yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak yüklenicinin fiyat farkından kaynaklanan alacakların hesaplanması, yapılan ödemelerin düşülmesi ve * nolu hakedişten kesilen gecikme cezasına yönelik talebin reddine karar vermek gerektiğine işaret edilmiş ve mahkemece yapılan yargılamanın oturumunda bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü müktesep hak doğmuştur  Bozma ilamına uyan mahkeme bozma doğrultusunda iki ayrı heyetten bilirkişi raporu almış ise de; alınan raporların bozmaya uygun olarak düzenlendiği ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme maddesine uygun olduğu söylenemez Öte yandan çelişkili olan bu raporlarda yapılan hesaplamalar dava tarihini aşar şekilde fiyat farkı hesaplaması yapmış olmakla bu hali ile de hükme esas alınamaz
Devamı...

ihale kararının ita amirince onaylandığının ilgililere bildirilmesi üzerine başkaca herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın  ihale bedeli vergi, resim ve harçlar ile diğer giderlerin ilgililerce ödenmesi gerektiği aksi halde ihalenin iptal edileceği ve varsa geçici teminatın bütçeye irat kaydedileceği hk (2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Tebligat” )
Devamı...

ihalelerin kamu yararı ve ülke çıkarlarını gözeterek gerçekleştirilmesinin gerektiği kuşkusuzdur Kanun hükümleri ile belirlenen yetki ve ihale usulü çerçevesinde özelleştirilecek kuruluşun en yüksek bedel ile satışını sağlamanın amaçlanması hk
Devamı...

Yüklenici, ayrıca sözleşmenin * maddesi uyarınca inşaatın tamamlanmasına kadar geçecek süre için arsa sahibine kira bedeli ödemeyi kabul etmiştir. Arsa sahibine ait arsadaki mevcut bina yıkıldıktan sonra da inşaata başlanacaktır. Yanlar arasındaki arsa payı karşılığı inşat sözleşmesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; arsa sahibine ait sözleşme konusu arsadaki iki katlı binanın yüklenici tarafından yıktırılmasının kararlaştırıldığı sonucuna varılmaktadır. Ayrıca, yapı ruhsatının alınması edimi de yüklenicinin yükümlülüğündedir. Ancak, yapı ruhsatının alınabilmesi için az yukarıda açıklandığı üzere; arsadaki mevcut yapının yıktırılarak kaldırılması zorunludur
Devamı...

Kamulaştırmasız El Atma Suretiyle Taşınmazdan Enerji Nakil Hattı Geçirilmesi Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edilmesi
Devamı...

İhtiyati Haczin Uzun Süre Devam Etmesi Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edilmesi
Devamı...

taşınmazın daha yüksek bedelle satılacağından bahisle kamu yararı gözetilerek iptal edildiği
Devamı...

mülkiyeti Hazine'ye ait taşınmazlara ilişkin takas talepleri ancak arsa karşılığı inşaat ve kat karşılığı inşaat ihaleleri gibi özel durumlarda uygulanabileceğinden ve davacının talebinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği
Devamı...

özelleştirme yöntemiyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonu tarafından verilen kararların Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile onaylanacağı ve Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun da kararlarını oybirliğiyle alacağı düzenlenmiştir. Davaya konu taşınmazın özelleştirilmesi amacıyla satışına ilişkin İhale Komisyonu Kararı da Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun oybirliği ile alacağı bir karar ile onaylanmadığı için kesinleşmediğinden dolayı taşınmazın özelleştirme suretiyle satışı da hukuken gerçekleşmemiştir. Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile onaylanmamış İhale Komisyonu Kararına konu satış ihalesinin 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca iptali yolundaki 12.9.2017 tarihli Olur'un mevzuata uygun olduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.
Devamı...

haczedilen taşınmazın satış talebinin iki yıllık süre geçtikten sonra istendiğini dolayısıyla taşınmaz üzerindeki haczin düşmesine rağmen ihale edildiğinden ve belirttiği diğer sebeplerle ihalenin feshi isteminde bulunmuş, mahkemece, davanın reddi yönünde karar verilmiştir. İİK.nun 106.maddesinde, “Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden nihayet bir sene ve taşınmaz ise nihayet iki sene içinde satılmasını isteyebilir.” hükmü
Devamı...

mülkiyeti Hazine'ye ait taşınmazların takasının (trampa) ancak arsa karşılığı inşaat ve kat karşılığı inşaat ihaleleri gibi özel durumlarda uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Davacının başvurusu incelendiğinde ise bu yönde bir talebinin olmadığı, 2003 yılında …, …, …, …ve …parsel numaralı taşınmazlar için satın alma talebinde bulunduğu, yapılan ihalede bu taşınmazları satın aldığı, satın aldığı yerlere ev yaptığı, etraflarını çitle çevirerek bağ ve meyvelik yaptığı, büyük miktarlarda harcamalar yaptığı, borç aldığı, kredi kullandığı, daha sonra yaptığı araştırmalarda … ve … parseldeki alanın kendisine gösterilen ve kıymet takdiri yapılan yerler olmadığını anladığı ve bu yerlere yüklü miktarda yatırım yaptığını belirterek takas talebinde bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, mülkiyeti Hazine'ye ait taşınmazlara ilişkin takas talepleri ancak arsa karşılığı inşaat ve kat karşılığı inşaat ihaleleri gibi özel durumlarda uygulanabileceğinden ve davacının talebinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından takas talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Devamı...

Davacı, arsa ve yapı sahibi olan davalı … Belediye Başkanlığının yaptığı ihale sonrasında yüklenici olan diğer davalı  A.Ş. ile kat karşılığı inşaat yapım işi sözleşmesi imzaladığını, sözleşme tarihinden itibaren 26 ayda tamamlanacak olan ve .. Konutları adını verdikleri projenin davalı Belediyenin öncülüğünde ve davalılar tarafından birlikte yapıldığı yönünde gerek yazılı gerekse görsel medyada ilan, tanıtım ve reklam yapıldığını, tanıtım broşürlerinde, şantiye sahasında Belediyenin isminin yer aldığını ve flamasının dalgalandığını, davalı Belediyenin internet sitesinde .. konutları projesinin kendisine ait olduğunu belirterek insanların bu konutlardan daire almalarının teşvik edildiği
Devamı...

Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak … Mahallesi 2018 parsel sayılı taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Devamı...

Asıl davada ve birleşen davada davacılar; verdikleri aynı içerikli dilekçeler ile Maliye Hazinesine ait taşınmazda kiracı olduklarını ve iyiniyetli zilyet olarak, hazine ile yaptıkları şifahi görüşmeler nedeniyle malik olacakları inancı ile taşınmaza müştemilat ve eklenti yaparak, ağaçlar diktiklerini belirterek; imar çalışmaları sonrası taşınmazın ihale yoluyla davalılardan … Toplu İş Yeri Yapı Kooperatifine satılması nedeniyle uğradıkları maddi zararlarının tazmini isteminde bulunmuşlardır.
Devamı...

2886 sayılı Devlet İhale Kanununun ‘Ecrimisil ve tahliye’ başlıklı 75’inci maddesinde aynen “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz(1) malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.
Devamı...

İİK'nın 16. maddesine dayalı olarak şikayet edilmiştir. İşbu dosyada ise; icra müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinin tebliği üzerinde süresinde iptalinin istendiği ve sıra cetvelinin kesinleşmesinin önlenmesinin amaçlandığı, buna göre, her iki dosyadaki talep konularının farklı hususlara ilişkin olduğu hususunun gözden kaçırılması da doğru görülmemiştir.
Devamı...

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Devamı...

hakedişlerin sözleşmede kararlaştırılan para cinsiyle ödenmemesinden doğan zararlar ile hakedişlerin geç ödenmesi ve teminat mektuplarının sözleşme hükümlerine göre sürelerinde iade edilmemelerinden doğan zararların tahsili
Devamı...

Dava, eser sözleşmesi uyarınca iş bedelinden kaynaklanan alacağın davacıya temlik edildiğinden bahisle temlik miktarınca davalıdan tahsil kararı verilmesi sebebiyle açılmıştır. Davalı, sözleşmede temlik yasağı bulunduğu gibi, ortaklık adına temlik yapılmadığından hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Devamı...

davalı Belediyenin kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmediğini, Belediye tarafından hak edişlerinin ödenmemesinden dolayı borçlarını ödeyemediğini, davalı Belediyenin hissesine düşecek daireleri tamamlattıktan sonra aralarındaki sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, asıl sorumluluğun davalı Belediyede olduğunu, davacı ile arasındaki sözleşmenin geçerli ve yürürlükte olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Devamı...

Dava, kat malikleri kurulu kararlarının ve işletme (bütçesinin) projesinin iptal edilmesi istemine ilişkindir.
Devamı...

katılanın ortaklığa kabul edilmesi sonrasında ödemelerini süresinde yapmadığı için üyeliğinin otomatik olarak düşürüldüğünü beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, kooperatif defter ve belgeleri getirtilerek, konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii ile, katılanın ortaklık başvurusu ve ortaklık kaydı sonrasında ödeme yapıp yapmadığı, yaptı ise ne kadar yaptığı, suça konu dairelerin hangi tarihte başkalarına satıldığı, satılma tarihinde kooperatife her hangi borcu olup olmadığı, kooperatif aidatlarının ödenmemesi nedeni ile otomatik üye silme prosedürünün başka üyelere uygulanıp uygulanmadığı, bu işlemler yapıldığı sırada kooperatif yönetimin de kimlerin olduğu ve hangi işlemde hangi sanığın bulunduğu hususunda ayrıntılı rapor aldırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Devamı...

İhtiyati tedbir isteminde bulunan davacılar avukat dava dilekçesi ile özetle; müvekkillerinin murisi adına düzenlenen  Tapu Tahsis Belgesine dayanarak davalı Hazine adına kayıtlı  22133 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmazın 400 m2'lik kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescili ile dava konusu taşınmazın 3.kişilere devrinin önlenmesi yönünde HMK'nın 389. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Devamı...

taşınmazların tapu kayıtları üzerine konulan hacizlerin İİK'nun 106-110 maddelerinde düzenlenen satış isteme süresi içinde satış istenmemesi halinde yenilenememesi
Devamı...

taşınmazın satış işlemi idari usuller kullanılarak tesis edilmesine karşın; satış işlemi gerçekleştikten, taşınmazın tapu kaydının alıcı üzerine tescil edilmesinden sonra; taşınmazın yüzölçümünde farklılık bulunduğu iddiasıyla, ödenen bedelin bir kısmının iadesi istemine ilişkin uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk ilişkisi olduğu
Devamı...

mahkemece arsa niteliğinde bulunan dava konusu taşınmaza yönelik olarak, emsal satışların değerlendirme tarihindeki (01/07/2014) karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak, taşınmazdan DOP payının düşülmesinin gerekip gerekmediği belirtilmek, taşınmaz üzerinde bulunan binanın Bayındırlık Bakanlığı resmi birim fiyatları esas alınarak yıpranma payı düşülmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerektiğinden, taraflara, dava konusu taşınmaz ile aynı bölgeden bulunamaması halinde yakın bölgelerden ve değerlendirme tarihinden önce ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer nitelikli ve yüzölçümlü satışları
Devamı...

ortaklığın giderilmesi dava dosyasının getirtilip dava dilekçesinin hangi tarihte davalıya tebliğ edildiğinin saptanması, ihtarname tarihinden önce ise dilekçenin tebliği tarihinden itibaren ecrimisile karar verilmesi ve ayrıca … plaka sayılı araç için de belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken anılan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Devamı...

hukuken korunan alacak borç ilişkisi olup olmadığı; sanığın her bir katılana karşı suç teşkil eden haksız fiillerinin suç tiplemesi ile bazı suçlar yönünden ise zincirleme suç hükümlerinin de bu bağlamda takdiri gerektiği dikkate alınmadan, eksik soruşturma ile yetinilip, mükerrer yargılamaları önleyici eksiklikleri de gidermeden yargılamaya devamla yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Devamı...

Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Davalardan biri hakkında verilecek karar diğer davayı doğrudan ilgilendirmektedir. Meni Müdahale talebi kabul edildiğinde, kiracılığın tespiti davası ret olacaktır. Kiracı şirketin, yeni malikin kiracılığını tanıdığını ispatlayabilmesi halinde ise meni müdahale davasının reddi gerekecektir.
Devamı...

Satışın paydaşlar arasında yapılabilmesi için ya bütün paydaşların bu hususta anlaşması yada bu şekilde satış yapılmasının bütün paydaşların menfaatlerine daha uygun olduğunun tespiti gerekir. Zira paydaşlar arasında satışa karar verilmesi halinde mali durumu elverişli olmayan paydaşlar müzadeyeye katılamayacaklarından taşınmaz malın düşük bir bedelle mali durumu iyi olan paydaş tarafından satın alınması imkan dahiline girer. Bu mali durumu elverişli olmayan paydaşlar zararına sonuç doğurur. Sadece davacının isteği nazara alınarak bu yolda karar verilemez. İnceleme yapılarak satış şeklinin hangisinin paydaşların menfaatine olduğunun saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Devamı...

TTK’nın 1278. maddesi uyarınca sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurundan doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiçbir halde sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kasdından veya aksi sözleşmede yazılı değil ise sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur değildir. Yine inşaat all risk sigortası genel şartları A.4. (ı) maddesi ile de malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarlar teminat dışı gösterilmiştir. Davalı vekili savunmasında aynı sebeplere değinmiş ve hasarın herhangi bir dış etki veya doğal afetten kaynaklanmadığını, ayıplı malzemenin ya da kusurlu işçiliğin söz konusu olduğunu iddia etmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. TTK’nın 1278. ve 1281/2. maddesi gereği hasarın teminat dışı bir halden vuku bulduğunu ispat yükü işbu davada davalı tarafın üzerinde ise de davalı taraf savunmasını ispata yarar herhangi bir delil sunmamıştır. Meydana gelen çökme sonrası alınan eksper raporu ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da hasarın hangi sebeple gerçekleşmiş olduğuna dair somut tespitler yapılmamış, varsayımsal olarak herhangi bir dış etki veya doğal afet olmaksızın gerçekleşen hasar işçilik ve malzeme kusuruna bağlanmıştır. Bu durumda, davalının savunması ispata muhtaç iken, olmayana ergi yöntemi kullanılarak hasarın işçilik veya malzeme hatasından kaynaklandığı sonucuna varılan ve bu yönüyle somut tespitler içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Devamı...

İİK’nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Şikayet eden borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece, ihalenin feshi isteminin yukarıda belirtilen nedenle kabulü gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Devamı...

İhalenin feshi istemine yönelik şikayette, dairece, yetkisizlik kararı verilmesi üzerine yetkili mahkemeye gönderme talebinin, kararın verildiği tarihten (ihalenin feshine ilişkin şikayette verilen yetkisizlik kararı kesin nitelikte olduğundan) iki hafta süre içinde yapılmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Ancak AYM’nin HMK 20/1 hükmüne ilişkin iptal kararının, yürürlüğü ertelenmiş olsa da uygulanması gerekir; bu nedenle dairece verilen bozma kararı yerinde değildir.
Devamı...

İcra takibi borçlularından her birinin kıymet taktiri yapılan malın maliki olması aranmaksızın kıymet taktirine itiraz hakkı vardır. Bu durumda icra mahkemesince şikayetçi borçlu F.T.’nin kıymet taktirine itirazının incelenmeksizin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Devamı...

Borçlu vekili, ödeme emri ve satış ilanının yanlış adrese tebliğe çıkarıldığını, alacaklının adresini bilmemesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin yurtdışında olduklarının alacaklı vekilince bilindiğini ileri sürerek ihalenin feshini istemiş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir. Borçlunun resmi yazışmalarda belirtilen adresi kullandığı; satış ilanının Tebligat Kanunu`nun 35. maddesine göre hatalı kapı numarasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. İhalenin feshine karar vermelidir.
Devamı...

Satış ilanının tirajı yüksek gazetelerden birinde yayımlanmasına karar verildiği halde bu karara uyulmayarak 31.443 tirajlı bir gazetede ilan yapılmış olması satış kararına ve İİK’nın 114/2. maddesinde öngörülen yasal düzenlemeye uygun olmadığı için bu işlem başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğundan mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken reddi isabetsiz olup, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Devamı...

Şirket, İİK 135’e dayalı olarak gönderilen tahliye emri kesinleştikten sonra, taşınmazda fuzuli şagil haline gelmiştir. Taşınmazı tahliye etmekten kaçındığı için yeni malik ihale alıcısının vekili tarafından açılan meni müdahale davasının kabulü doğru olmakla birlikte, mahkemenin gerekçesi doğru değildir. Davalardan biri hakkında verilecek karar diğer davayı doğrudan ilgilendirmektedir. Meni müdahale talebi kabul edildiğinde, kiracılığın tespiti davası ret olacaktır. Kiracı şirketin, yeni malikin kiracılığını tanıdığını ispatlayabilmesi halinde ise meni müdahale davasının reddi gerekecektir.
Devamı...

Borçlu tarafından feshi talep edilen satış ilanı tebligatında ”Muhatabın çarşıda olduğunu komşusu B.İ.’nin beyan etmesi üzerine tebligatın mahalle muhtarına teslim edildiği, haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı, haber bırakılan komşu ismi yazılmadan imzadan imtina ettiği kaydı ile tebliğ edildiği görülmekte olup, haber verilen kişinin açık kimliğinin tebligattaki meşruhatta yazılmadığı, haber bırakılan komşu isminden imtina edilemeyeceği, bu haliyle, satış ilanı tebligatının TK’nın 21/1. maddesine aykırı tebliğ edilmekle usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Devamı...

Borçlu şirketin ihale yoluyla satışı yapılan taşınmazı ne zaman iktisap ettiğinin belirlenmesi, anılan taşınmazın en az iki yıl süreyle şirketin aktifinde olup olmadığının saptanması, borçlunun söz konusu taşınmazı, ticaretini yapmak amacıyla aktifinde bulundurup bulundurmadığının tespit edilmesi ve bu suretle 3065 sayılı Kanun’un 17/4-r maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, taşınmazın cebri icraya konu olduğu tarih itibariyle iki yıllık sürenin dolmadığı gerekçesi ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Devamı...

TTK’nin 55/b-l maddesinde başkalarının müşterilerinin söz konusu kişilerle olan sözleşmelerini ihlal etmeye yöneltmenin haksız rekabet teşkil edeceğinin düzenlendiği, hükmün lafzı dikkate alındığında burada geçen müşteri kavramına sağlayıcıların dahil olmadığı, WEHRLE’nin sağlayıcı konumunda olduğu, WEHRLE ile davacı arasındaki know-how sözleşmesini feshetmeye yöneltmenin m.55/b-l kapsamında bulunmadığı, WEHRLE’nin davacı ile arasındaki sözleşmeyi haklı sebeple feshettiği, WEHRLE tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiği kabul edilse dahi, davacının WEHRLE’nin sözleşmeyi feshetmesi konusunda davalı tarafından yöneltildiğini ispat edemediği, davalının TTK’nin 54/2 maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil eden başka bir davranış gerçekleştirdiğinin de davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Devamı...

Şikayetçi tarafından satış memurluğunca yapılan ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurulmasıyla açılan davada, 6100 sayılı HMK m. 322/2 gereğince paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması halinde hakimin satış için bir memur görevlendireceği, satışın İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca yapılacağı hükme bağlanmış olmakla, bu maddeye göre satış memurunun işlemlerine karşı şikayetleri inceleme görevi de onu tayin eden sulh hukuk mahkemesine ait olduğundan; mahkemece re’sen görevsizliğe karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesine gidilerek hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Devamı...

Vekil tarafından sunulan şikayet dilekçesinde takipte borçlu olmayan şirketin ünvanı gösterilmiş ise de aynı vekilin şikayet dilekçesi ekinde sunulan vekaletnameden borçlu şirketin de vekili olduğu şikayet dilekçesinde doğru icra dosyasının bildirildiği, şikayetçi vekilinin duruşmadan önce HMK 124 kapsamında taraf değişikliği dilekçesi sunduğu ve duruşmada bu talebin yinelendiği, davalıların bu talebe bir itirazlarının olmadığı, şikayet dilekçesinde doğru icra dosyası bildirilmek kaydıyla, yargılama aşamasında HMK 124 gereği doğru tarafı bildirerek davaya dahil etmekte yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, kaldı ki Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre ihalenin feshi talebi medeni usul hukuku anlamında bir dava olmayıp şikayet niteliğindedir. Bu itibarla karşı tarafın yanlış gösterilmesi veya hiç bildirilmemiş olmasının sonuca etkisi yoktur. İcra hakimi şikayetle ilgili kişileri icra dosyasına göre saptama ve onları duruşmaya çağırıp görüşlerini alma ve varsa delillerini incelemekle yükümlüdür Bu durumda, işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Devamı...

Şikayet davası, ihale gününe ilişkin tebligatın usulüne uygun yapılmadığı iddiası ile ihalenin feshine ilişkindir. Satış ilanı tebligatının şikayetçiye, tebligat zarfı üzerine “Mernis adresi” yazılmak suretiyle Tebligat Kanunu’nun hangi maddesine göre tebliğ edileceği şerh edilmeden tebliğe çıkarıldığı “Adres kapalı olup evrak üzerinde gösterilen muhatabın Mernis adresine TK’nın 21. maddesine göre mahalle muhtarına teslim edildi, 2 no’lu haber kağıdı adresin kapısına yapıştırıldı” şerhiyle tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Daha önce bu adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ döndüğüne ilişkin dairemize gönderilen dosya içerisinde bir tebligat parçasına rastlanmadığı, şikayetçiye çıkarılan satış ilanı tebligatının bu haliyle TK 10/2 maddesine ve Tebligat Yönetmeliği’nin 16/2 maddesine aykırı olduğu ve bu haliyle TK’nın 21/2 maddesine uygun bir tebligatın bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca, muhatabın tevziat saatlerinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği hususunun TK’nın 21/1 ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi gereğince araştırılmadığı, tebligatın muhtara teslim edildiğinin muhataba haber verilmek üzere komşuya yöneticiye veya kapıcıya bildirilmediği anlaşıldığından dolayı da tebligat TK’nın 21/1, 23/7. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 35/1-f maddelerine göre usulsüzdür. Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre, borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğundan mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
Devamı...

İhalenin feshi davası taraflar gelmese dahi resen takibi gereken dava olup müracaata bırakılamaz. Olayda, ihalenin feshi şikayetinin taraflarca takip edilmemesi nedeniyle mahkemece HMK m.150 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması ve üç aylık yasal süre içerisinde taraflarca davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılması hükmü bozmayı gerektirir.
Devamı...

Ortaklığın giderilmesi davası açmak amacıyla icra müdürlüğünden yetki belgesi talebinde bulunmuş olup, bu istemi satış talebi niteliğinde olduğundan haciz düşmemiş ise de, alacaklının daha sonra aynı taşınmaz hissesine 2. kez haciz koydurduğu görülmüştür. Bu talep ilk hacizden vazgeçme anlamına geldiğinden 14.06.2012 tarihli haciz sonrası yeniden kıymet takdiri yapılması gerekirken, düşmüş hacze dayalı kıymet takdiri esas alınarak ihalenin yapılması usulsüz olup ihalenin feshi yerine şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi bu nedenle doğru görülmemiştir.
Devamı...

Alacaklının, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlattığı takipte, borçlu …, taşınmazın asıl borçlunun borcuna karşılık ipotek eden malik olarak üçüncü kişi konumunda olup, icra dosyasında yapılan ihale sonucu, taşınmazın borç bedelini tam karşılamadığı anlaşılmakla İİK’nın 152. maddesi gereğince rehin açığı belgesinin asıl ipotek borçlusu adına düzenlenmesi gerekir. Zira üçüncü kişinin bu borçtan sorumluluğu taşınmazının ihale bedeli ile sınırlıdır.
Devamı...

tespit edilen tüm işlerin yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre bedellerinin hesaplattırılıp davacı alacağı hesaplanırken hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda yasal dayanağı olmadan belirlenen davacı alacağının dava tarihine güncellenmesinin yanlış olduğu anlaşılmakla güncelleme yapılmadan bulunacak bedelden hesaplanan sözleşme dışı iş bedelinin mahsup edilmesi konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp, davalı yüklenici ve müşavirin, ihale evraklarında fiyatın yüksek belirlenmesi ya da hayali imalât gösterilmesinde katkısı bulunup bulunmadığı ve avukatlık ücreti ile ilgili olarak da kararın verileceği tarihteki hükümler dikkate alınarak ret sebebinin ortak veya farklı olduğu sebebi değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, bozulması uygun görülmüştür
Devamı...

Mahkemenin yeni bir delile veya bilgiye dayanması, ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olgunun yanında veya dışında yeni bir hukuki olguya dayanarak karar vermiş olması nedeniyle, direnme kararının varlığından söz edilemeyeceğinden, yerel mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu karar, yeni bir hüküm niteliğindedir. Hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen inceleme görevi, Hukuk Genel Kurulu’na değil, Özel Daire’ye ait olduğundan, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
Devamı...

Satışa konu enkazın davalı alacaklı vekilinin talebi üzerine 10.05.2010 tarihinde haczedildiği ve alacaklı vekili tarafından bir yıllık süreden sonra, 27.06.2011 tarihinde fiili haczi yapılan menkul hükmündeki enkazın satışına esas olmak üzere kıymet takdirinin yapılmasının istenildiği anlaşılmaktadır. Satış isteme süreleri hak düşürücü nitelikte olduklarından icra memuru tarafından re’sen gözönünde bulundurulması gerekir. Aksi takdirde icra memurunun bu işlemi süresiz şikayete tabidir. Bu durumda ihale tarihinde anılan menkul üzerindeki haczin kalktığı gözetilerek, geçerli bir haciz olmaksızın yapılan ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
Devamı...

Tebliğ memurunun ad – soyadının tebligat zarfında yazılı olmadığı dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. İİK’nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece, borçluya tebliğ edilen satış ilanı usulsüz olduğundan, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Devamı...