kiralamalar ile ilgili kısmı, Danıştay kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilen 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğ’in “Bedellerin Tahsili” konulu 14. maddesinin “B. Hasılat Payları” başlıklı kısmının 6. fıkrasında yer alan “…bir yıllık kira bedelinin yüzde yirmibeşi oranında kiracılardan ayrıca pay alınacaktır…” ifadesine dayanılarak; ..yılı ve önceki dönem kiralamaları ile ilgili kısmı ise, Danıştay kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilen Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün  genel yazısına dayanılarak tesis edildiğinden, Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Doğu Emlak Müdürlüğü’nün işleminde de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

 kira sözleşmesinin tarafları arasında bu kez imtiyaz sözleşmesinin akdedildiği ve bu imtiyaz sözleşmesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Kamu iktisadi kuruluşları, tekel niteliğindeki hizmetleri yerine getirmekte olup, bu hizmetler özel hukuk kişilerine ancak imtiyaz sözleşmesi imzalanmak suretiyle gördürülebilecektir. DHMİ’nin kamu iktisadi kuruluşu olarak tekel niteliğindeki havaalanlarının işletilmesi, meydan yer hizmetlerinin yapılması, hava trafik kontrol hizmetlerinin ifası, seyrüsefer sistem ve kolaylıklarının kurulması ve işletilmesi, bu faaliyetler ile ilgili diğer tesis ve sistemlerin kurulması, işletilmesi ve modern havacılık düzeyine çıkarılması hizmetlerini yerine getirmek için kurulduğu, 4046 sayılı Kanun’un aktarılan hükmü gereğince faaliyet alanı imtiyaz addolunacağından, bu hizmetin üçüncü kişilere gördürülmesinin de ancak imtiyaz sözleşmesi yapmak suretiyle mümkün olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Bu itibarla, davalı idare tarafından, Dairemizin  verilen yürütmenin durdurulması kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak Danıştay e olumlu görüşü alınmak suretiyle usulüne uygun olarak imzalanan dava konusu imtiyaz sözleşmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

6085 sayılı Kanunun 35 inci maddesi gereği “Kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin denetiminde; yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak alınan karar veya yapılan iş ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve göstergelere uygun olmasına rağmen, yönetsel bakımdan gerekliliği, ölçülülüğü, uygun bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren yerindelik denetimi sayılabilecek denetim raporu düzenlenemez. Denetim raporlarında, kamu idaresinin yerine geçerek belirli bir iş ve işlemin yapılmasını veya belirli bir politikanın uygulanmasını zorunlu kılacak, kamu idaresinin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak görüş ve talep içeren rapor düzenlenemez” dolayısıyla bilimsel özerkliğe ve kamu tüzelkişiliğine sahip üniversitenin yeterli gördüğü ve sertifikalandırdığı, eğitim faaliyetlerinin hukuken geçersiz olduğunu, Üniversite tarafından bu şekilde düzenlenen eğitim sertifikalarının geri çağrılarak iptal edilmesini ve sertifika ücreti adı altında üniversite hesabına yatırılan paraların da para yatıran kişilere iade edilmesi gerektiğini söylemek uygun olmaz.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 2. maddesinde, genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Kanun’da yazılı hükümlere göre yürütüleceği; “İhalenin ilanı” başlıklı 17. maddesinde, ihale konusu işlerin maddede belirtilen esas ve usullere (ihale konusu işlerin özelliğine göre günlük gazetede ilanı, Resmî Gazete’de ilanı, yurt içinde ve yurt dışında çıkan başka gazeteler ve öteki yayın araçları ile ilanı gibi) uygun olarak ilan yoluyla duyurulabileceği, pazarlık usulü ile yapılan ihaleler için idarelerin ilan yapıp yapmamakta serbest olduğu kurala bağlanmıştır.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35/d ve 51/g maddeleri uyarınca yapılacak kantin kiralama ihalelerinde, anılan mevzuat hükümleri uyarınca kira sözleşmesinin 1 yıl için yapılmasına karar verilebileceği gibi, sözleşmenin 1 yıldan fazla süreyle yapılmasına da karar verilebileceği, kantin kiralama ihalesinde belirtilen sürenin sona ermesinden sonra kantinin işletilmek üzere kiraya verilebilmesi için yeniden ihaleye çıkılması gerektiği, kira sözleşmesinin sona ermesi ile sözleşmenin kendiliğinden uzamayacağı dikkate alındığında, ihalede belirtilen sürenin dışına çıkılarak bu sürenin idari işlemlerle uzatılmasının 2886 sayılı Kanun’un 2. maddesinde sayılan rekabet ve açıklık ilkelerine de aykırılık oluşturacağı kuşkusuzdur. Bu itibarla, işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre, ihale sonucu yapılan kiralama sözleşmelerinde belirtilen sürenin dolmasına rağmen, yeni yönetmelik çalışmalarında kira sürelerinin 10 yıldan fazla olamayacağının ilke olarak benimsendiği ve konuyla ilgili sürecin devam ettiği gerekçe gösterilerek, herhangi bir hukuki dayanağı olmaksızın yönetmelik çalışmaları sonuçlanıncaya kadar işletme süresi sona eren kantin, açık alan, spor salonu ve benzeri yerlerin işletme sürelerinin idari işlemlerle uzatılmasına karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinin atıf yaptığı 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca mülkiyeti Belediye’ye ait uyuşmazlık konusu taşınmazın tahliyesini sağlama yetkisi, idarenin talebi üzerine taşınmazın bulunduğu yer mülki idare amirliğine ait olduğu ve taşınmazın tahliye yetkisinin doğrudan belediyelerce kullanılamayacağından, Adana ili, Karaisalı ilçesi, Belediye Hali üzeri, No:3/106 adresinde bulunan iş yerinin kira ihalesinin yapılacağı 23.02.2010 tarihinde boşaltılmasına ilişkin dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.

2886 sayılı kanun, kiralama, idari şartname,kendisine tebliğ edilen ihalenin iptali kararında itiraz ve dava yolları ile sürelerin gösterilmediği, sözleşmenin taraflar arasında imzalanmasına ve tüm edimlerin eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen ihalenin hiçbir gerekçe belirtilmeden iptal edildiği, ihalede uyulması gereken ihale ilkelerine uyulduğu, iddia edildiği gibi ihaleye katılanlara suç teşkil edebilecek şekilde telkinde bulunulmadığı, bu yönde de bir tutanak tutulmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.