1

yüklenici şirket tarafından iş sahibi idare ile aralarındaki sözleşmenin feshi sebebiyle tasfiye hesabının çıkartılarak iadesi gereken ürünlerin aynen iadesi kısmen yahut tamamen aynen iadesi mümkün olmadığı taktirde kullanım ve yıpranması da dikkate alınarak bedelinin tesbit edilmesi talebi hk karar

15. Hukuk Dairesi         2017/2314 E.  ,  2018/591 K.

“İçtihat Metni”

….
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş sahibi tarafından yüklenici aleyhine açılmış olup, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle menfi tesbit, fazla ödemenin istirdadı, cezai şart, güncellenen ihale bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farktan ibaret zararın tahsili istemlerine lişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı yüklenici vekili 07.12.2016 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçesinde, dava konusu sözleşmenin feshi sebebiyle tasfiye hesabının çıkartılarak iadesi gereken ürünlerin aynen iadesi, aynen iadesi mümkün olmadığı taktirde bedelinin tahsili amacıyla aynı mahkemenin 2016/611 Esasına kayıtlı olarak ayrı bir dava açtıkarını tarafları ve konusunun aynı olması ve aralarındaki zorunlu bağlantı sebebiyle davaların birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 21.09.2017 tarihli geri çevirme kararı üzerine dosyaya sureti sunulan …. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/611 Esas zalımı dosyasında, yüklenici şirket tarafından iş sahibi belediye aralarındaki 04.06.2008 tarihli sözleşmenin feshi sebebiyle tasfiye hesabının çıkartılarak iadesi gereken ürünlerin aynen iadesi, kısmen yahut tamamen aynen iadesi mümkün olmadığı taktirde kullanım ve yıpranması da dikkate alınarak bedelinin tesbit edilmesi talebi ile iş sahibi aleyhine dava açıldığı, davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166/1 maddesi uyarınca kural olarak aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Dava konusu somut olayda,
…..

her iki davanın konusu ve tarafları bakımından bağlantı bulunduğu, her iki davada da aynı sözleşmeden kaynaklanan alacakların talep edildiği, sıfatları farklı olmakla birlikte davaların taraflarının aynı olduğu, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla iki davanın birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararlar çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır.
O halde, mahkemece ….. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/611 Esas sayılı dosyasında devam eden dava ile eldeki dava arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu, her iki davanın aynı mahkemede açıldığı ve bağlantılı davaların birleştirilerk görülmesi gerektiği değerlendirilerek her iki davanın HMK’nın 166. maddesi uyarınca ilk açılan eldeki temyize konu davada birleştirilerek birlikte neticelendirilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak davanın sonuçlandırılması doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 1.480,00’er TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, ödediği Yargıtay başvurma harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 15.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.