Kamu ihalelerinde banka teminat mektubunun yanı sıra ‘kefalet sigortası’ imkanı da getiriliyor

Print Friendly, PDF & Email

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Hazine’nin reel sektörü rahatlatacak ve teminat ihtiyacını karşılayacak yeni bir düzenleme yaptığını belirterek, “Artık şirketlerimiz bir kamu ihalesine teminat verirken opsiyonları sadece banka teminat mektubu ile sınırlı olmayacak. Banka teminat mektubu yerine dilerse ‘kefalet sigortası’ da yaptırabilecek” dedi.

Şimşek, kefalet sigortasının, borçlunun alacaklıya karşı yükümlülüğünü yerine getirememesi riskine karşı teminat sağlandığını hatırlatarak, kefalet sigortalarının dünyanın birçok ülkesinde banka teminat mektubu gibi kullanıldığını söyledi. Değişiklikle özel sektörün teminat ihtiyacının karşılanmasında ilave kapasite oluşturulduğunu vurgulayan Şimşek, bankalarca hali hazırda teminat ihtiyacı için kullandırılan kredi limitlerinin başka alanlarda kullanımı imkanının sağlandığını ve teminat ihtiyacının karşılanmasında ürün çeşitliliğinin artırıldığını bildirdi.

Şimşek, “Genel şartlarda yaptığımız değişiklikle birlikte kefalet senetlerinin ilk talepte ödemeli olarak da düzenlenebilmesinin önünü açtık. Böylece kefalet senetlerinin de tıpkı banka teminat mektupları gibi kayıtsız, şartsız, kesin, asli, sigortalının yükümlülüğünden bağımsız, süresiz, ilk talepte ödeme kaydını içerecek şekilde düzenlenmesi mümkün hale geldi” dedi.

 

Birçok ülkede uzun süredir yaygın olarak kullanılan kefalet sigortası, geç de olsa, 2014 yılında Türk sigorta sistemine girmişti. Kefalet sigortası, klasik anlamdaki sigortacılık faaliyetinden farklı olarak, esasen sigorta şirketinin sigortalı lehine üçüncü kişi lehtara sağladığı bir teminat. Kefalet sigortası ile sigorta şirketi, sigortalının “kefili” oluyor ve sigortalı, lehtara olan borcunu yerine getirmediği takdirde lehtarın maruz kaldığı zararları tazmin etmeyi taahhüt ediyor. Kefalet sigortası, temelde teminat mektubu işlevine sahip bir sigorta ürünü. Ancak, borçlunun bankalar nezdindeki kredi limitlerini etkilememesi sebebiyle teminat mektubuna göre oldukça avantajlı. Ayrıca sigorta şirketleri, kefalet sigortası kapsamında lehtara farklı teminatlar sunabiliyor. Bir ihale veya proje kapsamında avans ödemesi alan borçlunun, proje kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmemesi riskine karşı avans ödeme teminatı, taşeron ve işçilere yapılacak ödemelerin yapılmaması riskine karşı ödeme teminatı, gümrük ve mahkeme teminatları bunlardan sadece bazıları. Hatta sigorta şirketinin verdiği teminat, ödemeden ibaret olmak zorunda değil; performans teminatında, yüklenicinin proje kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, sigorta şirketi yeni bir yükleniciye projeyi tamamlatmakla yükümlü. Bu avantajlar dikkate alındığında, kefalet sigortasının yaygınlaşmasıyla birlikte dünyadaki eğilime uygun olarak Türkiye’deki teminat pazarının da bankalardan sigorta şirketlerine doğru kayması bekleniyor.

Kefalet sigortası, sigorta sistemimize girmesinden bu yana, özellikle inşaat, enerji, imalat, alt yapı ve lojistik projelerinde kullanılıyor. Kefalet sigortasına en yoğun talep ise yurt dışında inşaat faaliyetinde bulunan yüklenicilerden geliyor. Yabancı proje sahipleri, global uygulamadan aşina oldukları kefalet sigortasını, banka teminat mektubuna tercih ediyorlar. İlerleyen dönemler için sigorta şirketlerinin hedefinde, kredibilite konusunda bankalarla sorun yaşayabilen KOBİ’ler de bulunuyor.

Kefalet sigortası ülkemizde özel kurumlarca düzenlenen ihalelerde teminat olarak kullanılabilirken, en sık kullanılabileceği alan olan kamu ihalelerinde henüz kullanılamıyor. Her ne kadar geçtiğimiz nisan sonunda yapılan değişiklikle Kefalet Sigortası Genel Şartları’na, Kamu İhaleleri Kanunu’na açıkça atıf yapılarak “kamu ihaleleri teminatı” ibaresi eklenmiş olsa da öncelikle kamu ihaleleri mevzuatının buna olanak tanıması gerekiyor. Söz konusu mevzuat, banka ve özel finans kuruluşları tarafından verilen teminat mektuplarının ihale makamına sunulmasına olanak sağlarken, sigorta şirketleri tarafından sağlanan, aynı işleve sahip kefalet senetlerinin kullanımına izin vermiyor. Yine de Kefalet Sigortası Genel Şartları’nda yapılan değişiklik, kefalet sigortasının kamu ihalelerinde kullanılması için hukuki alt yapı çalışmasının başladığına işaret ediyor.

Kefalet sigortasının kamu ihalelerinde kullanılmaya başlamasıyla sigorta şirketi, ihaleyi alan şirketin kefili olacak. Böylece ilgili devlet kurumu, ihaleyi alan şirketin işi tamamlayamaması riskine karşı korunmuş olacak. Belirttiğimiz gibi, bu korumanın kapsamı sadece zararların tazmini olmak zorunda değil; işin tamamlattırılması da sigorta kapsamına dâhil olabilir. Böylece hem şirketlerin kredi limitlerine takılmaksızın teminat sağlaması kolaylaşacak, hem de büyük projeler sigorta şirketi aracılığıyla teminat altına alınmış olacak. Bu teminatın, devlet kurumu açısından avantajları var: Sigorta şirketi, sigortayı yapmadan önce sigortalının proje açısından yeterliliğini detaylı bir şekilde inceleyecek, riskin gerçekleşmesi halinde ise reasürans yoluyla büyük sigorta fonları devreye girebilecek.

Kamu İhale Kanunu değişiklik çalışmalarında yakın zamanda bu konunun ele alınması bekleniyor, hatta geçtiğimiz dönemde internette yayınlanan bazı Kamu İhale Kanunu değişiklik tasarısı metinlerinde kefalet sigortası da teminatlar arasında sayılıyordu. Buna karşın, Haziran ayında ilgili meclis komisyonuna sunulan Kamu İhale Kanunu teklifinde kefalet sigortasına yer verilmedi. Birçok ülkede kullanılan bu modern teminat aracının ülkemizde de gelişmesi büyük projelerinin sürekliliğine destek olacağı için, gerekli mevzuat değişikliklerinin tamamlanması önem arz ediyor.

Share