ihale sözleşme konusu işin yapımı için idarece gösterilen yerin, özel mülkiyete ait olduğunun tutanakla saptandığını *tarihinde bu kez projede belirtilen yerden başka bir yerin teslimi yapılıp, işe başlanılması talimatı verildiğini ancak bu yerin de mera arazisi çıktığını yer teslimi bakımından idarenin yükümlülüğündeki mülkiyet sorununu çözülmediğini, müvekkilinin işin yapılacağı yerin değiştirilmesine rızası olmadığı gibi mülkiyet sorunu çözülmeden ihaleye çıkılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu yer değişiminin %25 maliyet artışı getireceğinden, müvekkilince anahtar teslimi götürü bedel ile üstlenilen işin, ihale dökümanında verilen projeye ve mahal listesine göre ihale dökümanında belirtilen şartlar dahilinde yapılması taahhüt edildiğinden, ayrıca yeni duruma göre idarece pursantaj oranının değiştirilmemesi nedeniyle, asıl davada ifası imkansız hale gelen sözleşmenin feshine, teminat mektubunun irat kaydının tedbiren durdurulmasına karar verilmesi hk
Devamı...

ihale sözleşme sonrası Yer tesliminin kısmen yapılması nedeniyle sözleşmenin feshi
Devamı...

arsaya komşu parselin tecavüzü nedeniyle inşaat yapımına uygun bulunmadığı görülmüştür. Arsadaki bu ayıp giderilmeden yüklenicinin inşaata başlaması beklenemeyeceği gibi yasal olarak da mümkün olmadığından gecikmede kusurun varlığından söz edilemez. İnşaat yapım süresi ancak arsadaki kusurun giderilmesiyle başlar. Nitekim, komşu parsel tecavüzü önlendikten sonra makul sürede ruhsat alınarak inşaata başlanmış ve yargılama aşamasında inşaat büyük oranda tamamlanmıştır. Kaldı ki, fesih davası devam ettiği sürece yüklenicinin inşaata devam zorunluluğu da yoktur. Buna rağmen inşaata devam edilmiş bulunması ve inşaatın yasaya aykırılığı da iddia edilmediğine göre, yüklenininin kusurlu olduğu kabul edilemez. O halde açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan ve hukuki değerlendirme de hataya düşülerek davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun görülmüştür
Devamı...

taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi incelendiğinde, davacı tarafın makul bir süre içerisinde inşaat ruhsatını almadığı, davanın açıldığı tarih itibariyle inşaatın mühürlü olduğu anlaşıldığından, davalı arsa sahibinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemez. Bu nedenle, davalı arsa sahibinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden dolayı sorumlu tutulmaması gerekirken sorumlu tutulmuş olması doğru değilse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK nın geçici maddesi yollamasıyla  HUMK nın *maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur
Devamı...

Sözleşmelerde yer teslim süresinin uzatılması konusunda idareye tanınan hak, sözleşmenin ifa süresi de gözetilerek en geç çalışılamayacak dönemin başlangıcı olan “… Kasım(-)… gün=… Kasım” gününe kadar kullanılması gerekirken çalışılmayan dönem içinde kalan Ocak tarihinde yer teslimi yapılmak istenmesi ve davacının yer teslimine yanaşmaması nedeniyle sözleşmenin feshedilmesinde davalı idare haksız olup, davacı talepleri yönünden işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalı idarenin, sözleşmeleri feshinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir
Devamı...

Sözleşmenin 6. maddesinde sözleşmenin süresinin inşaat ruhsatının alınmasından itibaren başlayacağı kararlaştırıldığına göre inşaat ruhsatının alınıp alınmadığı önem kazanmaktadır
Devamı...