taşeron hizmet sözleşmesinin 7. maddesinde “Sözleşmenin süresi yürürlük tarihinden itibaren 1 yıldır. Taraflar sözleşme bitim tarihinden 30 gün önce bildirimde bulunmadığı takdirde sözleşmenin süresi kendiliğinden 1 yıl daha uzamış sayılacaktır. İşveren, sözleşme sona ermeden ve 1 ay önce bildirimde bulunmak sureti ile işbu sözleşmeyi her zaman tek taraflı feshetme hakkına sahiptir” düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşmenin süresi ****’ye kadar uzadığından ve davalı 19/08/2011 tarihinde fesih bildiriminde bulunduğundan bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak 5 ay 11 gün için kâr kaybına hükmedilmiş ise de sözleşmenin 7. maddesi ile süre sona ermeden 1 ay önce bildirimde bulunmak koşulu ile davacıya her zaman tek taraflı fesih hakkı tanındığından, kâr kaybına 1 aylık süre için hükmedilmesi gerekirken 5 ay 11 günlük süre karşılığı 48.564,94 TL’nin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava dilekçesinde davacı harca esas değeri sözleşme bedeli olarak belirlenen 6.500,00 TL olarak göstermiş ve akdin feshini talep etmiştir. Akdin feshi istemi eser sözleşmelerinde tek taraflı irade beyanı ile gerçekleştirilebileceğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup mahkemece davanın bu sebeple reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekir ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur

dava sözleşmenin uyarlanması olarak nitelendirilmiş ve mahkemece davanın uyarlama davası olduğu benimsenmiş ise de; bu vasıflandırma dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Sözleşmenin uyarlanması dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre götürü bedelli işlerde yüklenicinin yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyata yapmaya mecbur olduğu, yapılacak şeyin tahmin edilen miktardan fazla emek ve masrafı gerektirse bile yüklenicinin bedelin artırılmasını isteyemeyeceği belirtildikten sonra 2. fıkrasında önceden tahmin olunamayan veya tahmin olunup da iki tarafça dikkate alınmayan hallerin işin yapılmasına engel olması veya son derece zorlaştırması halinde hakimin haiz olduğu takdir hakkı dolayısıyla sözleşme bedelini artıracağı veya sözleşmeyi feshedeceği belirtilmiş olup, uyarlama ancak bu koşullarda ve sözleşme bedelinin artırılması veya feshedilmesi suretiyle mümkündür. Davacının anılan maddedeki koşulların varlığını ileri sürerek bedel artırım veya sözleşmenin feshi talebi bulunmadığından davanın uyarlama davası olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.

götürü bedelli işlerde yüklenicinin yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyata yapmaya mecbur olduğu, yapılacak şeyin tahmin edilen miktardan fazla emek ve masrafı gerektirse bile yüklenicinin bedelin artırılmasını isteyemeyeceği belirtildikten sonra 2. fıkrasında önceden tahmin olunamayan veya tahmin olunup da iki tarafça dikkate alınmayan hallerin işin yapılmasına engel olması veya son derece zorlaştırması halinde hakimin haiz olduğu takdir hakkı dolayısıyla sözleşme bedelini artıracağı veya sözleşmeyi feshedeceği belirtilmiş olup, uyarlama ancak bu koşullarda ve sözleşme bedelinin artırılması veya feshedilmesi suretiyle mümkündür

ihtarla talep edilmesine rağmen tamamlandığı ya da büyük oranda yapıldığı yüklenici tarafından yasal delillerle kanıtlanamadığından, mahkemece davacının tek taraflı irade beyanı ile sözleşmenin geriye etkili feshedilmiş olması sebebiyle ödediği bedelin iadesiyle ilgili davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davacının öncelikli edimini ifa etmemesi sebebiyle sözleşmeyi fesih yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır. Yerel mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerekirken onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından karar düzeltme talebinin kabulü uygun görülmüştür.

eser sözleşmelerinde iş sahibinin bedeli ödeme yükümlülüğü, yüklenicinin ise, eseri iş sahibinin amacı gözetilerek, fen ve tekniğine uygun imal ve teslim yükümlülüğü bulunmaktadır. Eserin ayıplı olması ya da sözleşmeye aykırı yapılacağını anlaşılması halinde iş sahibi vereceği uygun bir sürede aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Fesih hakkının kullanılması tek taraflı bir irade beyanı olup, iş sahibinin fesih hakkını kullanması halinde yüklenicinin sözleşmenin ayakta tutulmasını istemesi ve mahkemeden bunu talep etmesi ve iş sahibini zorlayıcı nitelikte karar verilmesi doğru değildir. Nitekim davacı dava açarken, terditli dava açmış, sözleşmenin feshinin iptâli ve sözleşmesinin ayakta tutulmasını istemiş, olmadığı taktirde uğradığı zararı talep etmiştir.

bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme için tek taraflı irade beyanının yeterli olduğu benimsenmiştir. Tek taraflı irade beyanı ile dönme (fesih) mümkün olmakla birlikte, sözleşmeyi haksız ya da kusuruyla fesheden taraf, fesih bildiriminin sonuçlarına da katlanmak durumundadır, fesih sonucu zarara uğrayan kimse koşulları mevcutsa haksız fesih sebebiyle uğradığı zararlarının tazminini isteyebilir. Bu suretle sözleşme fesihle sona eren sözleşme nedeniyle hiç kimsenin sona eren sözleşme ile bağlı kalmaya zorlanamayacağından feshin iptâli ya da bu şekilde yaratılan muarazanın men’ine karar verilemez

bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme için tek taraflı irade beyanının yeterli olduğu benimsenmiştir. Tek taraflı irade beyanı ile dönme (fesih) mümkün olmakla birlikte, sözleşmeyi haksız ya da kusuruyla fesheden taraf, fesih bildiriminin sonuçlarına da katlanmak durumundadır, fesih sonucu zarara uğrayan kimse koşulları mevcutsa haksız fesih sebebiyle uğradığı zararlarının tazminini isteyebilir. Bu suretle sözleşme fesihle sona eren sözleşme nedeniyle hiç kimsenin sona eren sözleşme ile bağlı kalmaya zorlanamayacağından feshin iptâli ya da bu şekilde yaratılan muarazanın men’ine karar verilemez

sözleşme imzaladığını, davacı tarafından işin yapılmasına başlanmasından sonra davalı iş sahibi tarafından hiçbir gerekçe ileri sürülmeksizin ** tarihli yazı ile işin durdurulduğunu, taraflar arasında müteaddit yazışmalardan sonra davalının ** tarihinde tek taraflı irade ile sözleşmeyi feshettiğini, fesihten doğan toplam 30.000,00 TL zararlarının fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı iş sahibi vekili; davacı taraf ile idare arasında **tarihl…. … İlk Öğretim Yapım İşi ile ilgili sözleşme imzaladığını, işin götürü bedelli olduğunu ve idarenin ihale şartnamesinde değişiklik yaptığını, ancak bu değişikliğin davacı yüklenici tarafından kabul edilmediğini, davacının kusuru nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ve davacının zararlarını ispat edemediğini savunarak haksız davanın reddini savunmuştur.

sözleşmenin feshe ilişkin tek taraflı irade beyanı ve bunun karşı tarafa ulaşması ile feshi mümkündür. Karşı taraf feshin haklı olup olmamasına göre bir takım zarar ve tazminat talep edebilir ise de, sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespitinin istenilmesi mümkün değildir. Mahkemece feshin geçersizliğinin tespiti talebinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile geçersizliğinin tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı ayrıca verilen kesin teminat mektubunun nakde çevrilmemesine karar verilmesini de talep etmiştir. Bu talep ihtiyati tedbir istemi gibi görülmekte ise de; davacı tarafça teminat mektubu değeri üzerinden peşin nispi harç ödenerek dava açıldığı, davadan önce bu konuda ihtiyati tedbir karar verilmiş olduğu ve hukuki vasıflandırma hakime ait olduğundan davacının bu konudaki talebinin teminat mektubuna sataşmanın (müdahalenin) önlenmesi vasfında olduğunun kabulü gerekir. Bu ihtilâfın çözümü de davacının süre uzatımı talebinde haklı olup olmadığı, imalât seviyesinin belirlenmesi ve yüklenicinin temerrüde düşüp düşmediğinin araştırılmasına bağlıdır.

dosyaya sunulan deliller ve davadan sonra taraflarca imzalanan kısmı sulh protokolü de dikkate alınarak yeninden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan gerekirse mahallinde keşif de yapılarak, davacının fesih tarihi itibari ile sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalât oranı, sözleşme dışı ilave iş ya da iş artışı nedeni ile fazla imalât yapıp yapmadığı ve bunun süreye etkisi ile davacı yüklenicinin fesih tarihinde temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ve davalı iş sahibinin fesihte haklı olup olmadığı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp bu taleple ilgili sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken teminat mektubu konusunda eksik inceleme ile paraya çevrilmesinin önlenmesine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.Kararın belirtilen sebeplerle bozulması uygun bulunmuştur

sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartname maddesin de aynı hükümler tekrar edilmiştir.Davalı iş sahibince ** tarihli yazı ile davacı yükleniciye sözleşmenin **ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin ** maddesi gereğince **tarihinden itibaren 67 günlük süre uzatımı verilmiş ** tarihli yazı ile ** tarihine kadar 67 günlük süre verilmesine rağmen işin bitmemesi nedeni ile işin tamamlanabilmesi için sözleşmenin 25. maddesi gereği yükleniciye 60 günlük ek süre verilerek işin bu süre içinde bitmemesi halinde ikinci bir uyarıya mahal vermeden fesih yoluna gidileceği bildirilmiş, **tarihli yazı ile de davalı yanca sözleşme İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun ** maddesine istinaden fesih edilmiştir.Davanın devamı sürecinde taraflarca ** tarihinde sözleşme konusu işlerle ilgili yapılan/yapılmayan işleri belirleyen kısmı sulh protokolü düzenlenerek imzalanmıştır. Fesih tarihi itibari ile davacının sözleşme kapsamı ve dışında gerçekleştirdiği imalat oranı konusunda sulh protokolü de dikkate alınarak bir inceleme yaptırılmamıştır