Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda hakedişler ve imalat hesabına esas olan diğer belgelerin bulunmadığı, bu nedenle imalatların ayrıntılı hesabının yapılamadığı belirtildiği halde; bu belgeler olmaksızın davacı vekilinin sunduğu dilekçedeki hesaplamalara bağlı kalınarak kar kaybı hesabı yapılması doğru olmadığı gibi; kar kaybı hesabı yapılırken az yukarıda açıklanan “kesinti yöntemine” aykırı olarak ve davacının iddiasına bağlı kalınarak hesaplanan yapılmayan iş bedeli üzerinden %25 oranında kar kaybı hesaplanması da doğru olmamıştır

...

Detayları oku

Davacı davasında davalının yaptığı inşaatta taşeron olarak elektrik işlerini yaptıklarını, düzenledikleri faturalardan bakiye *TL’nin ödenmediğini yaptıkları icra takibine de itiraz edildiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptâline karar verilmesini talep etmiş, davalı savunmasında davacının üstlendiği elektrik tesisatı işini sözleşmeye uygun olarak yapmadığını ve ayıplı ifada bulunduğunu, bu yüzden zarara uğradıklarını ayrıca ticari itibarlarının sarsıldığını belirterek davanın reddini savunmuş karşı davasında ise * TL manevi tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece davacı karşı davalı tarafından yapılan sistemin projeye uygun olduğu gerekçesiyle kısa kararda karşı dava ile ilgili hüküm kurulmaksızın asıl davanın * TL üzerinden kısmen kabulüne kabulüne karar verilmiş ise de işten el çekildikten sonra gerekçeli kararda hüküm kurulmayan karşı davanın tefrikine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş bu nedenle bozulması gerekmiştir

...

Detayları oku

şartların tümünün bir arada olmaması halinde teminatın iadesi koşullarının oluştuğundan söz edilemez. Mahkemece, teminatın iadesine ilişkin talebin, süresinden önce dava açıldığı gerekçesiyle reddedilmiş olması, yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmamakla birlikte, sözleşmenin 13. maddesinde düzenlenen teminatın iadesine ilişkin diğer koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde de bir araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. açıklanan ilkelere uygun düşmeyen mahkeme kararının bu gerekçelerle ile bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından Dairemiz bozma ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan değişik gerekçe ile bozulması uygun görülmüştür

...

Detayları oku

sözleşmenin ekindeki taraflarca imzalanmış olan “Sahne Sistemi İşleri” listesinde Özel 19 pozu ile tribün imalâtının da bulunduğu yine, davalının sahne imalatında değişikliğe gidildiği ve iş azalması meydana geldiği savunmalarının değerlendirilmediği görülmüştür. Bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir

...

Detayları oku

yazılı ödeme taahhütlerinden ve sözleşmenin işveren yönündeki edimlerinden Ltd.Şti. garantör sıfatıyla işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmü gereğince garantör sıfatını taşımakta ve ayrıca sözleşmede bu şirkete atfen atılmış imzalar ve şirket kaşesi bulunmaktadır. Bahsi geçen bu sözleşme adî yazılı şekilde yapılmış olup, bu belgenin sıhhati ve bu davalı şirket yönünden bağlayıcı olup olmadığı, davalı Bozoğlu şirket yetkililerinin 6100 sayılı HMK’nın 169. (1086 sayılı HUMK’nun 230) ve devamı maddeleri gereğince isticvap edilerek araştırılması ve buna göre bu şirketin taraf sıfatı değerlendirilmelidir

...

Detayları oku

tarihli sözleşmenin 7.6 maddesine göre; işlerin zamanında tamamlanmasını müteakip, SGK’dan ilişiksiz belgesi getirilmesi, işçi hak ve alacaklarının zamanında ödenmiş olması, bu işle ilgili taahhütlerin davacı taşeron tarafından zamanında yerine getirilmiş olması kayıt ve şartıyla geçici kabul onay tarihinden itibaren kesin teminat ve ek kesin teminatın yarısının, kesin kabulün tam ve eksiksiz olarak yapılmasını müteakip geriye kalanın iade edileceği kararlaştırılmıştır. Dava, kesin teminatın iadesi istemine ilişkin olduğundan sözleşmenin yukarıda açıklanan maddesi kapsamında teminatın iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılarak hükme varılması gerekirken, dava konusu olmayan iş bedeli alacağının varlığından sözederek, temyiz eden davalılar yönünden davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür

...

Detayları oku

davalı yüklenicinin davacı taşerondan olan 2.118,74 TL alacağının bulunduğu da tüm dosya kapsamı ve alınan raporlarla sabit görüldüğünden bu miktar mahsup edilmek suretiyle çekin iadesine karar verilmesi gerekir iken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır

...

Detayları oku

yüklenici (somut olayda taşeron) işin devamı sırasında eserin ve yapılacak imalâtın kusursuz bir şekilde çalışmasına veya yapılmasına engel olabilecek bir durumla karşılaşılması halinde bu durumu genel ihbar mükellefiyeti gereğince iş sahibine (somut olayda yükleniciye) bildirmek zorunda olup, iş sahibinin buna rağmen işin mevcut haliyle yapılmasını istemesi halinde yüklenicinin (somut olayda taşeronun) eserdeki ayıp nedeniyle sorumluluğu olmayacaktır. Genel ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde ayıplı imalâtın sonucuna ve sorumluluğuna yüklenici (somut olayda taşeron) katlanacaktır

...

Detayları oku

davacı taşeronun imzasını içeren tarihsiz “Sosyal Donatılar ve Yeşil Alan Metrajları” başlıklı belgede davalıların şantiye şefi olan ………….’nın imzasının bulunması ve belgeyi imzalayan şantiye şefinin davalıların ticari vekili olarak hareket etmesi nedeniyle tarihsiz belgede belirtilen işlerin davacı tarafından yapıldığını ve davacının davalıların taşeronu olduğunu kabul etmek zorunludur

...

Detayları oku

iş sahibi ile yüklenici arasındaki bu hüküm sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığından, cezai şart istenmesinin mümkün olmaması nedeniyle (6098 sayılı yasanın 136, 177, 182. maddeleri) cezai şart talebinin tümden reddi gerekirken, kısmen kabulü doğru olmadığı gibi, imalât bedelinin istenebilir olup olmadığı ve miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuyla belirlendiğinden, -likit olmadığından- icra inkâr tazminatına da hükmedilemez. Açıklanan yasal düzenlemelere ve yargısal uygulamalara aykırı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir

...

Detayları oku

davacı alacaklının reddedilen miktar yönünden takip yapmakta haksız olsa da, kötüniyetli takip yaptığına ilişkin delil bulunmamaktadır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden, hükmün HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur

...

Detayları oku

halde mahkemece yapılması gereken iş; davacı tarafın tacir olup olmadığı, tacir ise işin ticari işletmesi ile ilgisinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacı tarafta, tıpkı davalı şirket gibi tacir ve dava konusu işte, davacının ticari işletmesi ile ilgili olması halinde işin esasına girilerek hüküm kurulması, aksi halde, bir başka deyişle davacı tarafın tacir olmadığı yada işin davacı tarafın ticari işletmesi ile ilgisinin bulunmaması halinde ise şimdiki gibi görevsizlik nedeniyle usulden red kararı verilmesi olmalıdır

...

Detayları oku

Bozmaya uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar yararına olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağından bozma uyarınca inceleme yapılması zorunludur. Bozma sonrasında mahkemece birleşen dosya hakkında verilen kararda ise “takibin kaldığı yerden devamına şeklinde karar verilmiş, bu suretle işlemiş faiz ile birlikte kanunun açık hükmüne aykırı olarak faize faiz uygulanmış, aynı zamanda faiz oranı yönünden talep aşılarak karar verilmiştir. Bu hali ile verilen karar açıkça bozmaya aykırı olmakla bozulması gerekmiştir

...

Detayları oku

taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin …. maddesinde işin fiyatı olarak sözkonusu işin imalât ve montaj işçiliği için kg fiyatı* TL + KDV olarak belirlenmiştir. * tarihli iş bitim belgesinden sonra davalı yüklenici ……Tic. Ltd. Şti. tarafından … …. Noterliği’nden gönderilen* tarih ve*sayılı ihtarnamede de yüklenicinin kendisi tarafından yapılan iş bedeli tutarı KDV dahil * TL olarak kabul edilmiştir. Bu ihtarname iş bitim belgesinden daha sonraki tarihte gönderilmiş olduğundan iş bitim belgesi içeriği ile bağlı kalınmadığı, davalı yüklenicinin kendi ihtarı ile açıklık kazanmıştır. Bu durumda iş bedelinin hesabı yapılırken KDV’nin nazara alınmaması isabetli olmamıştır

...

Detayları oku

; sözleşmede işin bitiş süresinin belirli olması karşısında işin tamamlanması ve süresinde edimin ifası için ihtar ya da ikaza gerek olmadığından bu konuda davalı yüklenicinin kusurlu olduğunun kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenlerle iş kaybı nedeniyle talep edilen *TL talebin reddi gerekir iken hukuki dayanaktan yoksun olarak kabulü doğru olmamıştır

...

Detayları oku
error: Content is protected !!
Loading...