Yemek Kartı ve Yemek Kuponu Alımı Yapan İdarelerin Dikkatine

Print Friendly, PDF & Email

yemek üretiminin kimi zaman mümkün olmaması veya maliyetinin yüksek olması gibi etkenler nedeniyle yemek kartı ve yemek kuponu gibi uygulamalar popüler hale geldi.

Personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak idareler tarafından tercih edilen bu uygulamaların vergi kanunları karşısındaki durumu ise önem kazanıyor. Vergi kanunları bize bu uygulamaların vergisel boyutları

Öncelikle ücretin tanımıyla başlayacak olursak Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’nci maddesinde ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmaktadır.

Ayrıca ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartıyla kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği hükmedilmiştir.

Söz konusu tanımdan görüleceği üzere çalışanlara yemek kartı / kuponu verilmesi gibi uygulamalar yolu ile sağlanan menfaatler ücret niteliğinde olup, Gelir Vergisi Kanunu’nun vergi tevkifatı ile ilgili maddelerinde hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden istisnadan faydalananlar hariç olmak üzere vergi tevkifatının yapılması gerektiğine hükmedilmiştir.

Yukarda yer verdiğimiz vergi tevkifatıyla ilgili kanun hükümlerinden de görüleceği üzere vergi istisnasıyla ilgili bir ibareye yer verilmiştir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun ücretlere ilişkin istisnaların düzenlendiği 23/8’inci maddesinde hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerin gelir vergisinden istisna olduğu belirtilmiştir., Devamında ise; işverenlerce, işyerinde veya işyeri müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 2017 yılı için günlük 14,00 TL’yi aşmaması ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şartıyla gelir vergisinden istisna tutulacağına, aşan kısım ile hizmet erbabına yemek bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatlerin ücret olarak vergilendirileceğine hükmedilmiştir.

İfade edildiği üzere işveren tarafından personele işyeri veya işyeri müştemilatında yemek verilmesi durumunda ilgili menfaatin tamamı gelir vergisinden istisna olup, işyeri veya işyeri müştemilatında yemek verilmeyen durumlar için yani söz konusu menfaatin yemek kartı, yemek kuponu ve benzer. yollarla sağlandığı durumlarda fiilen çalışılan günler baz alınmak suretiyle günlük 14,00 TL’yi aşmayan yemek bedellerinin ücret gelir vergisinden istisna tutulması,  aşan kısmın ise ücret vergi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Yemek bedelinin çalışana nakden ödenmesi durumunda ise herhangi bir istisna söz konusu olmayıp ilgili tutarın tamamı net ödenen ücret olarak kabul edilerek vergilendirilecektir.

Konuyla ilgili olarak yemek kartı, yemek kuponu ve benzer şekilde personele sağlanan menfaatlerdeki gelir vergisi istisnası uygulamasına yönelik 186 Seri Numaralı Gelir Vergisi Tebliği’nde açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, istisna hükmünden faydalanabilmek için;

İşverenlerce yemek bedeli, doğrudan yemek verme hizmetini sağlayan veya bu işe aracılık eden kuruluşa ödenmesi yani hizmet erbabına ödenmemesi,

Yemek bedelinin fiilen çalışılan günlere ait bir günlük tutarın 2017 yılı için 14,00 TL’yi  aşmaması, aşması halinde 14,00 TL’lik kısmın istisnaya konu edilmesi ve aşan kısmın ücret olarak vergilendirilmesi,

Fiilen çalışılmayan günler için de yemek bedeli ödenmesi halinde, bu ödeme istisna kapsamının dışında tutulması,

Yemek bedeli faturasının işveren adına düzenlenmesi ve faturaya yemek yiyen hizmet erbabının adı ve soyadı ile yemek yediği gün sayısının bir liste halinde eklenmesi şartlarının yerine getirilmesi gerekmektedir.

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesinde mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergilerini indirebileceği açıkça ifade edilmiştir.

Ancak, bazı durumlarda yüklenilen KDV’nin tamamı veya bir kısmı, faaliyetlere ilişkin olarak yüklenilmiş olsa dahi indirim konusu yapılamamaktadır. KDV’nin kısmen veya tamamen indirim konusu yapılamadığı durumlardan birisi de çalışanlara yemek kartı, yemek kuponu ve bunun gibi yollarla yemek yardımı sağlanmasıdır.

Şunu belirtmek gerekir ki; çalışanlara bu şekilde sağlanan menfaate ilişkin olarak işverenlere düzenlenen faturada yer alan yüklenilen KDV’nin ne kadarının indirim konusu yapılacağı hususu, bu menfaatin gelir vergisinden istisna olup olmamasına veya ne kadarlık kısmının istisna olduğuna bağlı olarak değişmektedir. Bir diğer ifade ile KDV indirimi, gelir vergisi istisnasına bağlıdır.

Konu ile ilgili, 186 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 3’üncü bölümünde yapılan açıklamalara göre; fiili çalışılan günlere ilişkin günlük 14,00 TL’lik (2017 yılı için) gelir vergisi istisna tutarının yanı sıra söz konusu istisna tutarına isabet eden günlük 1,12 TL’lik KDV*   tutarının indirimi mümkün bulunmaktadır. Bu tutarı aşan KDV tutarlarının da net ücret olarak kabul edilerek vergiye tabi tutulması ve indirime konu edilmemesi gerekmektedir.

Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse;

İşveren, çalışanlarının her birine günlük KDV hariç 20,00 TL tutarında yemek kartı vermektedir. Buna göre işveren personeli için hazırlayacağı ücret bordrosunda fiili olarak çalışılan günleri baz almak üzere yemek bedelinin günlük 14,00 TL’lik kısmını gelir vergisinden istisna gösterecek, bu bedele ait (14,00 x %8) = 1,12 TL tutarındaki KDV’yi ise indirim konusu yapabilecektir. Geriye kalan KDV dahil 21,6 – (14,00+1,12) = 6,48 TL’yi net ödenen ücret olarak kabul edip, ücret bordrosunda bu ücretin brütünü hesaplamak suretiyle vergilendirmesi gerekmektedir.

İdareler tarafından çalışanlarına yemek kartı, yemek kuponu ve benzeri şekillerde sağlanan menfaatler karşılığı ilgili hizmet firmalarından işverenlere düzenlenen faturalarda yer alan tutarların fiili çalışılan günlerin baz alınması suretiyle günlük 14,00 TL’lik (2017 yılı için) kısmının gelir vergisi istisnasına konu olduğunu, söz konusu istisna tutarına isabet eden günlük 1,12 TL’lik KDV’nin indirime konu edilebileceğini, aşan kısımların ise net ücret olarak kabul edilip ücret bordrosunda brütleştirilerek vergilendirilmesi gerektiğini söyleyebiliriz. İlgili istisna uygulamasından faydalanılabilmesi için yukarıda maddeler halinde belirtilen şartların yerine getirilmesi gerekiyor.

Share