Taraflar arasında Ankara 20. Noterliği’nde yapılan 10.01.1995 günlü ve 1147 sayılı “Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve Satış Vaadi Senedi “başlıklı sözleşme; 2 ve 3. Maddelerinde yer alan: “İmar durumları belli olduktan sonra proje aşamasında taraflarca inşaat sözleşmesi yapılacaktır” Hükmü göz önünde tutulursa, BK’nın 22. Maddesi yönünden bir “ÖN SÖZLEŞME” niteliğindedir. Önsözleşmeler de başlı başına karşılıklı edimleri içermekle birlikte; asıl sözleşmelerin şartlarına bağlı olduklarından BK. Md. 106’da aranan şartlara uyulmadan feshedilemez ve bir tarafın karşı koyması halinde feshi için mahkeme hükmü gerekir.

Satıcının yüklenici olması halinde uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında olduğu ve Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda, mahkemece, davalıların murisi ile arsa sahipleri arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi ibraz ettirilmeli, davacıların murisine satılan dairenin yükleniciye düşen daire olup olmadığı saptanmalı, şayet uyuşmazlık konusu daire davalıya düşen daire olup, yüklenici tarafından satılmış ise satıcının yüklenici olduğu ve uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığından bunun sonucu Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmelidir.

alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, inşaat % 82 seviyede iken, yüklenicinin işi terk ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, … vekili, dahili davalılar …ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve dahili davalılar T….ve … vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, … vekili, dahili davalılar …irazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA

kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin kararın kesinleşmesi ile davalının çekişmeli taşınmazda malik olmadığı saptandığına göre; kesinleşme tarihi itibariyle intikal ve alımlar da gözetilerek payları oranında davacılar lehine belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, hüküm altına alınan ecrimisil miktarının nasıl hesaplandığının denetime olanak verecek şekilde açıklanmamış olmasıda isabetli değildir.

kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin kararın kesinleşmesi ile davalının çekişmeli taşınmazda malik olmadığı saptandığına göre; kesinleşme tarihi itibariyle intikal ve alımlar da gözetilerek payları oranında davacılar lehine belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, hüküm altına alınan ecrimisil miktarının nasıl hesaplandığının denetime olanak verecek şekilde açıklanmamış olmasıda isabetli değildir…

gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahipleri S.. Ö.., D.. A.. ve davacı tarafından imza edilmiştir. Mahkemece, S.. Ö.., D.. A..’ın payları ile birlikte arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kişisel haklarını da davacıya devredip etmedikleri araştırılarak, ayrıca bir devir bulunmadığının tespiti halinde diğer paydaşların da davaya muvafakatlerinin alınması veya ayrı bir dava açılarak davaların birleştirilmesi için davacı tarafa mehil verilmesi ile taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek deliller toplandıktan sonra uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiğinden yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.