Yapım işi ihalesinde yüklenici asfalttaki bozulmalardan yüklenicinin sorumlu tutulabilmesi için yeterli tespit bulunup bulunmadığının tespit edilmesi hk
Devamı...

akademik kuruluştan alınan teknik görüş yazısı incelendiğinde, ihale üzerinde bırakılan istekli tarafından teklif edilen cihazın Teknik Şartname maddelerinde yer alan düzenlemeleri karşıladığı ancak anılan Şartname maddesinde yer alan düzenlemeyi karşılamaması
Devamı...

bilirkişiler kurulu raporunda yüklenici namına yapılan iş bedeli olarak * TL gecikme cezası olarak hesaplanan * TL ve ek ihale masrafı olarak belirlenen *TL olmak üzere toplam *TL olarak hesaplanmışken ek bilirkişiler kurulu raporlarında herhangi bir hesaplama yapılmadan * TL olarak kabul edilmiş ve mahkemece bu miktar esas alınmak suretiyle karar verilmiştir raporlar arasında oluşan bu çelişki giderilmeden ve son olarak belirlenen bedelin ne şekilde bulunduğu da bilirkişilere açıklattırılmadan hükme varılması doğru olmadığı gibi teminat mektubu bedeli * TL’den mahsubu yerine *TL’den mahsubu da doğru değildir
Devamı...

idare tarafından ihale teklifinin sunduğu  Test raporunun, ilgili testin Teknik Şartnamede belirtilen şartlarda yapılmadığı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılması
Devamı...

ihalenin kısmına yönelik iddiası bahse konu ürün ve düzenleme ile anılan görüş yazısından hareketle bu kapsamda kabul edilebileceği, alıma konu cihazın * olarak belirtildiği Teknik Şartnamenin ürüne ilişkin bilgilerin yer aldığı maddeleri incelendiğinde istenen cihazın * kapsamında solunum cihazı niteliğinde bir cihaz olduğu bu çerçevede yukarıda aktarılan görüş yazısının başvuruya konu alımı ihtiva eden nitelikte olduğu anlaşılması
Devamı...

ihalede yer verilen teknik görüş yazısından, şikayete konu ihalenin kısmına teklif veren başvuru sahibi ile ihale üzerinde bırakılan istekli tarafından teklif edilen ürünlerin Teknik Şartname’nin 4 ve 6’ncı maddelerine uygun olduğu, ancak anılan Şartname’nin 8’nci maddesinde yer alan düzenlemeyi her iki ürününde karşılamadığı anlaşılmış olup başvuru sahibi ile ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması hk
Devamı...

ihalede teknik görüş istenen akademik kuruluştan görüş alınamaması ve farklı bir akademik kuruluştan alınacak görüşün de ihalenin mevcut durumunu değiştirecek nitelikte olmayacağı anlaşıldığından ve ayrıca usul ekonomisi gereğince ilave görüş istenilmesine gerek görülmemesi
Devamı...

teknik görüş yazısında şikâyet konusu düzenlemenin teknik kalite verimlilik ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olmadığı söz konusu düzenlemenin tek bir üretici firmaya işaret ettiği düzenlemenin tek bir markayı işaret ettiğinin anlaşıldığı
Devamı...

Teknik Şartname uyuşmazlığı
Devamı...

bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak sözleşme konusu inşaatların kabul edilemeyecek derecede gizli ayıplı olduğunun ve ayıplı yapıların yıktırılarak kaldırılması masrafı dahil, *TL maddi tazminattan davalıların sorumlu olduğu kabul edilerek ve esas davada istenen maddi tazminat tutarının mahsubuyla birleşen davada *TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Oysa, asıl davada istenen maddi tazminat, eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeline ilişkindir. Sözleşme konusu inşaatların yıktırılıp kaldırılarak yerine sözleşmedeki koşullarla inşaatların yapılması gerektiği kabul edilmiş olduğuna göre, buna ilişkin maddi tazminatın kapsamı içinde kalan eksik ve kusurlu işlerin bedeline ayrıca hükmedilemez. Bu hukuksal sebeple, davalılar … mirasçıları ile … hakkındaki asıl davanın reddi gerekirken, mahkemece kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır
Devamı...

bilirkişi kurulunca sunulan asıl rapor ile ek raporun kapsamları, kendi içinde çelişkilidir. Davada; bedeli istenen işler, yanlar arasındaki sözleşme kapsamında kalan işlerden olduğunun ve geçici hakediş raporlarına girdiğinin kabulü halinde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40. maddesi; kesin hakediş raporu kapsamında ise 41. maddesi hükmüne uygun şekilde yüklenici tarafından itiraz olunmaması durumunda, yüklenici yönünden hakedişler kesinleşmiş olacağından ve hakediş bedelleri de ödenmişse yüklenicinin isteyebileceği iş bedeli kalmayacaktır. Sözleşme dışında işler yapılmışsa bedelleri; Borçlar Kanunu’nun * ve izleyen madde hükümleri ve “vekâletsiz iş görme koşulları” gözetilerek, işlerin yapıldığı zamandaki serbest piyasa fiyatlarına göre uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde keşif yapılmak suretiyle yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenmesi gerekir
Devamı...

Davacının alacak istemine gelince; mahkemece bilirkişi raporuna göre davacı alacağına hükmedilmiştir. Oysa hükme dayanak raporda, hakedişler Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40 ve 41. madde hükümlerince incelenmediği gibi dosya içeriğine de uygun, itirazları cevaplandıran nitelikte olmadığından yeterli değildir. Davalı iş sahibi temerrüde düşen yükleniciden gecikme cezası kesmekte haklı olduğu gibi esasen YİGŞ’nin az yukarıda değinilen hükümlerine uygun biçimde ceza kesintisi yapılan hakedişlere usulüne uygun itirazî kaydı bulunmadığından cezanın iadesine karar verilmesi doğru olmamıştır
Devamı...

Mahkemece her üç köyde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarına göre sonuca varılmış ise de, BK'nın * maddeleri doğrultusunda yapılan imalatın kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olup olmadığı, ayıplı ve noksan imalat varsa bedelinin ne olduğu saptanmamıştır. Davalı Birlik, sözleşmesine uygun olmayan ve kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı bulunan kuyuları teslim almak zorunda değildir. Bilirkişi raporuna göre her üç köyde yapılan sondaj imalatının sözleşmesine uygun olup olmadığı, eserin reddi gerekip gerekmediği, eksik ve ayıplı ise bedelden indirim gerekip gerekmediği ve miktarı hususlarında açıklama yapılmamıştır. Bu nedenle mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak yukarıda açıklanan doğrultuda davacı alacağı hesap ettirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve*köyündeki imalat bedeli dikkate alınmadan davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür
Devamı...

 sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan*yılı Deprem Yönetmeliği'ne uygun şekilde inşaatın gerçekleştirildiğini savunmuştur. Mahkemece talimat yolu ile*Mahkemeleri aracılığı ile alınan bilirkişi raporları ile sonuca varılmıştır. Bilirkişilerce inşaatın yapımı sırasında alınması gereken 3.7 ve 28 günlük karot numunelerinin dosyaya sunulamadığından bahisle yapılan imalatın ayıplı olduğunun ispatlanamadığı sonucuna varılmış ise de, karot deneyi yapılmadan ve gerektiğinde inşaat diğer teknik vasıtalarla incelenmeden dosya üzerinden alınan raporla sonuca varılması doğru olmamıştır. Bu nedenle mahkemece mahallinde bilirkişi vasıtası ile keşif yapılarak ve mevcut inşaattan karot numuneleri alınıp ve gerektiğinde inşaatın diğer teknik yöntemlerle incelenmesi yapılarak *yılı Deprem Yönetmeliği'ne uygun biçimde inşa edilip edilmediği araştırılıp inşaatın *yılı Deprem Yönetmeliği'ne ve diğer teknik koşullarına uygun yapıldığının saptanması halinde davanın şimdiki gibi reddine, aksi takdirde davalının kusurlu imalat yaptığının ve güçlendirilmesi gerektiğinin belirlenmesi halinde ise gizli ayıbın ortaya çıktığı tarihteki *yılı mahalli rayiçleriyle saptanacak güçlendirme bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir
Devamı...

tespit dosyası incelenmesinde, davalı şirket vekilince, eldeki davanın davacısı*Şti. aleyhine boya işi yaptırıldığı, ancak ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpların tespiti amacıyla mahkemeden bilirkişi incelemesi istenildiği ve yukarıda sözü edilen davacının dayandığı teklif belgesinin de sözleşme olarak eklendiği görülmüştür. Buradaki kabule göre davacı ile dış cephe boyası yapılması konusunda akdî ilişkinin ….. Ltd.Şti. ile kurulduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. O halde anılan sözleşme çerçevesinde ve dosyadaki kanıtlara göre uyuşmazlığın esasının incelenerek sonucuna uygun hüküm kurulması gerekirken, adı geçen davalının tespit dosyasındaki kabulü gözetilmeden akdî ilişkinin varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, aktif  husumet yokluğundan reddedilen davada maktuyu geçmemek üzere nisbi vekâlet ücreti yerine fazla vekâlet ücreti takdiri de kabul biçimi bakımından doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Devamı...

Dava, yapı yaklaşık maliyet cetveli düzenlenirken yapılan usulsüzlük nedeniyle oluşan idare zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilerek * TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, karar, davacı, davalı … ve davalı yüklenici vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.Dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken mülga  Borçlar Kanunu'nun *maddesi ve yargılama sırasında yürürlüğe giren Borçlar Kanunu'nun * maddesine göre, hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmasa da ceza mahkemesince sabit kabul edilen olgular ile bağlıdır. Ceza mahkemesinde verilecek karar, hukuk davasında sonuca etki edebilecekse, ceza davasının sonucu beklenerek uyuşmazlığın esası incelenmelidir.Somut olayda, aralarında davalı yüklenici ….Ltd. Şti yetkilisi … … … ve diğer davalı eski idare çalışanı …'in de bulunduğu bir kısım yükleniciler ve idare çalışanları hakkında, içinde dava konusu …. … Röleve, …torasyon ve Çevre Tanzim Projeleri işinin de bulunduğu ihalelere ilişkin olarak …. Ağır Ceza Mahkemesi'nin *dosyası ile ihaleye fesat karıştırmak, görevi kötüye kullanmak ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları talebi ile ceza davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucu * gün ve *Karar sayılı karar ile, davalılardan …'in zincirleme olarak yetkide görevi kötüye kullanmak ve özel evrakta sahtecilik suçları nedeniyle cezalandırılmasına, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, … .. …. ise üzerine atılı ihaleye fesat karıştırmak suçu sabit olmadığından beraatına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karar katılan idare vekillerince temyiz edilmiştir. Dosya temyiz aşamasında olup, henüz kesinleşmemiştir.  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun *maddesi gereğince davalılar hakkında … Ağır Ceza Mahkemesi'nin ………. Karar sayılı dava dosyasının sonucu beklenip, kesinleşecek maddi olgular da dikkate alınarak ayrıca ihale dosyasının tamamı getirilip incelenerek davalıların hukuki durumları ve sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur
Devamı...

Taraflar arasında düzenlenen sözleşme, imzalandığı ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan  Borçlar Kanunu'nun * maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur.Taraflar arasında düzenlendiği çekişmesiz olan sözleşmenin  maddesinde, sözleşmenin ekleri gösterilmiş, Yapım İşleri Genel Şartnamesi ekler arasında sayılmıştır. Şartnamenin bu hükmü sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan HMK'nın * maddesi gereğince delil sözleşmesi niteliğinde olup, tarafları bağlar. Hakim tarafından da re'sen dikkate alınması gerekir.Yapım işleri Genel Şartnamesi'nin maddesinde “Yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği sorumluluk ve yükümlülükler söz konusu sigortalarla sınırlandırılmamış olduğundan, inşaat sigorta poliçelerinin genel şartlarının “Teminat dışında kalan haller” maddesinde belirtilen, yüklenicinin kusurlu olduğu hallerde, kusur nedeniyle sigortanın ödemediği bedeller için yüklenici idareden hiçbir talepte bulunamayacağı gibi, işin devamı süresince meydana gelecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere verilecek her türlü zararlardan yüklenici doğrudan sorumlu olacaktır. Yüklenici veya alt yüklenicilerin sigorta kapsamı içinde veya dışında kalan hareket ve fiillerinden dolayı meydana gelecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlülüğü de yükleniciye aittir.Yüklenici, kendisinin veya alt yüklenicinin taksirinden, ihmalinden, ağır ihmalinden veya kusurlu herhangi bir hareketinden dolayı idareyi ve idare personelini sorumlu tutamaz.” hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm idare açısından sorumsuzluk kaydı olup,idare elemanları aleyhine verilmiş bir ceza hükmü bulunmadıkça idarenin zarardan sorumlu tutulması yada sorumlu olduğu kabul edilerek idare aleyhine tazminattan indirim yapılması mümkün değildir. Mahkemece idarenin de %20 oranında kusurlu olduğu belirtilen bilirkişi raporu nazara alınarak tazminattan bu oranda indirim yapılması doğru olmamıştır.
Devamı...

teknik uzman bilirkişilere, gerektiğinde mahallinde inceleme yaptırılarak, inşaat seviyesinin yüklenicinin el çektiği tarih itibariyle (bağımsız bölüm satın alanların yaptığı imalât ayrık tutularak) kendi sözleşme ve teknik şartnamesine uygun gerçekleşen seviyesini hesaplattırmak, sözleşmenin ileriye veya geriye etkili feshini bunun sonucuna göre belirlemek, ileriye etkili feshe karar verilecek ise yüklenicinin bu seviyeye göre hakettiği tapu payını ve dolayısıyla yükleniciden pay satın alan davalılara yönelik davada sonuca göre hükme varmaktan ibarettir
Devamı...

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin geriye etkili olarak değiştirilmesine * TL'nin toplam bedelden düşülmesine, her ne kadar davacı tespit edilen * TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiş ise de, bu bedelin davalıdan alınması halinde kararın infazında tereddüt olacağı kanaatine varıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair karar
Devamı...

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, iş bedelinin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre*TL olduğu saptanmış, ek raporda * TL yasal kesinti yapılması gerektiği görüşü, mahkemece benimsenerek davanın, *TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş ise de piyasa bedellerinin içinde bilirkişi raporunda düşülen gelir vergisi, damga vergisi, fon payı, SGK kesintisi, KDV dahil olduğundan bunların yeniden düşülmesi doğru olmamış, mahkemece davanın*TL üzerinden kabulü gerekirken kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir
Devamı...

bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, BK'nın 325. maddesi uyarınca kâr kaybı alacağı hesaplandıktan sonra, işin yapılmaması nedeniyle tasarruf edilen giderler ile boşta kalınan süre içinde davacının başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar hesaplanıp kâr kaybı alacağından mahsup etmek, bu yöntemle bulunan kâr kaybı alacağını hüküm altına almaktan ibaret olmalıdır
Devamı...

aralarında inşaat ve makine mühendisinin de bulunduğu uzman bilirkişiler kurulu oluşturularak, idare kayıtları, hakedişler, hakedişlere dayanak belgeler, geçici ve kesin kabul tutanakları da getirtilmek suretiyle inceleme yaptırılmalı, 5. hakedişe kadar yapılan tüm imalâtların bedellerinin ödendiği anlaşılmakla bu hakedişten sonra yapılan imalâtların bedellerinin taraflar arasında düzenlenen sözleşmedeki birim fiyatlarla belirlenmeli, belirlenen fiyatlar davacı taşeronun yapmış olduğu imalâtlarla ilgili idare kayıtlarında geçici ve kesin kabul eksiklileri bulunup bulunmadığı ve bu eksikliklerin kim tarafından tamamlandığı belirlenmeli ve buna ilişkin giderlerin hakedişten mahsubunun gerekip gerekmediği hususları tartışılmalı, ayrıca daha önceden yapılan imalâtlar da dikkate alınarak davalı tarafından yapıldığı kanıtlanan ödemeler mahsup edilerek sonucuna göre hüküm kurulmalı, bu arada verilen ilk kararı davacı temyiz etmediği için kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek karar verilmelidir
Devamı...

mahkemece hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla davacının gerçekleştirdiği imalâtların nelerden ibaret olduğu, bu imalâtların eksik ve kusurları dikkate alınarak sözleşmede asıl iş ve ilave iş bütününe göre fiziki oranının ne olduğu, bu oranın kararlaştırılan toplam * TL götürü bedele uygulanmak suretiyle hakedilen iş bedelinin ne kadar olacağı hesaplattırılıp, bundan kanıtlanan * TL ödeme düşüldükten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, işin eksiksiz ve kusursuz olarak tamamlanıp teslim edildiği sonucunu doğuracak biçimde kabul kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun görülmüştür
Devamı...

mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında kâr kaybı hesabı yönünden kesinti yöntemine uygun inceleme yapıldığından söz edilemeyeceğinden, mahkemece HMK *maddesi gereğince kesinti yöntemine göre hesaplama yapılması için hükme esas alınan raporu düzenleyen son bilirkişi heyetinden ek rapor alınması; alınan ek raporun yeterli olmaması halinde, gerekirse bu yönde önceki bilirkişilerden farklı yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınması gerektiği halde, kesinti yöntemine uygun olmayan hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporu esas alınarak yazılı şekilde kâr kaybına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir
Devamı...

bilirkişi kurulu ek raporunda, davalı şirket tarafından 16 kalemde toplam *TL ödeme yapıldığı belirlenmiş, ancak bu ödemelerin ne miktarının doğrudan davacıya, ne miktarının malzeme bedeli ile nam ve hesaba tamamlanan işler bedeline ilişkin olduğu açıklanmamıştır. Davacı şirket * tarihli dilekçesiyle ek rapora itiraz ederek raporda belirtilen ödemelerin dava konusu işler ve davacı şirketle bir ilgisinin olmadığını, bu nedenle alacağından mahsup edilemeyeceğini bildirmiştir. Dava konusu işle ilgili olmayan ya da doğrudan davacıya yapılmayan, diğer bir ifade ile üçüncü kişilere yapılan malzeme ve işçilik ödemelerinin davacı alacağından mahsubu mümkün olmadığından davacının itirazlarının bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle karşılanması, 16 kalem ödemenin tek tek incelenerek davacının alacağından mahsup edilip edilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması ve mahsup edilecek ödeme varsa tutarının belirlenmesi gerekir. Mahkemece bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan ve dayanakları da gösterilmeden davacının itirazlarının yerinde olduğu kabul edilmiş, raporda belirtilen ödemeler mahsup edilmeksizin davacı şirketin belirlenen alacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkemenin ödemelerin kanıtlanamadığına dair kabulü bilirkişi kurulu raporu ile çeliştiği gibi somut bir değerlendirmeye de dayanmadığından ödeme savunmasının tamamen kanıtlanamadığı kabul edilemez. Mahkemece yapılacak iş; bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak davalı tarafından yapılan 16 kalem ödemenin hangilerinin ve ne miktarının malzemeler ile kalan işin ikmaline yönelik olarak üçüncü kişilere yapılan ödemelere ve harcamalara, hangilerinin ve ne miktarının da nakit ve çek olarak doğrudan davacıya yapılan ödemelere ilişkin olduğunu açıklığa kavuşturmak, davacının itirazlarını da değerlendirerek davacı alacağından mahsup edilecek ödeme tutarını belirlemek, sonucuna göre asıl davayı hükme bağlamak olmalıdır
Devamı...

teknik bilirkişiye davacı-karşı davalı taşeronun sözleşmeler kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve kusurlarda göz önünde tutulup düşülmek suretiyle sözleşme kapsamında hak ettiği iş bedeli ve varsa yazılı sözleşme dışı işlerin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle bedeli ve bu şekilde toplam iş bedeli hesaplattırılıp yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmayan 71.965,00 TL ödeme mahsup edilerek asıl ve karşı davada sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür
Devamı...

bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı nam ve hesabına davalı tarafından yaptırılan eksik ve kusurlu işlerin bedeli* TL + KDV'dir. Bu nedenle davacıdan nakdi teminat olarak kesilen * TL'den bilirkişilerce ayıplı iş bedeli olarak hesaplanan * TL'ye KDV'nin de eklenip düşülmesi sonucu kalan tutara hükmedilmesi gerekirken, KDV'siz tutarın düşülerek fazlaya hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir
Devamı...

mahkemece taraflarca delil olarak dayanılan hakediş raporları, ilerleme raporları ve hesap özetleri dosyaya ibraz ettiirilerek, hakedişlerde yazılı imalâtlar, hakedişlerden yapılan kesintiler, yapılan iş ve imalât tutarı konusunda yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan gerekirse mahallinde keşif de yapılarak sözleşme hükümleri de dikkate alınarak rapor alınmalı, iş iskelesi ve vinç kirası ile ilgili taraf iddia ve savunmaları incelenip değerlendirilmeli, tarafların ticari defter ve kayıtları ile davalının ödeme belgeleri üzerinde bilirkişiye inceleme yaptırılarak davalının yaptığı ödeme tutarı saptanmalı, kanıtlanan ödemeler davacının imalât bedelinden mahsup edilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır
Devamı...

hkemece yapılması gereken iş; bilirkişiden ek rapor alınarak davalı tarafından yapılan imalâtların sözleşme kapsamındaki tüm imalâtlara göre fiziki gerçekleşme seviyesini yüzde olarak belirlemek, belirlenen seviyeyi sözleşmede *TL olarak kararlaştırılan götürü bedele uygulayarak davalının hakettiği iş bedelini bu yöntemle hesaplamak, bulunan bedelden kanıtlanan *TL ödeme mahsup edilerek sonucuna göre fazla ödenen bedelin tahsiline karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan bu gerekçeye göre bozmaya aykırı olan kararın bozulması gerekmiştir
Devamı...

mahkemece konusunda uzman teknik bilirkişi ya da bilirkişiler marifetiyle …. orman yolunun bulunduğu yerlerde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak dava dışı asıl iş sahibi idareden getirtilen belgeler ile zeminde yapılacak ölçümler ve arazi koşulları gözönünde tutularak bu yolların açılması için sözleşmede öngörülen makinelerle ne kadar süre çalışılması gerektiği ve buna göre davacı taşeronun sözleşme fiyatlarıyla hakettiği iş bedeli hesaplattırılıp bundan kanıtlanan ödemeler düşüldükten sonra varsa kalan miktar üzerinden itirazın iptâline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması
Devamı...

Mahkemece keşif yapılmaksızın bilirkişi raporu alınmış, bu rapora göre hüküm kurulmuş isede, mahallinde keşif yapılmaksızın defter kayıtları ile sözleşme dışı imalâtların tespiti mümkün değildir. Yapılması gereken iş; dava dışı iş sahibi belediyeden davalının yüklendiği iş ile ilgili sözleşme ve ekleri de getirtilip yapılacak keşif ile davacının sözleşme kapsamındaki yaptığı işler ile bunun dışında yapılan işlerin tespiti, sözleşme dışı imalâtların bedelinin yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre bedelinin saptanması, bundan kanıtlanan ödemelerin düşülerek sonuca varılmasından ibarettir. Açıklanan gerekçe ile eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir
Devamı...

yerinde keşif yapılarak konusunda uzman olan bilirkişilere yapının tasdikli projesine uygun inşa edilip edilmediğini yasaya aykırılık varsa bunun giderilip giderilemeyeceğini belirletmek, giderilmesi olanaklı ise bu konuda yükleniciye mehil vermek ve binanın yasaya uygun hale getirilmesini sağlamak, binanın yıkımı gerekiyorsa yüklenici edimini yerine getirmediğini düşünmek, açılarak birleştirilen tüm davaların sonucunu araştırma ve inceleme doğrultusunda değerlendirerek hükme varmaktan ibarettir
Devamı...

müfettiş raporundaki tespitlerin yerinde olduğu, yerinde keşif yapma imkanı kalmadığından Bayındırlık Bakanlığı nezdinde oluşturulan uzman kurulun tespitleri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davalı yükleniciye **TL tutarında fazla ödeme yapıldığı belirlendiğinden bu tutarın kesin hesap tarihinden itibaren yürütülecek fazi ile davalı yüklenici tarafından davacıya iadesi gerektiği, davacı idare elemanı olan diğer davalıların yapılan fazla ödemeye kusurları ile sebebiyet verdikleri yolunda bir delilin bulunmadığı, hakların açılan ceza dosyasında davanın zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasna karar verildiği, davacı idare zararı ile davalıların eylemi arasında illiyet bağının bulunmadığı sonucuna varılmış ve haklarındaki davanın ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir
Devamı...

O halde mahkemece yapılması gereken iş; içerisinde harita mühendisinin de bulunduğu HMK maddelerine uygun seçilecek uzman bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapmak, dosyaya sunulan projeyi mahalline uygulatmak, taraf itirazları da incelenerek davacının gerçekleştirdiği imalât metrajını hesaplatmak, bu metrajı sözleşme birim fiyatı olan 3,50 TL+KDV(%10) /m3 ile çarpmak ve böylece bulunacak toplam davacı alacağından, davalının kanıtlayabildiği 60.000,00 TL ödeme miktarı düşülerek sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik inceleme ile davanın kısmen kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur
Devamı...

kesin hesap,Taraflarca ittifakla hazırlanan kesin hesap mevcut olmadığından ve uyuşmazlık kesin hesaptan kaynaklandığından kesin hesabın mahkemece tayin olunacak konusunda uzman üç kişilik teknik bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile çıkartılması zorunludur. Mahkemce kesin hesap konusunda bilirkişiden rapor alınmadan yüklenicinin tek taraflı olarak düzenlediği kesin hesaba itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, uzman bilirkişi aracılığıyla çıkartılacak kesin hesap sonucuna göre davadaki talepler değerlendirilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir
Devamı...

Davacı yüklenici şirket hakedişlerden tahsil etmediği alacakları olduğunu da iddia etmiştir. Dosyada bulunan ve itirazsız kesinleşen 8 adet hakedişten ödenmeyen iş bedeli varsa, davacı yüklenici şirket ödenmeyen hakediş bedellerinin tahsili isteminde haklıdır. Bu nedenlerle mahkemece yapılması gereken iş, gerekirse yerinde keşif yapılarak, konunun uzmanı inşaat mühendisi, makine mühendisi ve mali müşavirden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak, bilirkişi kurulu raporları arasındaki çelişkinin giderilmesinden, davacı yüklenici şirketin kesinleşen 8 adet hakediş nedeniyle ödenmeyen iş bedeli varsa miktarının açık şekilde belirlenmesinden, yukarıda açıklanan işlerin sözleşme dışı iş olarak kabul edilip, bunun dışında yüklenici tarafından yapılıp hakedişe girmeyen iş varsa bunların açık şekilde fazla iş sayılma nedenleri ile açıklanarak, fazla işlerin bedellerinin yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre hesaplanmasından, ödenmeyen hakedişlere girmeyen iş bedellerinin gösterilmesinden, sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm oluşturulmasından ibarettir.
Devamı...

mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde kesin hesabın çıkarılması hususu kendi görevleri dahilinde olmasına rağmen yetkili mercice görevlendirilecek heyetçe açıklanması gereğine değinilerek uyuşmazlık ortada bırakılmıştır. Bu haliyle raporun hükme dayanak alınamayacağı ve davalının tek taraflı yaptırdığı tespit raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş; mahallinde seçilecek uzman bilirkişilerle keşif yapmak ve tespit dosyasındaki belgeler de gözetilerek varsa ayıplı imalât bedelini yüklenici alacağından mahsupla sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibarettir. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Devamı...

konunun uzmanı teknik bilirkişi ile mahallinde keşif yapmak suretiyle mantolama işinde ayıplı imalât olup olmadığını saptamak, var ise ayıp tutarını tespit tarihindeki piyasa fiyatlarıyla hesaplatmak ve davacı alacağından mahsupla kalan tutar için asıl davada takibin devamına karar vermek, fazla istemle, tarafların tazminat istemlerinin de reddine karar vermekten ibarettir.
Devamı...

hukuk mahkemesine yazılacak talimat (istinabe) yolu ile seçtirilecek aralarında kesin hesap uzmanı inşaat mühendisi bilirkişi ve mali müşavir bilirkişinin de bulunduğu uzman bilirkişiler kurulu aracılığıyla inceleme yaptırmak, davacının istek kalemleri tek tek açıklanmak suretiyle hesaplama yaptırmak, bilirkişiden mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli rapor alınarak varsa yüklenici alacağını bulmak, varsa bundan davacının usulen kanıtlayabildiği tüm ödemeleri saptamak, saptanan ödeme tutarının mahsubuyla sonucuna uygun hüküm kurmak, hüküm kururken davalı idarenin harçtan muaf olmadığı gözetilerek davalı idareyi harçla sorumlu tutarak karar vermekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile ve HMK'nın 266. maddesi hükmüne aykırı şekilde çözümü hukuk dışında, teknik bilgiyi gerektiren konuda hukukçu bilirkişiler aracılığı ile rapor alınarak hükme varılması, usul ve yasaya aykırı olmuş kararın bozulması gerekmiştir.
Devamı...

Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri, sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibininse, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesi ile eserin bedelini ödemekten ibarettir. Yine aynı Yasa'nın 81. maddesi gereğince iş sahibinin işin yapılacağı yeri, işin yapılmasına elverişli ve sorunsuz olarak yükleniciye teslim etmesi, öncelikle ifası gereken borcu gereğidir. Diğer taraftan tazminat borcunun doğması için temel koşul kusur olduğundan, tazminat isteyen tarafın kusursuz olması kuraldır. Bu ilkelere göre somut olay değerlendirildiğinde alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre tarafların sözleşmenin feshinde, davacının sözleşme ve eklerine aykırı olarak iş yapmak, davalı iş sahibinin de uygun iş ortamını yaratmamak suretiyle ortak kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Burada açıklanması gereken önemli bir hususta feshin haksız olsa dahi tek taraflı irade beyanı ve bunun karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracağından feshin geçersiz kılınamayacağı ve iş de tamamlanmadığından yükleniciye ifa değerini geçen tazminat isteme hakkının verilemeyeceğidir. Bu halde davacı yüklenici irat kaydedilemeyeceğinden teminat mektubunun iadesi, varsa sözleşme kapsamında hak edip ödenmeyen iş bedelinin tahsilini isteyebilir.
Devamı...

üçüncü bir teknik bilirkişi kurulundan sözleşme eki teknik şartnamede belirlenen ocak dışında daha yakın mesafeden taşınan kum ve çakıl miktarı nedeniyle ödenmesi gereken nakliye bedeli ile davacı idarenin ödediği nakliye bedelinin karşılaştırılması ve fazla ödeme iddiasının buna göre değerlendirilerek gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
Devamı...

 Altyapı inşaatları yapım işini üstlendiğini, düzenlenen 18 hakedişin taraflarca imzalandığını ve hakedişler uyarınca davalıya ödemeler yapıldığını, müfettiş raporu ile davalıya fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, müfettiş raporu doğrultusunda düzenlenen 19 nolu kesin hakedişe göre yüklenicinin 1.864.389,88 TL borçlu çıkartıldığını, bu nedenle eldeki davanın açıldığını belirtmiş, davalı yüklenici ise fazla ödeme iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yargılama sırasında iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alındığı, her iki heyetin de yaptıkları kesin hesap sonucunda yükleniciye fazla ödeme yapılmadığı kanaatini bildirdikleri anlaşılmıştır. Davacı idarenin fazla ödeme kalemlerinden birisi de kum-çakıl nakline ilişkindir. Müfettiş raporunda, ihaleden önce davalı yüklenicinin kum-çakıl alabileceği ocak olarak…belirlendiği, yükleniciye bu ocaktan malzeme aldığı gözetilerek hakedişlerle ödeme yapıldığı, ancak bu ocak dışında daha yakın ocakların olduğunun tespit edildiği, daha uzak ocak belirlenerek yüklenici lehine fazla nakliye bedeli ödenmesine sebebiyet verildiği belirtildiği gibi, yüklenicinin daha yakın ocaktan kum-çakıl almasına rağmen şartname ile belirlenen ….. Ocağı'ndan malzeme almış gibi göstererek de fazla ödemeye sebebiyet verildiği belirtilmiş, mahkemece bilirkişi raporları da gözetilerek yapılan yargılama sonunda, ….. Ocağı'nın ihaleden önce idare tarafından belirlendiği, firmaların buna göre teklif verdikleri, ihaleden sonra, belirlenen ocağın uzak olması nedeniyle daha yakın mesafedeki ocaklara göre nakliye bedelinin hesaplanmasının  sözleşme şartlarının tek taraflı olarak değiştirilmesi anlamına geleceğini, bu hususun sözleşme serbestisine aykırı olduğunu ve kabul edilemeyeceğini, ayrıca müfettiş raporunda yüklenicinin ..Ocağı'ndan malzeme almadığı halde buradan malzeme almış gibi göstererek fazla ödemeye sebebiyet verildiği belirtilmiş ise de bu hususun sadece tanık beyanları ile ispat edilemeyeceği belirterek müfettiş raporuna itibar edilmemesi görüşüne varılmıştır.raporun bölümünde daha yakın mesafelerden kum-çakıl taşındığı ileri sürüldüğü gibi raporun ilerleyen sayfalarında da buna dair ocak sahiplerinin beyanları dahil başka deliller de bulunduğu
Devamı...

aporda, batı duvarı için yapılan güçlendirme işlemlerinin yeterli olmadığı, bu duvarın bu haliyle de kullanılması durumunda öğrenciler için risk oluşturduğu belirtildiğinden, mahkemece bozmadan önce ikinci bilirkişi kurulunu oluşturan inşaat mühendisi bilirkişilerden bu duvarın yeniden yapımı için gerekli olan bedelin ayıbın ortaya çıktığı zamandaki serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplattırılması için rapor alınması gerekirken, davacı idare tarafından tek taraflı olarak düzenlenen yaklaşık maliyette belirtilen bedele hükmedilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, yargılama aşamasında doğu duvarının davalı yüklenici tarafından yeniden inşa edildiği anlaşıldığından bu dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu duvar için de davacı idare tarafından duvarın yeniden inşası için tespit edilen yaklaşık maliyet bedeline hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Devamı...