2886 Devlet İhale kanununa Göre İta Amirinin Yerindelik Denetimi Yetkisinin Bulunması nedeni ile ihaleyi iptal etme hakkı

Print Friendly, PDF & Email

2886 sayılı Kanun’la itâ âmirlerine 15 gün içinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetkinin, ihale işlemlerinin sırf mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliği, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçları, ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığı gibi hususlar değerlendirilmek suretiyle itâ âmirinin yerindelik denetimi yaparak Hazine menfaatini koruması amacıyla düzenlendiği; dava konusu ihaleye sadece iki isteklinin katılması, sunulan tekliflerin tahmini bedele ve birbirlerine yakın olması, taşınmazın konumu ve yüzölçümü ile taşınmazın bir kısmının ihale dışı bırakılması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ihalede rekabet ortamı ve sağlıklı fiyat yarışmasının sağlanamadığı ve ihtiyaçların en iyi şekilde ve uygun şartlarla karşılandığından söz edilemeyeceği, bu hâliyle ihaleden beklenen kamu yararının gerçekleşmediği anlaşıldığından, irtifak ihalesinin onaylanmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı hakkında.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar) : 1-Maliye Bakanlığı

Vekili : Av. …

2-Bodrum Kaymakamlığı

Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davacı) : … Gayrimenkul Yatırım İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.

İstemlerin Özeti : Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 18.02.2015 tarih ve E:2014/1560, K:2015/208 sayılı kararının; kamu yararı ve ihale sonucu oluşan bedel de dikkate alınarak dava konusu taşınmazın bir kısmı üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi yerine özelleştirme kapsam ve programına alınmak üzere Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devrinin uygun olacağının değerlendirildiği, akabinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na durumun bildirildiği, ihalenin iptalinde keyfiliğin söz konusu olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi Semih KARADENİZ’in Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

Dava; Muğla ili, Bodrum ilçesi, Konacık Mahallesi, … parselde bulunan mülkiyeti Hâzineye ait 22.033,71 m2taşınmazın 18.371,90 m2‘lik kısmı üzerinde konut hariç olmak üzere eğitim, turizm, sağlık, sanayi, sosyal ve kültürel tesisler yapılması için irtifak hakkı tesisi ihalesinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca uygun görülmemesine ilişkin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 06.06.2014 tarih ve 17342 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi’nce; Hâzineye ait taşınmazın 18.371,90 m2‘lik kısmında irtifak hakkı kurulmasının Maliye Bakanlığı tarafından uygun görülerek taşınmazın 146.200,00-TL tahmini bedelle ihaleye çıkarılması ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 17. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak yapılan ilân üzerine ild isteklinin katılımı ile irtifak hakkı ihale süreci tamamlanarak ihalenin bir yıl için 205.000,00-TL olmak üzere en yüksek teklifi veren davacı şirket üzerinde bırakılması üzerine ihalenin onay için ita amirine sunulduğu aşamada, taşınmazın irtifak hakkı kurulmak üzere ihaleye çıkarılması öncesinde değerlendirilmesi gereken özelleştirme yoluyla satış hususunun gerekçe gösterilerek ve özelleştirme yoluyla satışın kamu yararına daha uygun olacağı hususunda somut, gerekçeli teknik ve bilimsel bir değerlendirme de yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemde, takdir hakkının kamu yararına uygun kullanılmadığı sonucuna varıldığından hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idareler tarafından temyiz edilmiştir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanmasının esas olduğu; 31. maddesinde, ihale komisyonları tarafından alınan ihale kararlarının ita amirlerince karar tarihinden itibaren en geç 15 iş günü içinde onaylanacağı veya iptal edileceği, ihale kararının ita amirince iptal edilmesi hâlinde ihalenin hükümsüz kalacağı kurala bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti Hâzineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, Konacık Mahallesi … parsel numaralı ve 22.033,71 m2 yüzölçümlü taşınmazın 18.371,90 m2‘lik kısmı üzerinde imar planı ile getirilecek kullanım kararlarına uygun olmak üzere konut hariç eğitim turizm, sağlık, sanayi, sosyal ve kültürel tesisler yapılması için 30 yıl süreli bağımsız ve sürekli irtifak hakkı tesisi amacıyla ilk yıl için 146.200,00-TL tahmini bedel üzerinden 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51/(g) maddesi uyarınca pazarlık usulüyle ihalesinin yapılmasının, 17. maddesi uyarınca ihalenin ilân edilerek, ihale üzerinde kalan istekli ile irtifak hakkı şartnamesi ve şartların yerine getirilmesi halinde bir yıllık ön sözleşmesinin imzalanmasının 10.03.2014 tarih ve 281 sayılı Bakanlık Oluru ile uygun görüldüğünün bildirilmesi üzerine Bodrum Kaymakamlığı tarafından yapılan ihaleye davacı şirketle birlikte iki isteklinin katıldığı, ihalenin 205.000,00-TL bedel ile davacı şirket üzerinde kaldığı, diğer isteklinin teklifinin 195.000,00-TL olduğu, ihale komisyonu kararının ita amiri Maliye Bakanı tarafından onaylanmaması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2886 sayılı Kanun’la itâ âmirlerine 15 gün içinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki ihale işlemlerinin sırf mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliği, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçları, ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığı gibi hususlar değerlendirilmek suretiyle itâ âmirinin yerindelik denetimi yaparak Hazine menfaatini koruması amacıyla düzenlenmiştir.

Bu itibarla hem hukuka uygunluk ve hem de yerindelik denetimi yapan itâ âmiri tarafından bu konuda alınan idari kararın yargısal denetiminin de özellik arz edeceği açıktır. Başka bir anlatımla, 2886 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile itâ âmirine ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle anılan madde ile itâ âmirine tanınan yetkinin ihaleyi onaylamama yönünde kullanılması hâlinde bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, itâ amirince hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Bu nedenle ihaleyi onaylamama işleminin idari davaya konu edilmesi hâlinde gerek davalı idarenin mahkemeye yapacağı açıklamalar ve sunduğu belgeler ve gerekse mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda elde edilen bulgular işlemde kamu yararına aykırılık bulunmadığını ortaya koyar nitelikte ise ihalenin idarece somut, teknik ve bilimsel değerlendirme yapılmadan onaylanmadığından bahisle yargı yerince iptal edilmemesi gerekir.

Dava konusu ihaleye sadece iki isteklinin katılması, sunulan tekliflerin tahmini bedele ve birbirlerine yakın olması, taşınmazın konumu ve yüzölçümü ile taşınmazın bir kısmının ihale dışı bırakılması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ihalede rekabet ortamı ve sağlıklı fiyat yarışmasının sağlanamadığı ve ihtiyaçların en iyi şekilde ve uygun şartlarla karşılandığından söz edilemeyeceği, bu hâliyle ihaleden beklenen kamu yararının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, ihalenin onaylanmamasından hemen sonra, davalı Bakanlık tarafından, dava konusu taşınmazın tamamının özelleştirme kapsam ve programına alınması Özelleştirme idaresi Başkanlığından istenmiş olup, ihalenin onaylanmamasında keyfi uygulamadan söz edilemeyeceği, 22.033,71 m2‘lik taşınmazın 18.371,90 m2,lik kısmının ihale edilmesi ve kalan yaklaşık 3.662 m2‘lik kısmının ise atıl bırakılması yerine taşınmazın tamamının değerlendirilmek suretiyle kamu yararının en üst seviyede temininin amaçlandığı, ihalenin onaylanmamasına ilişkin takdir yetkisinin kamu yararına ve hukuka uygun kullanıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu durumda, mülkiyeti Hâzineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, Konacık Mahallesi 2081 parsel numaralı ve 22.033,71 m2 yüzölçümlü taşınmazın 18.371,90 m2‘lik kısmına ilişkin irtifak ihalesinin onaylanmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundald Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 18.02.2015 tarih ve E:2014/1560, K:2015/208 sayılı kararının bozulmasına, 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca davanın reddine, dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine, aşağıda ayrıntısı gösterilen 208,10-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, aşağıda ayrıntısı gösterilen 59,35-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.500-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı      olmak üzere), 13.10.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama      Usulü Kanununun        49. maddesinde belirtilen nedenlerin hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum

Share