5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102.maddesinin (e) bendinde, “…4) Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usulsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre, idari para cezası uygulanır

Print Friendly, PDF & Email

İstanbul BİM, 7. İDD, E. 2016/358 K. 2017/393 T. 17.3.2017

 

İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, işyerinde yapılan denetim neticesinde yevmiye defterinin ve ücret tediye bordrosunun usulüne uygun olarak düzenlenmediğinin tespit edilmesi sebebiyle 5510 sayılı Kanunun 102.maddesi uyarınca 1.329,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adapazarı Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 07.01.2015 tarih ve 73514 sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair 19.03.2015 tarih ve 2015/4 sayılı komisyon kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline ilişkin Sakarya 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 28/03/2016 tarih ve E:2015/459, K:2016/245 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu, İş Mahkemesi kararı kesinleşmeden infazının mümkün olmadığı, kararın bozulması halinde hukuk aleminde birbiri ile çelişkili iki ayrı kararın ortaya çıkacağı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

 

SAVUNMANIN ÖZETİ: Düzenlenen raporda Et Kombinası Müdürlüğü çalışanlarına mali, disiplin ve cezai yönden işlem yapılmasının belirtildiği, raporda sigortasız olarak işçi çalıştırıldığına dair bir kaydın bulunmadığı belirtilerek itirazın reddi ile kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi’nce işin gereği görüşüldü:

 

Dava, davacı tarafından, yevmiye defterinin ve ücret tediye bordrosunun usulüne uygun olarak düzenlenmemesi sebebiyle 5510 sayılı Kanunun 102.maddesi uyarınca 1.329,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adapazarı Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 07.01.2015 tarih ve 73514 sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair 19.03.2015 tarih ve 2015/4 sayılı komisyon kararının iptali istemiyle açılmıştır.

 

İdare Mahkemesi’nce, Sakarya 2. İş Mahkemesi nezdinde açılan davanın Sakarya İş Mahkemesi’nin 09.12.2015 tarih ve E:2015/1003, K:2015/737 kararı ile denetim raporunun iptaline karar verildiği, dolayısıyla iş bu davanın konusunu teşkil eden para cezası işleminin dayanağı olan denetim raporu iptal edilerek para cezasının dayanaksız kaldığı görüldüğünden, davalı idarece tesis edilen para cezası işleminde ve işleme yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

 

Yukarıda anılan mevzuat hükümlerine göre sigortalılık başlangıç tarihinden önce sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi gerektiği, ayrıca ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesinin takip eden ay içinde idarece belirlenen günde en geç verilmesi gerektiği, bu yükümlülüklere uyulmaması halinde idari para cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

 

Öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102.maddesinin (e) bendinde, “…4) Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usulsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre, idari para cezası uygulanır.

 

5) İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında, idari para cezası uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

 

Dava dosyasının incelenmesinden, X1 Kombinası Müdürlüğü’nce gerçekleştirilen “220 Ton Kemikli Etin Kemiksiz Hale Getirilmesi İşi” ihalesi uhdesinde bırakılan davacı şirketin yeterli işçilik bildiriminde bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla inceleme başlatıldığı, ihale merciinin 27.04.2012 tarihli yazısına göre ihale konusu işin 02.04.2012 tarihinde başlayıp 10.04.2012 tarihinde tamamlandığının belirtildiği ancak ihale merciinin 22.10.2012 tarihli yazısına göre ihale konusu işin 23.03.2012 tarihinde başlayıp 01.04.2012 tarihinde tamamlandığının belirtildiği, söz konusu tespite dayalı olarak inceleme neticesinde düzenlenen 20.08.2014 tarih ve 76868/İNC/15 sayılı asgari işçilik inceleme raporunda, asgari işçilik incelemesi yapılmasını gerektirir bir husus bulunmamakla birlikte işyeri bildirgesinin 23.03.2012 tarihinde verilmesi gerekirken süresinde verilmediğinden 5510 sayılı Kanunun 102.maddesinin b-1 bendi uyarınca idari para cezası verilmesi gerektiği, 23.03.2012 tarihinde işçi çalıştırılmaya başlandığı halde 02.04.2012 tarihinden itiabaren kuruma bildirim yapıldığından 2012/3 ve 2012/4 dönemleri için aylık prim hizmet belgesinin kuruma süresinde verilmediğinden 5510 sayılı Kanunun 102.maddesinin c-4 bendi uyarınca idari para cezası verilmesi gerektiği, ayrıca 2012/3 dönemi aylık prim hizmet belgesi verilmediğinden 2012/4 dönemi için de eksik gün ve kazanç bildirildiğinden bu dönemlere ilişkin yevmiye defter kayıtlarının geçersiz sayılarak her bir ay için 5510 sayılı Kanunun 102.maddesinin e-4 bendi uyarınca idari para cezası verilmesi gerektiği, aynı şekilde 2012/3 dönemi aylık prim hizmet belgesi verilmediğinden 2012/4 dönemi için de eksik gün ve kazanç bildirildiğinden bu dönemlere ilişkin ücret tediye bordrolarının geçersiz sayılarak her bir ay için 5510 sayılı Kanunun 102.maddesinin e-5 bendi uyarınca idari para cezası verilmesi gerektiği yönünde teklif getirildiği, getirilen teklif doğrultusunda dava konusu işlemlerle davacı şirketin yevmiye defterlerinin ve ücret tediye bordrolarının ilgili dönemde usulüne uygun biçimde düzenlenmediği gerekçesiyle 5510 sayılı Kanunun 102.maddesinin e-4 ve e-5 bentleri uyarınca toplam 1.329,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bakılan davanın da söz konusu işlemlerin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.

 

Olayda, davacı şirketin uhdesinde kalan ihaleye ilişkin işi 23.03.2012-01.04.2012 tarihleri arasında yerine getirmesine karşın davalı idareye bildirimlerini 02.04.2012-10.04.2012 tarihleri arasında verdiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davacı şirketin 23.03.2012-01.04.2012 tarihleri arasındaki dönemde düzenlediği yevmiye defterinin usulsüzlüğünden 5510 sayılı Kanunun 102/e-4 maddesi, ücret tediye bordrolarının usulsüzlüğünden aynı Kanunun 102/e-5 maddesi uyarınca idari para cezası ile cezalandırldığı görülmekte ise de, davacı şirketin geç bildirmleri nedeniyle ancak işe giriş bildirgesinin ve aylık prim hizmet belgesinin ve işten ayrılış bildirgesinin süresi içinde kuruma verilmemesinden kaynaklı olarak idari para cezası uygulanabileceği bunun ötesinde aynı döneme ilişkin yevmiye defterinin ve ücret tediye bordrolarının geçersizliğinden kaynaklı olarak idari para cezası uygulanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmış olup bu kapsamda davacı şirketin yapılan tespite istinaden yevmiye defterinin ve ücret tediye bordrosunun usulüne uygun olarak düzenlenmemesinden kaynaklı olarak idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemlerde hukuka uygunluk bulunmamıştır. Bu nedenle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerekmektedir.

 

Öte yandan, yukarıda ayrıntısı anılan karar gerekçesi dikkate alındığında, İş Mahkemesi nezdinde denetim raporunun iptali istemiyle açılan davada verilen kararın iş bu dava dosyasındaki idari para cezası işlemlerinin akıbetini etkilemeyeceğinden İş Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi bakılan uyuşmazlıkta gerekmemektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, davalı idare itirazının reddine, Sakarya 1. İdare Mahkemesi’nin 28/03/2016 gün ve E:2015/459, K:2016/245 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yapılan 61,85-TL itiraz yargılama giderlerinin itiraz eden tarafın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince davalı idareye iadesine, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi’ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

 

 

 

Share