Somut olayda davacı tarafından imal edilen malların 28.12.2010 tarihinde ilk muayenesinin yapıldığı, bu muayenenin ret ile sonuçlandığı, itiraz üzerine ikinci muayenenin yapıldığı bununda ret ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kesin olduğu kabul edilen ikinci muayene raporunun taşıdığı delil sözleşmesi niteliğine göre açılmış bulunan davanın, idare elinde bulunan reddedilen malların davacıya iadesi ile reddine karar verilmesi gerekirken hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozulması gerekmiştir

ilk muayenelerinin yapıldığı, bu muayenelerin ret ile sonuçlandığı, itiraz üzerine **tarihlerinde ikinci muayenenin yapıldığı bunlarında ret ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kesin olduğu kabul edilen ikinci muayene raporunun taşıdığı delil sözleşmesi niteliğine göre açılmış bulunan davanın, idare elinde bulunan reddedilen malların davacıya iadesi ile birlikte reddine karar verilmesi gerekirken hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir

yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulmuş olur. Ancak kasten sakladığı bozukluklarla usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer meydana getirilen eserin teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi öğrenir öğrenmez yükleniciye derhal bildirmek zorundadır. Somut olayda da, az yukarıda belirtilen ihtarla yükleniciye davalı tarafından bildirilen ayıpların dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına göre değerlendirilmesi halinde “gizli ayıp” niteliğinde olduğu ve süresinde ihbar olunduğu sonucuna varılmaktadır.