Davacı, davalı ile sözlü olarak yapıldığını iddia ettiği kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle davalı adına tapuda kayıtlı olan… 1996 ada 23 parsel sayılı 1353 m2 yüzölçümlü arsanın 272 m2’sinin tapu kaydının iptâli ile adına tapuya kayıt ve tescilini, bunun mümkün olmaması halinde yapılan inşaatın dava tarihindeki rayiç bedelinin tespiti ile faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; … tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek; davalının vermiş olduğu vekâletnamelere dayanarak dava konusu parsel üzerine inşaatı davalının vekili olarak yaptırdığını, bunun için harcamalar yaptığını belirterek, vekil sıfatıyla inşaata harcadığı paranın, harcandığı tarih itibariyle belirlenmesini ve işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacı davalının yüklenici olduğu taşınmazdan konut satın aldığını ileri sürmüştür. Taşınmaz üzerine yapılan binanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılıp yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi varsa davada görev tüketici mahkemelerine ait olacaktır. Mahkemece, bu yöne ilişkin araştırma yapılarak görev hususunun açıklığa kavuşturması ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

davalı müteahhitten düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı ve bedelini nakden ödediği bağımsız bölümün 3. kişiye satışı suretiyle ifanın imkansız hale gelmesi nedeniyle taşınmazın bedelinin ve kira kaybının davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinin ve bilirkişi raporunun Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, aynı adrese çıkarılan ek bilirkişi raporunun bila tebliğ iade edilmesi üzerine bundan sonraki tebligatların Tebligat Kanunun 35. maddesine göre çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Tebligat Kanunun 21. maddesi uyarıca çıkarılan tebligat parçalarının incelenmesinden, haber verildiği bildirilen kişilerin sıfatları açıklanmamış olup, bu husus Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine aykırıdır. O halde, davalıya çıkarılan tebligatlar geçerli sayılamaz. Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alındığı gibi, 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi hükmüne göre de, mahkeme dava dilekçesine karşı savunmasını bildirmek üzere davalıyı kanunun gösterdiği şekle uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. O halde mahkemece, davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliği yapılarak taraf teşkili sağlanıp, davalı delilleri de toplandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalının yokluğunda yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Davacı, dava dışı arsa sahipleri ile davalı yükleniciler arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında davalılara düşen iki adet dairenin ….arihli sözleşmeler ile satın alındığını, tapu devrinin yapıldığını, ancak davalı yüklenicilerin sözleşme hükümlerinde belirtilen yasal teslim yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, eksikliklerin giderilmesi istemlerinin de cevapsız bırakıldığını, hava şartları ve yağışlara bağlı olarak daireye giren suların alt dairelere hasar verdiğini ve bu nedenle davacının zararının arttığını, dairenin …tarihinde teslim edileceğinin vaad edildiğini, aksi halinde aylık 2.000 DM cezai şart ödeneceğinin davalılar tarafından kabul edildiğini ileri sürerek, eksik işlerin bugünkü bedeli olan 35.000,00TL ile cezai şart tutarı olan 139.415,902TL olarak toplam 174.565,000TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; birleşen dava ile de işlemiş ve işleyecek faiz talebinde bulunulmuştur. 

Davacı, arsa sahibi …’dan satın aldığı 19 nolu dairenin bulunduğu binanın gizli ayıplı olması nedeniyle çöktüğünü, onarılması mümkün bulunmadığından Belediye Encümeni kararı ile yıkıldığını, davalılar satıcı …, müteahhit … ve fenni mesul …’ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dairenin rayiç bedeli olan 120.000,00-TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

davalılar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsa sahibi davalı açılan davanın kısmen kabulü ile: davacının aylık 250 USD gecikme tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 2.300,87 TL gecikme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, davacının …tarihli sözleşmeden kaynaklanan 5.000 TL tazminat isteminin kabulü ile 5.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, davacının 22/10/2001 tarihli sözleşmeden kaynaklanan aylık 200 TL gecikme tazminatı isteminin kısmen kabulü ile 1.322,67 TL’nin davalı …’dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davacının satın aldığı konutu tamamlamak için yaptığı zaruri giderler için talep ettiği tazminat talebinin kısmen kabulü ile 21.282,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, davacının munzam zarara ilişkin istemi ile fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.Davalı muris …  tarihinde yargılama sırasında vefat etmiş, davalının mirasçıları çocukları … ve … davaya dahil edilmiş, onların huzuru ile dava sürdürülmüş ise de; davalı mirasçılarının … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile mirası reddettikleri dosya içerisine ibraz edilen mahkeme kararı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece, mirası reddeden mirasçıların, murisin borcundan sorumlu tutulamayacakları gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

bilirkişi raporunda da, arsa sahiplerine ait bağımsız bölümler ile ortak alanlardaki eksik bırakılan işler tespit edilmiştir. Şu halde, izah edilen bilgilerden anlaşılacağı üzere, yüklenicinin teslimde temerrüde düşürüldüğü tarihle, arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlerin teslim edildiği tarih konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Hal böyle olunca, tarafların ibraz ettiği deliller nazara alınarak işaret edilen ihtilafın giderilmesi ve buna uygun gecikme tazminatı hesaplanması gerekirken yüklenicinin dahi …tarihli dilekçesinde tüm daireler yönünden teslimde gecikme bulunduğunu kabul etmesine rağmen tek bağımsız bölüm için hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi

arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sonrasında aynı tarihte müvekkili ile davalı yüklenici arasında imzalanan adi yazılı ek sözleşme ile asıl sözleşmeye konu taşınmaz civarında en az 2+1 vasfında bir dairenin davalı yüklenici tarafından satın alınarak, en geç …..Kasım ayında müvekkiline tesliminin kararlaştırılmasına rağmen davalının ek sözleşmedeki edimini ihtarlara rağmen yerine getirmediğini ileri sürerek, ek sözleşmeye konu ve taahhüt edilen dairenin müvekkiline aynen teslimini, bu mümkün değilse daire bedelinin ve Kasım …..tarihinden bu yana uğranılan kira kaybının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

dava konusu bağımsız bölümler, sözleşme gereği,arsa sahiplerinin teminatı niteliğinde olabilecek bölümlerdendir. Sözleşmedeki diğer paydaş Eyüp , payını davalı Yıldız ‘a tapuda satmış ise de Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre,tapudaki satış işlemi, sözleşmedeki hakların da temliki anlamına gelmemektedir. Şu halde, mahkemece, davacı yana süre verilerek, Eyüp aleyhine dava açmasının sağlanması, açtığında eldeki dava ile birleştirilip, yargılamaya devamla hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken bu hususun da nazara alınmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur.