Özel usulsüzlük cezası, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353. maddesinde düzenlenmiş olup, fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile ilgili vergi levhası asılmaması, günü gününe defter tutulması ve istenildiğinde ibraz edilmemesi gibi vergi mükellefiyetine ilişkin şekil ve usul hükümlerine uyulmaması karşılığında uygulanacak bir tür yaptırımı içerdiğinden, bu yönüyle vergi borcu olarak nitelendirilmesine olanak bulunmamaktadır.

Print Friendly, PDF & Email
Toplantı No : 2009/038
Gündem No : 27
Karar Tarihi : 30.04.2009
Karar No : 2009/MK-69
Şikayetçi: 
Osmanlı Otomotiv Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti.

İhaleyi Yapan Daire: 

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Makina İmalat ve Donatım Dairesi Başkanlığı

Başvuru Tarih ve Sayısı: 

01.01.1900 /

Başvuruya Konu İhale: 

Kamu İhale Kurulunun 07.04.2008 tarih ve 2008/UM.Z-1517 sayılı kararı hakkında Ankara 3 üncü İdare Mahkemesince verilen iptal kararının uygulanmasına ilişkin Kurul kararı alınması.

Kurumca Yapılan İnceleme ve Değerlendirme: 

Karar: 

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Makina İmalat ve Donatım Dairesi Başkanlığı’nca 20.12.2006 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “2006/168743 İKN’li Mercedes (3031K) Yedek Parçaları (2, 15, 21, 31, 32, 33, 38, 39, 45, 46, 47, 61, 84, 90, 104 üncü kalemler)” ihalesine ilişkin olarak Osmanlı Otomotiv Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan şikayet başvurusu üzerine, Kamu İhale Kurulunun 07.04.2008 tarih ve 2008/UM.Z-1517 sayılı kararı ile;

 

“…başvuru sahibinin ihale tarihi itibarı ile özel usulsüzlük cezası borcu bulunduğundan üzerinde bırakılan kalemler için sözleşme imzalanmamasında ve geçici teminatının gelir kaydedilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

 

Açıklanan nedenlerle;

 

İddiaların uygun bulunmadığına” karar verilmiştir.

 

Anılan Kurul kararının iptali istemiyle, Osmanlı Otomotiv Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 3 üncü İdare Mahkemesinin 24.12.2008 tarih ve E.2008/1073 kararı ile; “Özel usulsüzlük cezası, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353. maddesinde düzenlenmiş olup, fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile ilgili vergi levhası asılmaması, günü gününe defter tutulması ve istenildiğinde ibraz edilmemesi gibi vergi mükellefiyetine ilişkin şekil ve usul hükümlerine uyulmaması karşılığında uygulanacak bir tür yaptırımı içerdiğinden, bu yönüyle vergi borcu olarak nitelendirilmesine olanak bulunmamaktadır.

 

Bu durumda, gerek bahse konu ihaleye ait sözleşmenin imzalanmaması ve yatırılan geçici teminatın gelir kaydedilmesine yönelik işlemlerin tesis edildiği tarih itibari ile yürürlükte bulunduğu şekliyle 4734 sayılı Kanunda yer alan vergi borcu ibaresi ile neyin ifade edildiğine ilişkin açık bir düzenlemenin bulunmaması, gerekse Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının düzenlemiş olduğu 28.20.2007 tarihli yazısında ihale tarihi itibari ile davacının özel usulsüzlük cezası dışında herhangi bir vergi borcunun bulunmadığının belirtilmesi karşısında yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda tesis olunan uyuşmazlığa konu işlemlerde hukuka uyarlık görülmemektedir.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

 

Anayasanın 138 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 2 nci fıkrasında; Danıştay veya idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebileceği, aynı Kanunun 28 inci maddesinin 1 inci fıkrasında ise; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle;

 

1- Kamu İhale Kurulunun 07.04.2008 tarihli ve  sayılı Kararının iptaline,

 

2- Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, mevzuata aykırılıkları belirtilen işlemler düzeltici işlemle giderilebilecek nitelikte işlemler olmakla birlikte, iddiaların incelenmesi kapsamında yapılan inceleme sonucunda düzeltici işlem kararı verilmesi mümkün bulunmadığından, tespit edilen mevzuata aykırılıkların değerlendirilerek gereği yapılmak üzere ihaleyi yapan idareye bildirilmesine,

 

Oybirliği ile karar verildi.

 

Share