ile sözleşme imzalanmamasına ve ihalenin iptaline karar verilmiş ise de; ihale sürecinin bu aşamaya gelmesinden önceki aşamada, davacı şirketler tarafından, ihale üzerinde kalan isteklinin teklifinin aşırı düşük teklif olduğu, bu nedenle aşırı düşük teklif açıklaması istenilmeksizin ihalenin sonuçlandırılamayacağı iddiasıyla yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada,Mahkeme kararıyla, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği hususu dikkate alındığında; söz konusu karar uyarınca en avantajlı teklif sahibi A.Ş.’nden aşırı düşük teklif açıklaması istenilmesi ve bunun sonucunda ortaya çıkan duruma göre de yeni bir değerlendirme yapılması gerektiğinden, sonucu itibariyle ihalenin iptaline ilişkin bulunan dava konusu işlemde bu aşamada hukuka uyarlık görülmemiştir…” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Danıştay kararı doğrultusunda,Ltd. Şti.nin, ayni olarak karşılanacak olan yol bedeli maliyetini açıklamak üzere aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunduğu otobüs kiralanması işine ilişkin proforma faturanın mevzuata uygun olduğu, proforma faturada, şoför, trafik sigortası, kasko, vergi, akaryakıt vb. giderlerin ayrı ayrı gösterilmesinin hukuken gerekli olmadığı, bu durumda anılan isteklinin personel ulaşım gideri ile ilgili aşırı düşük teklif açıklamasının uygun olduğu anlaşılmıştır.

kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu kurala bağlayan Anayasa’nın 40’ıncı maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye rağmen idarenin işleminde davacının hangi kanun yolları ve mercilere başvurabileceği ve dava açma süreleri belirtilmediğinde, idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve hak arama özgürlüğünün ihlal edilmiş olması karşısında bakılan davada süre aşımından söz edilemeyecek olup, Kamu İhale Kurulu’nca işin esasının incelenmesi gerekirken davacının ikinci iddiası açısından başvurunun süre aşımı yönünden reddine Mahkeme tarafından da davanın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır

ihalenin iptaline yönelik kararının davacı şirkete bildirilmesine ilişkin “Kesinleşen İhale Kararının Bildirilmesi” konulu yazıda “Bu mektubun elden tebliğ edilmesi hâlinde aynı gün, iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilmesi hâlinde postaya verildiği tarihi izleyen yedinci gün, elektronik posta yoluyle bildirilmesi hâlinde bildirim tarihi, faksla bildirilmesi hâlinde bildirim tarihi tebliğ tarihi sayılacaktır.” ifadesinin yer aldığı, ancak söz konusu karara karşı başvuru yolu ve süresinin bildirimine yönelik bir ibareye yer verilmediği, yine davacının idareye yapmış olduğu şikâyet başvurusunun reddine ilişkin işlemde de söz konusu işleme karşı başvuru yolları ve süresinin bildirimine ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği görülmektedir.

ihale pazarlık usulüyle yapıldığından davacının yukarıda belirtilen mevzuat hükmü uyarınca dokümanı satın alamadığı görülmekte ise de, iddialarının davet aşamasından öncesine ait olduğu, bir başka anlatımla söz konusu işin pazarlık usulünü gerektirmeyen işlerden olduğu iddiasına dayandığından Kamu İhale Kurulunca işin esasına girilerek iddiaların incelenmesi gerekirken, başvurunun ehliyet yönünden usulden reddine yönelik Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” şeklinde gerekçe gösterilerek, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır

4734 sayılı Kanun’da, idare tarafından ihalenin iptal edilmesine yönelik işlemin, daha önce yapılan şikâyet başvurusundaki gerekçelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında bir ayrım yapılmadan ihalenin iptaline ilişkin işlemlerden şikâyet ve itirazen şikâyet üzerine alınanların itirazen şikâyete konu edilebileceğinin belirtilmesi karşısında, ihalenin iptalinden önce idareye bir şikayet başvurusu yapıldığı anlaşıldığından, bu işleme karşı itirazen şikayet başvurusu yapılmasının zorunlu bir başvuru yolu olduğu açık olmakla birlikte, idarenin davacıya yaptığı bildirimde, itirazen şikayet yoluna tabi olan ihalenin iptali işlemine karşı, idareye 4734 sayılı Kanun’un 55. maddesi uyarınca şikayet başvurusunda bulunulabileceği yönünde ihaleyi yapan idare tarafından yanlış bilgilendirildiği ve davacının da kendisine tebliğ edilen işlemde yer aldığı şekilde ve süresi içerisinde şikayet yoluna başvurduğu, idarenin şikayet başvurusu üzerine aldığı davacı şirkete bildirilmesi üzerine, bu karara karşı davalı idare kayıtlarına giren dilekçe ile itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır.

kısmi bölünmenin bi türü olan yavru şirket kurma yoluyla gerçekleşen bölünmelerde bölünen şirketin iş deneyim belgelerinin aynı faaliyet alanına ilişkin devralan şirkete geçeceği, dikkate alındığında yukarıda aktarılan bölünme sözleşmesi/planı çerçevesinde yavru şirkete devredilen Yemek Pişirme ve Dağıtım Hizmeti Alım işi bilgisini içeren bitmiş işe ilişkin iş deneyim belgesinin 4734 sayılı kamu İhale Kanunu kapsamında gerçekleştirilen ihalelerde iş deneyim belgesi olarak kullanılmasının mümkün olamayacağı anlaşılmıştır. Bu çerçevede Şti. adına düzenlenmiş iş bitirme belgesinin iş deneyim belgesinin belgeyi düzenleyen İstanbul İşletme Müdürlüğü tarafından iptal edilerek söz konusu belgenin yavru Şirketi adına 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılacak ihalelerde kullanılamayacağına dair şerh düşülerek yeniden düzenlenmesi gerektiğine ilişkin Kamu İhale Kurulu Kararlarında hukuka uyarlılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline” karar verilmiştir.