İflasın ertelenmesi için Mahkemeye Müracaatta hukuki süreç

Print Friendly, PDF & Email

HUKUKİ SÜREÇ
3.1. Mahkemeye Müracaat

İflasın ertelenmesi için görevli Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir.

Yetkili Mahkeme ise borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yargı çerçevesindeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. Şirketin ana sözleşmesinde yazılı olan yer ile organlarının bulunduğu yer farklı ise, organların bulunduğu yer idare merkezi olarak kabul edilmektedir. (Barış Toraman, İcra ve İflas Kanununa göre Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerde iflasın ertelenmesi talebi, Yetkin Yayınları, 2007. s.105)

Mevzuatta öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde şirket tarafından iflasın ertelenmesi için görevli mahkemeye başvurulur. Mahkemelerin resen karar verme olanakları bulunmamaktadır. Mahkemeye başvurulabilmesi için şirketin borca batık olması ve bu borca batıklığın bir ara bilanço ile belgelenmesi gerekmektedir.

Ayrıca Mahkemeye, borca batıklıktan kurtulma ile ilgili olarak ciddi ve inandırıcı bir iyileştirme projesi sunulması gerekmektedir.

Mahkeme sunulan bu iyileştirme projesinin, bilirkişi vasıtasıyla makul, uygulanabilir ve ciddi bir proje olup olmadığı konusunda araştırma yaptırır.

3.2. Talebin Kabulü

Mahkeme iyileştirme projesini ciddi ve uygulanabilir olduğuna karar verdiği takdirde diğer bir anlatımla Mahkeme’de sunulan bu iyileştirme projesinin kanaati hasıl olduğu takdirde şirketin iflasının ertelenmesine karar verebilecektir.

Mahkeme tarafından iflasın ertelenmesi kararı azami 1 yıl için verilmektedir. (İ.İ.K. Md: 179/b) Bu süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir; ancak uzatma sürelerinin toplamı dört yılı geçemez.

Mahkeme iflasın ertelenmesi kararı ile birlikte bir kayyım ataması yapacaktır.

Mahkeme, yönetim organının yetkilerini tümüyle elinden alıp kayyıma verebileceği gibi yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğini kayyımın onayına bağlı kılmakla da yetinebilir.

İflâsın ertelenmesi kararında kayyımın görev ve yetkileri ayrıntılı olarak gösterilir.

Mahkeme erteleme kararının hüküm fıkrasını İcra İflas Kanunu’nun 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan eder ve gerekli bildirimleri yapar.

3.3. Talebin Reddi

Mahkeme iyileştirme projesini ciddi ve uygulanabilir bulmaması halinde veya sair gerekli koşulların oluşmaması halinde iflasın ertelenmesi talebinin reddine ve şirketin iflasına karar verecektir.

Bu açıdan Mahkemeye başvurmadan önce şirketin durumunun çok iyi irdelenmesi, borca batık olma halinin araştırılması ve bilanço ile belgelenmesi ile bunların yanında sunulacak olan İyileştirme Projesi’nin gerçekten ciddi, inanılır ve uygulanabilir hakiki verilerden oluşmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

İFLASIN ERTELENMESİ KARARININ ETKİLERİ
İflasın ertelenmesi kararının en önemli etkisi şirket hakkındaki iflas kararının ve bu kararın etkilerinin geçici bir süre ile ertelenmesi sonucunu doğuruyor olmasıdır.

Erteleme kararı ile birlikte, İ.İ.K. Md: 179/b hükümleri çerçevesinde, Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacak ve evvelce başlamış takipler duracaktır.

Ancak bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemeyecektir.

Haziran 2007 tarih ve 26568 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1. Sıra no lu Tahsilat Genel Tebliği’nin “İflas Yoluyla Takip ve Konkordato“ başlıklı 4. Bölümünün 3. Maddesi “ 2004 sayılı Kanunun 4949 sayılı Kanunla değişik 179 ve devamı maddelerinde iflas ertelemesine ilişkin hükümler düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelere göre, 2004 sayılı Kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde, amme borçlusunun iflasının ertelenmesine karar verilmesi halinde, alacaklı tahsil dairelerince erteleme kararı devam ettiği sürece takip yapılamayacaktır. Ancak iflas ertelemesi, iflasın açılması hükmünde olmadığından, amme alacaklarına gecikme zammı uygulanmasına devam edilecektir.”Hükümleri bulunmaktadır.

Share